Arama

Murakabe Nedir? - Tek Mesaj #1

Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
24 Ocak 2016       Mesaj #1
Safi - avatarı
SMD MiSiM
MURAKABE a. (ar. rakb'dan murakabe). Esk.
1. Denetleme, kontrol etme.
2. Bakıp gözetme, göz altında bulundurma.
3. Kendini derin bir düşünceye kaptırmaya dayanan tutum; içe dalış: Yalnızlık, murakabeye uygundur Kendini murakabeye kaptırmak. Kendi murakabesine dalmış, bizi duymuyor (Bk. ansikl. böl.)
4. Murakabe etmek, denetlemek.

—Tasav. Sufinin kendi iç dünyasına yönelerek kalbinde Allah’a bakması. (Bk. ansikl. böl.)

—ANSİKL. Hindistan dinlerinde murakabe, teknik bir dille söylemek gerekirse, dhyana aşamasına karşılık düşer. Bu aşamada insan, son aşama olan samadhi aşamasına erişinceye kadar, kendi zihni (manas) aracılığıyla bütün dikkatini bir nokta üzerinde toplar. Dhyana teriminin eşdeğerlisi, Japonya'da zen, Çin'de çan terimleridir.
Buddhacılıkta murakabeye vipassana (“sezgisel bakış”) denir; murakabeye dalmak için dikkat, soluma (anapana) ve çeşitli beden duyumları üzerinde toplanır.

—Tasav. Tasavvufun ilk dönemlerinde daha çok sufinin günahlardan sakınması, nefsini gözetim ve denetim altında tutması gibi anlamlarda kullanılan murakabe terimi, genellikle muhasebe (insanın kendi kendisiyle hesaplaşması) terimi ile birlikte, kişinin kendi kendisini eğitmesi amacıyla başvurduğu bir tür ahlaksal yöntem olarak değerlendirildi. Tarikatların gelişip çoğalmasıyla birlikte murakabenin kapsamı da genişledi ve kulun kalbine yönelerek ulaştığı tanrısal tecellilerle aşk ve cezbeye tutulması anlamında kullanıldı. Tasavvuf inancına göre, bunun için sufinin bedensel varlığından alabildiğine sıyrılması gerekir; bu nedenle de murakabe için özel bir ortam aranır. Daha çok tekkelerde, hücre ya da çilehanelerde sessizlik ve dinginlik içinde murakabeye dalan sufi, çoğunlukla sol ayağı üzerine oturur, başını göğsü üzerine eğer, gözlerini yumar, asıl amacı Tanrı olmakla birlikte bir aracı olarak şeyhini düşünür, böylece kendi kişisel varlığı yönünden fenaya ulaşır, Allah ile baş başa kalarak ilahi tecellilere kavuşur.

Kaynak: Büyük Larousse