MÜBAREZE a(ar büruz’dan mübareze, mübarezet). Esk.
1. Düşman tarafların kendi aralarında seçtikleri iki kişinin, kavganın ya da savaşın sonucunu belirlemek üzere karşı karşıya gelmeleri, çarpışmaları.
2. Mücadele, vuruşma: "Genç kadının bütün gençliği bu beyhude yorgunluklar sefil mübarezeter ile geçmişti" (H. E. Adıvar).
3. Namus ya da onur adına yapılan teke tek mücadele, düello.
4. Mübareze etmek, vuruşmak, çarpışmak: hataya karşı muzafferane mübareze etmeleri daha iyi değil midir?" (H. C. Yalçın).
Kaynak: Büyük Larousse