Arama

Levent Nedir? - Tek Mesaj #3

Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
5 Şubat 2016       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
LEVENT a. (ital. levantino’dan).
1. OsmanlIlar da biri deniz kuvvetlerinde, öteki karada görev yapan iki tür asker. (Bk. ansıkl. böl.)
2. Eskiden Venedik gemilerinde çalışan maaşlı asker.

—Esk. denize. Levent palangası, yelkenli savaş gemilerinde, top lombarlarının kapaklarını kaldırıp indirmede kullanılan palanga.

—Tekst. Dokuma tezgâhının bir parçasını oluşturan, tornada çekilmiş tahta silindir. (Eşanl. BAZI.) |j Levent şasisi, dokumacıların, leventlerin desteklerine verdiği ad. || Levent yatağı, el dokuma tezgâhlarında, dokumacının, levendi ya da ön levendi tutmasını sağlayan köşebent biçiminde tahta takoz. || Levent yuvası, üzerine bir yandan çözgü ucu, diğer yandan dokumanın başlangıcı bağlanmış bir ya da birçok çubuk taşıyan ve dokuma tezgâhı ile levendin bir ucundan diğerine uzanan boylamasına oluk. || Levende çözgü takma, gerek çözgü başlangıcını levent yuvasına, gerek kumaş başlangıcını kumaş leventinin yuvasına tespit etmek işlemi. || Levende sarma, tamburlu çözgü makinesi kullanıldığında doğrudan çözgü makinesinde, leventi çözgü makinesi kullanıldığında da haşıl makinesinin çıkışında, çözgüyü levende aktarma. — Leventli çözgü makinesinde, çözgü ipliklerini alıcı silindir üzerine sarmak. || Çözgü levendi, üzerine bir dokumanın çözgüsü sarılan ve doğrudan dokuma tezgâhına takılan tahta ya da metal silindir. || Kumaş levendi, dokuma tezgâhlarında kumaş göğüslüğünün altına ve çekici silindirden sonra yerleştirilen, üzerine dokunan kumaşın sarıldığı levent. || Ön levent, dokuma işçisinin yanında yer alan ve üzerine üretilen kumaşın aktarıldığı levent.

♦ sıt. ve a.
1. Yakışıklı, boylu boslu kimse için kullanılır.
2. Atak, gözü pek, hareketli ve çevik kimse için kullanılır.

—ANSİKL. Kur. tar. Deniz leventleri. Daha önce türk korsanlar için kullanılan "levent" sözcüğü XVII. yy.'dan başlayarak, sefer zamanları donanmada istihdam edilen sahillerdeki Türkler (levendi türki) ile adalardaki Rumlar (levend-i rumi) için kullanıldı. Bunlar, önceleri ganimetten pay alırken, daha sonra kendilerine günlük bir ücret ödenmeye başlandı. Leventler daha çok çıkarmalarda deniz piyadesi ve gemilerde savaşçı olarak kullanılırdı. XVIII. yy. başlarında kışları tersanede ihtiyaç duyulan leventler İstanbul’da çeşitli hanlarda kalır ve asayişsizlik unsuru olurlardı. Bunları denetim altına almak için kapta- nıderya Süleyman Paşa Galata, Beşiktaş, Hasköy, Üsküdar, Eyüp’te bazı tesisler yaptı. Cezayirli Haşan Paşa da aynı amaçla Boğaz'ın Rumeli yakasındaki levent kışlasını (levent çiftliği) kurdu.
Yine XVIII. yy. ortalarında daha önce rum leventler tarafından görülen, uzmanlık isteyen işlerden büyük bir bölümü, artık onlara güvenilemediğinden müslüman leventlere verildi ve bunlar “kalyoncu” adıyla sürekli görev yapmaya başladılar.
Müslüman leventler başlarına "barata" denilen bir başlık, kollu beyaz bir gömlek ve üstüne siyah harçlı kırmızı yelek, mavi kısa bir şalvar giyerlerdi. Bellerine sarı bir kuşak sararlar, ayaklarında ise yemeni bulunurdu. Rum leventler ise sarı harçlı mavi yelek, mavi-beyaz bir kemer, beyaz bir şalvar, ayrıca başlıklı bir kaput giyerlerdi.

Kara leventleri. XVII. yy.’da saruca ve sekban kuvvetleri ile birlikte vezir ve beylerbeylerinin maiyetlerinde, toplama bir sınıf süvari olarak görünürler Bir vezir ya da beylerbeyinin maiyetinde oldukları sürece bunlara “kapılı levent" denirdi. Efendileri görevden alındığında bunlar yeni bir yere kapılanıncaya kadar başıboş dolaşırlar, eşkıyalık yaparlardı. Bunlara da "kapısız levent" adı verilirdi. Celali isyanları döneminde de etkin olan bu leventlere, "boş levent" ya da "çift bozon" da denildi. Soyguncu levent bölükleri oluştu. Kapılı ya da kapısız kara leventlerinin, uygunsuz hareketlerinden dolayı 1719’dan başlayarak zaman zaman kaldırılmalarına karar verilmiş, ancak bazı zorunluluklarla tam olarak uygulanamamıştı. Sonunda 1776'da bütün leventlerin öldürülmelerine ilişkin bir ferman çıkarıldı ve leventlerin çoğu ortadan kaldırıldı. Kurtulabilenler Sayda valisi Cezzar Ahmet Paşa ile Şam valisi Azmzade Mehmet Paşa'ya sığındılar.

Kaynak: Büyük Larousse