KAHRETMEK g. f. (ar. kahrdan).
1. Bir kimseyi kahretmek, ona derin acılar, üzüntüler vermek ya da onu ezmek, perişan etmek, mahvetmek: Çocuğun hali ailesini kahrediyor. Reddedilmek onu kahretti. Düşmanı kahretmek.
2. Kahretsin!, beddua, ilenme sözü: Allah onları kahretsin! Kahretsin! Bugün bütün aksilikler beni buluyor.
♦ gçz. f. Esk. Çok üzülmek, bir şeyi dert edinmek; içlenmek
Kaynak: Büyük Larousse