vızıltı
isim
1 . Vızıldama sesi:
"Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu."- Halikarnas Balıkçısı.
"Ve ikide bir, tenimize değiyor sanılacak yakınlıkta kurşun vızıltıları..."- R. E. Ünaydın.
2 . mecaz Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma:
"Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu."- H. E. Adıvar.