Arama

Doğal Afetler - Çığ - Tek Mesaj #10

Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
14 Mart 2016       Mesaj #10
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ÇIĞ
ÇIĞ: Dağlık, engebeli ve eğimli rüzgar altı yamaçlarda, tabakalaşmış kar örtüsünün vadi tabanına doğru yerçeki etkisiyle hızla kayması olayıdır. (Kar tabakasının iç ve dış kuvvetler etkisi ile yamaç eğimi yönünde gösterdiği akma hareketidir.)
Çığ, ülkemizde özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde dağlık kesimlerde kış ve ilkbahar mevsimlerinde karşılaştığımız büyük can ve mal kaybına neden olan bir doğal afetti.
Meydana gelen her çığ, yüzlerce vatandaşımızın ölümüne sebep olmakta, hayatta kalanların kalplerinde onarılmaz yaralar açmakta ve büyük acılara sebep olmaktadır. Örneğin 1991-1992 kış mevsiminde Güneydoğu Anadolu da meydana gelen çığ olaylarında 384 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bunun yanında milyarlarca lira maddi zararlar vererek ülke ekonomisini de olumsuz etkilenmiştir

Böylesine büyük maddi ve manevi yaralar açan çığ felaketini önlemek, neden olacağı can ve mal kaybını en aza indirebilmek için sürekli çalışmak, halkı bu konuda aydınlatmak, hatalı yerleşim ve davranışlardan sakınmalarını Böylece çığın sebep olacağı zararlar azaltılarak yeni kayıpların önlenebileceği gibi ülke ekonomisine büyük darbeler indiren bu felakete karşı halkımız bilinçli davranacaktır.

TÜRKİYE’DEKİ ÇIĞ BÖLGELERİ:
Türkiye’deki çığ olaylarının büyük kısmının ARALIK-MART aylarında, çoğunluğunun Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin dağlık kesimlerinde ve Karadeniz Bölgesinin bazı kesimlerinde meydana geldiği görülmektedir.

Geçmişte yaşanan çığ felaketleri; arazi yapısı, güneşin etkisi ve ARALIK-MART döneminde bölgede esen hakim rüzgarların esme istikametleri ile birlikte değerlendirilerek Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde çığ ihtimali yüksek olan kesimler, Karadeniz bölgesinde: Küre ve Soğanlı Dağları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde: Tecer, Yama, Otluk Beli, Munzur, Karagöl, Palandöken, Kargapazarı, Aras Güneyi, MuşGüneyi, Kavuşşahap, Van Doğusu ve Hakkari Dağları

Değerlendirmelere göre, çığ olaylarının en fazla görüldüğü iller sırasıyla; Bingöl, Tunceli ve Bitlistir. Ölümcül çığ olaylarının büyüklüğü açısından sıralama; Şırnak, Tunceli, Bayburt, Hakkari, Bitlis ve Siirttir.

Yapılan araştırmalara göre ; Doğu, Güneydoğu ve Kuzey Anadolu yerleşim bölgelerinde meydana gelen çığ olayları, can kaybı açısından deprem felaketinden sonra ikinci derecede önem arz eden doğal afet durumundadır
Ad:  çığ.jpg
Gösterim: 13100
Boyut:  68.8 KB
TÜRKİYE’DE MEYDANA GELEN ÇIĞLAR
1958 yılından beri Türkiye’de afet kayıtlarına geçmiş 448 adet çığ olayında can kaybı miktarı 850 kişidir. Bu kaybın en çarpıcı örneği; 1991-1992 kış mevsiminde 328 kişinin hayatını kaybetmiş olmasıdır. Çığın sosyal etkisi sadece can kayıplarıyla sınırlı değildir. Çığdan etkilenen alanlardaki maddi kayıpları karşılayamayan insanların bölgeden göç etmesi de sosyal bir sonuçtur. Ekonomik açıdan bakıldığında ise bölgede çığların verdiği hasarların kısa sürede telafi edilememesinin getirdiği zorluk nedeniyle oluşan üretim ve iş gücü kayıpları giderek artmakta ve bazı bölgelerin turizm potansiyeli dahi dolaylı olarak etkilenmektedir.



ÇIĞ BAŞLAMADAN ÖNCE ALINACAK EMNİYET TEDBİRLERİ

Çığ bölgelerindeki bir çok tehlikelerden kaçınılabilir yada bilinen ve uygulanan birkaç basit kuralla çığın etkisi azaltılabilir. Aşağıdaki kurallara, çığ ihtimali olan bölgelerden geçerken bağlı kalınmalıdır.

Malzemenin Ayarlanması :

Bacakların ve kolların serbestliğini sağlamak için personel, buz baltasının bilek halkasını bileğinden çıkarır. Kayakları kullanırken bağlantıları çıkartmayı kolaylaştırmak için gevşetir ve kayak sopası kayışlarını bileklerinden çıkartır. Kayaklar karışabilir, hareketi sınırlar ve kayan karla sürüklenebilir. Kar koşullarının izin verdiği anlarda tehlikeli bölgelere kayaklar taşınarak, yürüyerek emniyetlice geçilir. Kayarken, personel tüm hareketlerini tedbirlice yapar. Silahlar ya çıkarılmalı ya da gevşetilmelidir.

Güzergahların Seçimi :

Personel, çığ yollarını öğrenmeli ve mümkün olduğu sürece tehlikeli eğimlerin etrafından dolaşmalıdır. Tepenin üzerinde hareket edebilir ama asılı kalmış bir pervazın üzerinden geçemez. Bir karışıklığın her iki yamaçta oluşabilecek çığlara neden olabileceği ve dar vadi tabanının kar kütleleri ile dolabileceği V şeklindeki vadilerin tabanı boyunca hareket etmekten sakınmalıdır. Geniş U şeklindeki vadilerin ortaları boyunca ilerlemek daha az tehlikelidir . Çünkü, oluşan çığ, ortadan yürüyen birliklere daha küçük bir tehlike oluşturarak kuvvetini geniş vadi tabanına yaymaya yönelecektir. Personel vadi tabanında bulunan morenler gibi doğal bariyerlerin üzerinden geçmemelidirler. Çünkü, bir kaya bir bariyerle çarpışabilir.

Taktiksel bölgelerin seçimi :

Tehlikeli koşulların var olduğu bölgelerde, savaş pozisyonunun ileri karakolların, komuta yerlerinin, güvenlik unsurlarının, batarya pozisyonlarının, ordugah mevzilerinin ve ileri destek üslerinin yerleri büyük bir dikkatle seçilmelidir.

Hava durumu :

En son hava tahmini, hareketten önce en iyi mevcut kaynaktan elde edilmelidir. Harekat boyunca, havadaki değişim göstergelerine karşı personel uyanık olmalıdır. Ani herhangi bir değişim tehlikeli olabilir.

Çıkma ve inme
Çığ eğimleri çıkılır yada inilirken tercihen kar tabakasının daha az kaymaya meyilli olduğu kayaların kaya tabakalarının ve ağaçların çıkıntı yaptıkları bir hat boyunca personel, düz yukarı tırmanırlar yada aşağı inerler. İleri yada geri travers yapmaktan kaçınılmalıdır. Çünkü kar tabakası parçalara ayrılmış yada karışmış olabilir. Kar birikiminin yerleri olan kayaklar, sel sularının açtığı dere kayakları ve alçak arazi şekillerinden kaçınılır.

İnceleme ve test etme :
Traverslenecek alan mutlaka tehlike işaretleri için daima incelenmelidir. Bir personel, tehlikeli eğime girmeden önce aynı eğim ve görünüşteki küçük bir alanı test etmelidir. Rüzgar bloğu yapılarından kaçınılmalıdır. Çünkü, katılığı hakkında sahte izlenimler verir. Güneşin sebep olduğu gölgelenme incelenmelidir. Eğim üzerine dik düştüğü anda güneş faaliyeti maksimumdur. Emin olmayan bir eğimde, personel, ormanın, rüzgarın aşındırdığı eğimlerin ve arazi bariyerlerinin koruyuculuğunu aramalıdırlar.

Uygun zamanlama :

Çığ tehlikesi olan alanlarda hareket eden personel, yerel koşullara ve aşılacak alana bağlı olarak aralarındaki mesafeyi artırırlar. Yalnızca olası en az sayıdaki kişiler o anda bu tehlikeye maruz kalırlar. Eğer bir tehlikeli eğim, derin bir çukur yada dere yatağı traverslenmek zorundaysa ekibin diğer elemanlarına tırmanma ipiyle bağlanmış bir personel eğimi test eder. Görsel temas sağlanır ve eğer gerekliyse ikaz karakolları kurulur yada gözlemciler güzergah boyunca güvenli yerlere yerleştirilir.

Çığ kaytanının kullanılması :

Personel, çığ alanlarında keşif görevindeyken ve özelliklede test için parlakça boyanmış ipin bir ucu (15-20 m. ) gövde çevresine bağlanır ve geride taşınır. Bu parlak renkli çığ ipi, bir güvenlik tedbiridir ve çığ nedeniyle gömülmüş bir elemanın yerini bulmaya ve kurtarmaya yardım eder. Çünkü ip, yüzeyde yada yüzeye yakın bir yerde kalmaya meyillidir.
SİLENTİUM EST AURUM