DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban.
Papilla fungiformis : Dilin ön yarımında papilla filiformisler arasında, tatla ilgili dokunum ve ısı duyularının alınmasından sorumlu, mantar biçimindeki papilla, mantarsı papilla. Bu papillada kalikuli gustatorii adı verilen tat tomurcukları genellikle papillanın ağız boşluğuna bakan kubbe biçimindeki kısmında yer alırlar.
Papilla filiformis : İpliksi papillalar.
Papilla vallata : Dilin kök kısmı yakınlarında hendek biçiminde olan, tat tomurcukları papillanın oluk kısmında epitel içerisinde yer alan, tat almada görevli papilla, hendeksi papillalar. Kimi türlerde dilin kök kısmında iki sıralı bir biçimdedir.
Papilla konika : Geviş getirenlerde yanak ve dudak mukozasıyla dilin alt yanlarında bulunan küçük koni biçimindeki kabartı.
Tat duyusu
İnsanda tat duyusunu alan organ dildir. Dili örten epitel dokuda tat alma cisimcikleri bulunur. Tat alma cisimcikleri tat duyusuna hassas duyu almaçlarını barındırır. Bir besin maddesinin tadının alınabilmesi için tat veren maddelerin tükürük içinde çözünmüş olması gerekir. Ağza alınan madde almaç hücrelerini uyarır. Bu durum almaçlara çok yakın bulunan duyu sinirlerinde impuls oluşmasına yol açar. Beynin ilgili merkezine iletilen bilgi ile tat algılanır. İnsanlar tatlı, acı, ekşi ve tuzlu olmak üzere dört temel tat duyusunu ayırt ederler. Bu tatları ayırt etmeyi sağlayan almaçlar dilde bazı bölgelerde daha çok bulunur.Tatlı ve tuzlu dilin ön tarafında, acı dilin gerisinde, ekşi dilin yanlarında daha çok hissedilir.
Tat duyusunun alınması için, dilin üzerine çok hususi yapıda alıcı (receptör) sinir uçları yerleştirilmiştir. Tomurcuklar şeklinde çıkıntılar yapan bu alıcıların değişik tipleri dilin farklı bölgelerine hikmetli şekilde yerleştirilmiştir. Tatlı maddeleri hissedecek potansiyele sahip alıcılar, dilin yan kenarlarına ve ön kısmına, tuzluluğu hissedecek olanlar orta kısmına, ekşi ve acı maddelere hassas alıcılar da, arka kısmına yerleştirilmiştir.
Tat tomurcuklarının yüksekliği 30–70 µm, çapları ise 25–40 µm arasında değişir. Bir tomurcukta sayıları 10–50 arasında değişen alıcı hücreler yer alır. Ağza alınan enva-i çeşit maddenin kimyevî hususiyetleri yanında, sıcak-soğuk gibi tesirleriyle ortaya çıkan tahriş ediciliği sebebiyle harap olup ölen alıcı hücreler, yaklaşık on gün içinde yenilenir. İhtiyarların; "Hiç ağzımın tadı yok!" veya "Yediklerimin tadını alamıyorum!" gibi zaman zaman yaptıkları şikâyetlerin temel sebebi, dildeki tat tomurcuklarının sayısının yaşlandıkça azalmasıdır. Genç bir insanın dilinde 9.000 kadar tat tomurcuğu bulunurken, yaşlı birinde bu sayı 4.000 kadardır. Tat tomurcuklarının bir araya getirilmesiyle mantar veya yaprak gibi şekillerde daha büyük birimler (papilla) organize edilir. Bir mantar şeklindeki papillada (papillae fungiformes) 3–4, yaprak şeklindeki papillada (papillae foliatae) 50, uzunca set veya bent şeklinde dizilmiş papillada (papillae vallatae) da 100'den fazla tomurcuk bir arada bulunur. Bu papillaların sayısı da değişiktir. Ergin bir insanda 200–400 mantar papilla, 15–20 yapraksı papilla, 7–12 kadar da set şeklinde papilla bulunur. Bunların dışında tat almadığı hâlde, gıdaların yumuşaklık ve sertliğini hissetmeleri için yaratılmış ipliksi (papillae philiformis) tomurcuklar, mekanik alıcı olarak iş görür. Böylece ısırılan gıdanın ne olduğunu tanımada tat dışında yeni bir bilgi kaynağı olarak beyne sinyaller gönderilir.
Dört tip ana tat (tatlı, acı, ekşi, tuzlu) bilinir ve bütün lezzetler bunların farklı konsantrasyonlardaki terkiplerinden meydana gelir. Herhangi bir tadın hissedilebilmesi için, gerekli en az miktar veya eşik değer 1016 molekül/ml'dir. Diğer bir tabirle bir mililitrede 10.000.000.000.000.000 (on katrilyon) molekül olduğunda, o maddenin tadı hissedilebilir. Maddelerin miktarıyla tadının hissedilmesi kıyaslandığında, dilin en hassas olduğu maddeler sırasıyla acılar, ekşiler, tatlılar ve tuzlular şeklinde dizilir. Bir litre suda 0,005 gram kininsülfat (acı), 0,01 gram tuzruhu (ekşi), 0,2 gram glikoz (tatlı) ve 1 gram tuz (tuzlu) hissedilir.
Bazı tatların iki veya üç farklı biçimde hissedilmesi, tatların şahısların hususi tat algılarına göre izafî olarak değiştiğini göstermektedir. Alışkanlıklar ve yetiştirilme tarzları bazı tatların hissedilmesinde kısmî farklılıklar meydana getirebilmektedir.
-Derlemedir-