Arama


Baturalp - avatarı
Baturalp
Ziyaretçi
1 Ocak 2006       Mesaj #2
Baturalp - avatarı
Ziyaretçi

Büyük Hun İmparatorluğu (Asya Hun İmparatorluğu)

Ad:  Asya_buyuk_Hun_Devleti.JPG
Gösterim: 4770
Boyut:  33.0 KB

  • Kuruluş tarihi: MÖ 220
  • Yıkılış tarihi: MÖ 46
  • Kurucusu: Teoman
  • Başkent: Ötüken
  • En Parlak Dönemi: Mete Han
  • Dil: Hun Türkçesi
  • Din: Tengricilik

Önemli Devlet Adamları


  • MÖ 220 - MÖ 209 Teoman (İlk tanhu)
  • MÖ 209 - MÖ 174 Mete (En önemli tanhu)
  • MÖ 31 - MÖ 46 Ho-Han-Ye (Son tanhu)

Asya Hun Devleti


Tarih bilgilerimize göre Orta Asya'da kurulan ilk Türk devleti Büyük Hun Devleti'dir . Hunlar'ın bilinen ilk hükümdarı Teoman'dır. Hunlar Ötüken'i merkez yaptılar , özellikle Çinlilerle mücadele etmişlerdir . Türklerin saldırıları karşısında Çin'liler günümüze kadar kalan ünlü Çin Seddi‘ni yapmışlardır .Çin Seddi‘nin 2200 km uzunluğunda olması bize Türk saldırılarının çok fazla olduğunu ve Çinlileri çok rahatsız ettiğini göstermektedir.

Teoman’dan sonra yerine büyük oğlu Mete geçti (MÖ 209). Mete Han güçlü bir ordu kurup, Asya‘daki bütün Türk boylarını Hun yönetimi altında topladı ve Çinlilerle savaştı. Mete Han’ın ölümünden sonra Hunlar bir süre daha Asya’daki güçlerini korudular. Türk beyleri ile evlenen Çin Prensleri beyleri birbirine düşürdüler. Çinliler Türkleri savaş yoluyla yenemeyeceklerini anlamışlardı. Bu nedenle “Böl ve Yönet “ uygulamasıyla Hun Devleti’ni yıkmayı başardılar. Parçalanan Hun Devleti önce Kuzey ve Güney Hunlar olarak MS 48 yılında ikiye ayrıldı. Çinliler bundan sonra önce Kuzey Hun Devleti’nin daha sonra da Güney Hun Devleti’nin varlığına son verdiler (MS 3. yüzyıl).

Asya Hun Devleti Hakkında Diğer Bilgiler


MÖ 220 yılında Hiung-nu'lar tarafından kurulan ilk imparatorluktur. En yaygın teze göre, Türk ve Moğol boylarından oluşmakta idi.Hiung-nu adına ilk olarak MÖ 318 yılında Çin ile yapılan Kuzey Şansi Savaşı'nda ve bunun sonucunda yapılan anlaşmada rastlanmaktadır. Hiung-nular günümüzün Moğolistan bölgesinde, Çin'in kuzeybatısında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bilinen ilk imparatorları Teoman (Tuman)'dır. En büyük imparatorları ise, Mete'dir. Çinliler önüne geçemedikleri Hiung-nu'ların saldırıları ardından "Büyük Çin Duvarı" (Çin Seddi)'ni inşa etmek zorunda kalmıştır (MÖ 214). Bu yapı günümüzde halen bir dünya harikası olarak kabul edilmektedir. Ming Hanedanı döneminde de yenilenen büyük duvarın birçok kısmı sağlamlığı ile günümüzde hala ayakta kalmıştır.

Hiungnu'lar en parlak dönemini Mete zamanında yaşamıştır. Mete orduyu onluk, yüzlük (Bölük), binlik ve onbinlik (Tümen) birimlere ayırmıştır. Bu sistem günümüzde de uygulanmaktadır. Öyle ki Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak (MÖ 209) Mete'nin tahta çıkış tarihi kullanılmaktadır.

Asya Hun Devletinde Veraset Sistemi Nasıldı?


Hun devleti veraset sistemi ile yönetiliyordu. Türklerde Devlet hükümdar ailesinin ortak malı sayılırdı . Ve ülke hükümdarın sağlığında oğulları arasında paylaştırılırdı. Her prensin (TEKİN) hükümdar olma hakkı vardı.

Asya Hun Devleti Egemenlik Alanı


Orta Asya steplerindeki tüm Türk boyları, Moğol kabileleri, Moğol Tatarları, Tunguzlar, Yüeçiler (Kuşhanlar), Çin Hanedanlığı, İpek Yolu.
Kapladığı alan: Kuzeyde Sibirya; güneyde Tibet, Keşmir; doğuda Büyük Okyanus; batıda Hazar Denizi (18.000.000 km2).

Çiçi'nin Çin kayıtlarındaki sözleri


Çin elçisinin Çiçi ile ilgili düştüğü bir kayıt şöyledir:

”Boyun eğmeyeceğiz. Zira öteden beri Türkler kuvveti takdir eder, tabi olmayı hakir görürler. Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk. Biz ölsek de, kahramanlığımızın şöhreti kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır.”

Asya Hun Devletinde Devlet Yönetimi


Hun devleti başında bulunan kişi tan-hu” ya da “şen-yu” olarak anılıyordu. Tanhu sözcüğü bir ünvan olarak ”sonsuz genişlik” anlamına gelmektedir. Hükümdarlık da kut anlayışı egemendi. Hükümdarlığın tanrıdan geçtiği görüşü vardı. Ülke, töre hükümlerine göre yönetilirdi. Şenyunun görevi, ülkede dirliği sağlamak, adaleti gerçekleştirmek, orduya komuta etmek, meclisi yönetmek olarak sıralanabilir. Hükümdarlık babadan oğla geçmektedir. Ülke oğullar arasında doğu, batı, merkez olarak miras bırakılmaktadır. Türk devleti hükümdarı eşine “ka-tun” (hatun) denirdi. Yönetimde söz sahibiydi.

Büyük Hun Devleti'nde üç meclis bulunuyordu:


1 . Meclis: Dini nitelikte konular tartışılır. Yılın ilk aylarında toplanırdı.
2 . Meclis: Haziran ayında toplanır ve devlet işleri görüşülürdü.
3 . Meclis: Sonbaharda toplanılır ve askeri işler görüşülürdü.

Devamlı devleti yöneten ”seçkinler meclisi” vardı. Bu meclise ”ayukı” denilmekteydi.

Asya Hun Devletinde Ordu


  • Hun ordusu ücretli değildi.
  • Hun ordusunda kadın-erkek Asker sayılır, her an savaşa hazır bulunurdu (ordu-millet anlayışı).
  • Hun ordusunun temeli atlı askerlere dayanırdı.
  • Ordu tümen sistemine göre teşkilatlanmıştır (10.000 kişi).
  • Kullanılan araçlar ok ve yaydı. Yakın dövüşte kılıç, kargı kullanılırdı.
  • Savaş stratejisi; keşif seferleri ve yıpratma savaşları olarak ikiye ayrılıyordu.
  • Sahte geri çekilme ve Turan taktiği teknikleri kullanıldığı Çin kayıtlarından öğrenilmektedir.

Asya Hun Devleti ve Büyük Hunların Türk ve Dünya Tarihine katkıları


  • Ordu örgütlenmesinde 10′luk sistem Mete döneminde oluşturulumuş ve günümüze kadar gelmiştir. Batı uygarlıkları bu sistemi Türkler'den almıştır.
  • Hun akınlarına karşı Tarihi Çin seddi yapılmıştır.
  • Kavimler Göçünün başlamasında Hun devletinin yıkılışı ilk etkendir.
  • Diğer Türk devletlerine intikal eden olumsuz miras ise parçalanma ve iktidar için mücadele eden Türk boyları genetiğidir.

Asya Hun Devletinin Coğrafi Konumu, Sınırları ve Komşuları


Asya Hun Devletinin coğrafi sınırları ve komşuları bugünkü Çin ve Moğolistan toprakları üzerinde yer almaktadır. Güneyde bugünkü Çin, Tibet ve kuzeyde ise Moğolistan yer almaktadır. Moğolistan bilindiği gibi, denize ya da sulara tamamen kapalı bir ülkedir bugün. Tarihte ise Osmanlı zamanında bilindiği gibi Anadolu'ya kadar ilerlemişlerdir .
M Ö 3. yüzyıldan itibaren batıda Kafkaslara kadar çok geniş imparatorluk topraklarına sahiptiler. Güney Sibirya batı Mançurya ve iç Moğolistan ile Gansu ve Xinjiang gibi Çin eyaletlerine kadar yayıldılar. Hunlar internette Xiongnu olarak anılan başlıklarda bulunabilir . Xiongnu kavminin yaşam biçimine baktığımızda göçebe hayatı özelliğini taşıyan eski Türklere tıpatıp uymaktadır.

Asya Hun Devleti Ekonomisi


Asya Hun Devletinin ekonomisiyle ilgili elde fazla bilgi olmamakla birlikte, Kuzey Hun Bölgesinin Güney Hun Devletine göre çok daha güçlü olduğu bilinmektedir. Güney Hun Devleti, ekonomide hemen hemen tümüyle Kuzeye bağlı bulunmaktaydı. Ekonomi ise göçebe toplumlardaki ekonomik temele dayanmaktaydı. Göçebe toplumların en büyük karakteri tek bir yerde barınılmaması mevsimsel değişikliklere göre yer değiştirmedir. Ekonominin hemen hemen tümüyle Hayvancılık ve buna bağlı tarıma bağlı olduğu söylenebilir. Hayvancılık küçükbaş ve büyükbaş olmak üzere iki şekilde yapılmaktaydı. Hayvancılığın egemen olduğu yerlerde yetiştirilen tarım ürünlerinin Asya Hun Devletinde de egemen olduğunu tahmin etmek mümkün.

Asya Hun Devleti İklimi


Asya Hun Devleti'nin İklimsel özelliklerine bakıldığında karasal iklimin ağırlıkta olduğunu görebiliriz. Özellikle Güney Doğu Anadolu bölgemize benzer bir iklimsel yapının hakim olduğu söylenebilir. Göçebeliğin ana nedeni hayvanların belli mevsimlerde daha rahat beslenebileceği ovalara, meralara götürülmesi gereğidir. Dağlık bölgeler ve ovaların farklı mevsimlerde getirdiği avantaj ve dezavantajların en uygun şekilde kullanılmaya çalışıldığını söyleyebiliriz. Yerleşik bir hayatın olmadığı toplumlarda en yaygın görülen barınma usulü olan çadır kültürünün hakim olduğunu görmekteyiz.

Asya Hun Devleti Kültürü


Asya Hun Devletinde Göçebe kültürü (nomadic culture) egemendir. Göçebe Kültüründe topluluklar çöllük ya da kış koşullarının ağır olduğu bir yerden diğerine sürekli Göç ederler. 3 farklı türde göçebelik kültürü hakimdir: Avcı temelli göçebelik, çiftçilik ve karma.
Avcı temelli göçebelikte yaşam ve hayvanların yetiştirilmesinde gerekli bitkiler ve yiyecekler direk doğadan elde edilir. Örneğin, koyunların otlatılması sırasında dolaysız olarak doğal kaynaklar (çimenlik meralar, dağ etekleri vs) kullanılır. Göçebelikte at en önemli unsurlardandır. At hem göç esnasında taşıma hem de avlanma vs amaçlı kullanılmaktadır. O zamanki koşullarda en önemli savaş araçlarının başında gelir. İkinci türde göçebe toplumlarında çiftçilik hakimdir. Yani doğadan direk temin etme yerine hayvanların ve alienin yiyecekleri ekilerek üretilerek temin edilir. Kuzey ve Güney Hun Devleti arasında karşılaştırma yapıldığında Güneyin Kuzeye bağlılığından yola çıkarak Kuzeyin daha gelişmiş göçebe kültürünü taşıdığını söylemek mümkün olabilir. Çiftçilik kültürüne sahip toplumlar göç sırasında ürünleri de taşıma durumundadırlar. Üçüncü türde ise daha gelişmiş bir Kültür hakim olup bugünkü yerleşik hayata geçiş sürecini barındırır.

Asya Hun Devleti'nde Din ve İnanış


Gök tanrı inancı yaygındı. Ölümden sonraki hayata inanılırdı. Ölüler Kurgan denilen mezarlara gömülür, mezarlarına öldürdüğü insan sayısı kadar taş dikilirdi (Balban). Bunun yanında; tabiat kuvvetlerine, Şamanizm, mani dinine inananlarda vardı.

METE DÖNEMİ (209-174)


Çin kaynaklarında Mau- tun olarak geçen bu hükümdara Türk tarihçileri Mete demişlerdir. MÖ 209'da babası Teoman’ın yerin tahta çıktı. Dünyanın en disiplinli ordusunu kurarak ülke içindeki karışıklıkları önledi. Bu sırada Hunların güneyinde de Çin İmparatorluğu, Güney batısında Yüeçiler ve doğusunda Tung-hular vardı.
Mete ilk seferini, kendisinden sürekli toprak isteğine bulunan Moğol kökenli Tung-hulara üzerine yaptı. Onşları ağır bir yenilgiye uğratarak topraklarını ele geçirdi. Daha sonra ipek yoluna hakim olan Yüeçiler üzerine bir sefer düzenledi ve Yüçiler hun egemenliğine alındı.

METE DÖNEMİNDE TÜRK- ÇİN İLİŞKİLERİ


Çin sınırındaki Hun otlaklarının alınması amacıyla sefer düzenlenmiştir. MÖ 197 yılında Çin’in 320 bin kişilik ordusu pusuya düşürülerek yenildi. Bir barış antlaşmazı imzalandı ayrıca Çin her yıl vergi vermeyi ve ipek göndermeyi kabul etti. Bu antlaşma Çinliler ve Hunlar arasında uzun yıllar sürecek ticari ilişkileri de başlatmış oldu.

METE HAN’IN TARİHTEKİ ÖNEMİ


  • Türk soyundan olan bütün toplulukları kendi yönetimine aldı.
  • Tung-huların ısrarlı toprak istekleri karşısında “toprak milletindir, onu kimseye veremez” diyerek ilk defa vatan ve millet sevgisini ortaya koymuştur.
  • Çin’i mağlup etmiş olmasına rağmen asimile olmamak için Türkleri Çin’e yerleştirmemiş sadece vergiye bağlamıştır.
  • Pek çok devlet tarafından örnek alınan bir ordu sistemi kurdu.
Mete han MÖ 174 yılında öldüğünde devletin sınırları doğuda Japon Denizine, batıda Aral Gölüne, güneyde Tibet’e, kuzeyde Sibirya’ya dayanmıştır. Mete’den sonra yerine oğlu Ki-ok geçmiştir.
Son düzenleyen Baturalp; 4 Kasım 2016 15:18