MÜSTEZAT
sıf. (ar. müstezâd). Esk. Artmış, çoğalmış: "Kemal-i hüsnü bu beyt ile dahi müstezâd oldu" (Nedim, XVIII. yy.).
a. Ed. Divan şiirinde uzun dizelere kısa dizeler eklenmesiyle oluşan bir gazel biçimi. (Bk. ansikl. böl.) Serbest müstezat, dizeleri birbirinden farklı aruz kalıplarıyla yazılmış ve serbestçe sıralanmış şiir biçimi.
—Müz. Müstezat düzeni, türk halk müziğinde, bir bağlama düzeni. (Usta düzeni de denir.)
—ANSİKL. Ed. Mef’Ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün kalıbıyla yazılmış bir gazelde her dizeden sonra mefaûlü feûlün kalıbıyla yazılmış kısa bir dizeye (ziyade) yet verilir. Bazı müstezatlarda ziyade dizeler iki tane olur. Ziyadeler ya kendi aralarında ya da bir önceki uzun dizelerle uyaklı olurlar. Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün kalıbıyla yazılmış gazele mefâîlün mefâîlün kalıbıyla dizeler eklenmiş müstezatlar da vardır. Uzun ve onu izleyen kısa dizelerinde toplam 6 mefâîlün yer aldığı için bunlara "müstezad-ı südasiye" (altılı müstezat) denir.
• Serbest müstezatta, temel alınan bir aruz kalıbının parçalarına ya da büsbütün başka kalıplara ve bunların parçalarına, belirli kurallara uyulmaksızın yer verilir. Fransız sembolistlerinin serbest şiirini örnek tutan Edebiyat-ı cedide şairleri (Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin vb.) ve Fecr -i ati şairleri (özellikle Ahmet Haşim) bu yolda ürünler verdi. Bu tür denemeler serbest şiire geçişin aşamalarını oluşturdu.
—Müz. Müstezat düzeni üç türlüdür:
1. alt telin akordu ana düzendeki gibidir. Orta tel do, üst tel de sol sesine akortlanır. Bu düzene İstanbul ve Elazığ'da Rast düzeni de denir.
2. Orta tel si bemol, üst tel de fa sesine akortlanır. Kayseri yöresinde çok kullanılan bir bağlama düzenidir.
3. Orta tel si bemol, üst tel de sol sesine akortlanır. Kayseri yöresinde çok kullanılır.
Kaynak: Büyük Larousse