Arama


Jumong - avatarı
Jumong
VIP Bilim 🌘🚀
10 Şubat 2021       Mesaj #4
Jumong - avatarı
VIP Bilim 🌘🚀
Alıntı
stella adlı kullanıcıdan alıntı

İlk insanın kim olduğunu biliyoruz.İlk yaratılan hayvan ve bitki nedir?

Modern insan olarak tanımladığımız Homo sapiens, Latince "bilge insan" anlamına gelmektedir. Türümüz, Homo cinsine ait türler arasında hayatta kalabilen tek tür olmasına karşın, nereden geldiği konusu hâlâ tartışma konusudur. Araştırmalara göre, türümüzün, yaklaşık 300.000 yıl önce Afrika'da evrimleştiği düşünülmektedir. Tıpkı diğer Homo türü erken insanlar gibi türümüz de, yiyecek topladı, avlandı ve değişen ortamlarda hayatta kalma zorluklarına uyum sağlamalarına yardımcı davranışlar geliştirdi.

Kaynak alıntı: Bilim Fili 09 Mayıs 2020 Modern İnsanın Evrimi ve Afrika'dan Yayılan Göç Dalgası

Hayvanların Evrimi
Hayvanlar Alemi, Kambriyen Patlaması'ndan çok önce, Ediyakaran Dönem adı verilen ve günümüzden 635 milyon yıl öncesine kadar giden ve özellikle de 571 milyon yıl önce biyota bakımından doruk noktasına ulaşan bir süreçte evrimlerinin erken süreçlerinden geçmişlerdir. Yani hayvanlar, 22 milyon yıllık süreçte "birdenbire" var olmamıştır; 635 ila 542 milyon yıl önce arasındaki 93 milyon yıllık süreçte durmaksızın evrimleşmiş; Kambriyen Patlaması denen sürecin başlangıcında ise hayvan şubeleri birbirlerinden belirgin bir şekilde ayrılmaya başlamışlardır ve bu ayrışma 22 milyon yıllık süre zarfı boyunca devam etmiştir. Bu şekilde okunan ve toplamda 115 milyon yıla yayılan evrimsel tarih, hiç de sıradışı değildir.

Bu, evrimsel biyologlar tarafından uzunca bir süredir bilinmekteydi. Ne var ki Ediyakaran Dönem'de evrimleşen hayvanlar, yumuşak dokulu oldukları için oldukça nadiren fosilleşmişlerdir. Dolayısıyla bu dönemden kalma fosillerin erken hayvan türleri olduğunu göstermek pek kolay olmamıştır.

Science dergisinde yayınlanan bir makale, Ediyakaran Dönem'de yaşamış olan Dickinsonia isimli cinsin fosillerinin erken bir hayvan cinsi olduğunu ispatlamayı başardı. Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden paleobiyojeokimyager Jochen Brocks şöyle diyor:

O, başından beri bizden biriydi. Bizler gibi bir hayvan türüydü!

Uzmanlar, makalelerinin özetinde şöyle yazıyorlar:

Bizim sonuçlarımız, Ediyakara biyotasının kayaç kayıtlarındaki en eski doğrulanmış makroskopik hayvanlar olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, Ediyakara biyotasının gerçekten de Kambriyen Dönem'de yaşanan hayvan patlamasından önce var olmuş bir hayvan evrimi dönemi olduğunu doğrulamaktadır.

Dickinsonia günümüzde artık yaşamıyor. Ancak bundan 630 milyon yıl kadar önce gezegenimizde kol gezen, su küresine benzer, yumuşak dokulu bir hayvan türüydü. Bu, evrimsel süreçte tek hücrelilikten çok hücreliliğe geçiş denemelerinden sadece birisiydi. Bu denemelerden birçoğu başarısız olsa da, nihayetinde bir veya birkaç canlı grubu çok hücreli ve stabil yapılar inşa etmeyi başardılar ve böylece tek hücrelilikten çok hücrelilik evrimleşmiş oldu. Çok hücreliliğin evriminin laboratuvarda da tekrarlanmış olması, evrimin açıklayıcı gücünü göstermektedir.

Dickinsonia'nın hayvan olduğunun kanıtlanması bilim için öylesine büyük bir adım ki, Riverside'da bulunan Kaliforniya Üniversitesi'nden paleontolog Mary Droser şöyle diyor:

Bana kalırsa bu araştırma, Dickinsonia ile ilgili anlayışımıza yönelik yapbozun son parçasını da yerine oturtuyor. Zaten geçtiğimiz birkaç yılda, bu cinsin Hayvanlar Alemi'ne ait olduğuna dair paleontologlar arasında yaygın bir kanı oluşmaya başlamıştı. Ancak yeni araştırma, kimyayı kullanarak şüphelerimizi net bir şekilde doğruluyor. Bu, gezegenimizdeki hayvan evrimi öyküsüne Dickinsonia'yı da yerleştirmemizi sağlıyor.


Bitkilerin Evrimi
Bitkileri var edecek ilk canlılar, diğer canlılara göre gerçekten çok eskilerde yaşamıştır. Fotosentez yapabilen ilk tek hücreli bakteriler olan siyanobakteriler ilk defa yaklaşık 3.5 milyar yıl önce evrimleşmiştir ve 2.8 milyar yıl öncesine kadar sayılarını iyice arttırarak bizlere trilyonlarca fosil bırakmıştır. Bu bakteriler, daha sonradan oksijen üretimleri sayesinde Dünya'daki oksijen miktarını hızla arttırmışlar, böylece oksijensiz solunumdan oksijenli solunuma evrimi tetiklemişlerdir (oksijenin en başlarda tüm hayvanlara bir zehir etkisi yaptığını ve pek çok türün oksijen sebebiyle yok olduğunu belirtmek gerekir).
Daha sonradan, ökaryotların evrimleşmeye başlamasıyla siyanobakteriler serbest olarak işlev görmekten çok, diğer hücrelerin içerisinde bir organel olarak işlev görmeye başlamışlardır. Bu sayede ökaryotlar da, daha aktif ve organize bir şekilde fotosentez yapabilmeye başlamışlar, milyonlarca yıllık evrim sonucunda da siyanobakteriler, diğer hücre bünyesinde kloroplastlara evrimleşmişlerdir. Bundan sonra, ökaryotik hücreler de evrimlerini sürdürmüş, kloroplastların da evrimi sayesinde çok daha etkinleşmişlerdir. Bu ökaryotların bitkiler açısından en önemli adımlarından biri, 3 milyar ila 1.2 milyar yıl öncesi arasında evrimleşen tek hücreli ökaryotik yeşil alglerdir. İlk dönemlerine bu algler tabakalar halinde oluşmuş ve okyanus içi ve yüzeylerinde birikmişlerdir. Daha sonraları, Kambriyen Patlaması dediğimiz dönem öncesi, sırası ve sonrasında, çok hücrelilik gelişmeye başlamıştır. Bundan 450 milyon yıl önce, Ordovisyen Dönemi'nde ilk defa bitkiler karaya çıkmaya başlarlar ve buldukları engin, boş alanlarda hızla yayılmaya ve evrimleşmeye başlarlar. 420 milyon yıl önce Silüryen Dönem'de ise evrim hızlarının doruğuna ulaşırlar ve inanılmaz bir hızla çeşitlenirler. Bu çeşitlenme, İskoçya'da bulunan Rhynie Silisi denen fosil yatağında çok net bir şekilde görülmektedir.
Günümüzden 370 milyon yıl kadar önce, Orta Devonyen Dönem'de ise günümüzdeki bitkilerin çoğu ve ataları evrimleşerek ortaya çıkmıştır. Bu dönemde kökler ve yapraklar oluşmaya başlamıştır. 350 milyon yıl öncesindeyse tohumlar ve tohumlu bitkiler evrimleşmeye başlamıştır. Tohumların evrimi ve karmaşıklaşma sayesinde uzun ağaçlar evrimleşmeyi başarmış ve ayakta kalabilmeye başlamıştır.

Kaynak alıntı: Evrim Ağacı Bitkilerin Evriminin Kısa ve Dar Bir Özeti
🌘 🚀