Kapandı yaralı yüzündeki yalancı gözlerin.
Ay yuvarlanıverdi göğümden.
Oysa;
geceme yastık,
gündüzüme katık,
inkarlarıma delildin.
Ve daha suya düşüp tadını değiştirecektin...
Sevdamızı med-cezirle örtmüştük.
Yenilirken üst üstte,
Kayıp bir kapı tokmağı misali
Telaş telaş birbirimizi ararken,
Neden se
Çekip aldık med-ceziri sevdamızın üstünden.
İnan ki anlamadım.
Hangi arada oldum,
Aşkı kare köklerine ayırmakla meşkul ben?
Ve hangi arada oldun,
Ucu ucuna kendini yetiştiren sen?
Daha ne karartılara vurup
Işık ışık, çakmak çakmak
Aydınlatırız derken,
Daha nice sever ve nice seviliriz sanırken,
bitiverdi işte
biraz benim Med'liğimden,
biraz senin Cezir'liğinden...
Kapandı yaralı yüzündeki yalancı gözlerin.
Ay yuvarlanıverdi göğümden.
Oysa;
Hiç yorulmayız sanıyordum
Bu gidiş gelişlerden.
IŞIK DEMİR