“Aslında kendimi savunmuyorum. Eserim beni savunacaktır. O, gerçeği söyleyen bir eserdir, halk tabakasını anlatan, yalan söylemeyen ve halkın kokusunu taşıyan ilk romandır. Bu romandan, halk tabakasının baştan başa fena olduğu anlamını çıkarmamak gerekir; çünkü, romandaki kişiler fena insanlar değillerdir; sadece cahildirler ve içinde yaşadıkları çetin çalışma ve sefalet çevresinde bozulmuşlardır.”
“Estetik üretimlerinin, sadece güncel sanat ya da ahlaki zorunluluklara temellenen siyasi manifestolar olarak algılanmasını istemedi.Onların; özel durumlar için (broşür, poster, politik amaçlar için sipariş edilmiş çalışmalar) yaratılmış olsalar bile, şimdiye kadar yerine getirilememiş sonsuz barış ve herkes için insancıl yaşam şartları gibi talepleri içeren devamlı değerde nesneler olarak kabul edilmesini istedi.”