Kağıt Mendil...
Bana uyu demiştin...
Şiire uyandım....../
İstavrit bakışlı denizin
Balıkçı oltasında can çekişmesi
Güneşin vurulup düşmesi martı çığlığında
Çobanın türküsüne kuzunun ağlaması
Şairin devrik sözü, Ozanın kırık Bağlama'sı
Senin yüzünden…
Gelmeseydin
Bu gitmeler olmazdı
Yokuşlar yola düşmeler
Çıkmaz sokaklar ertesi
Sustuğum kaldırım taşları
Polis çevirmesi yosma bakışlar
Çalmadan geçip gittiğim kapılar
Yokluğunun adresi…
Hiç gidilmemiş bir yol öyküsü
Hani dağların kadınsı kuytusunda
Sere serpe özgürce uzanıp
Gökyüzünden yıldız toplamalar
Kekik kokusu, kırlangıç sesi
İçimin yenilgisi kavgalar
Senin yüzünden…
Gülmeseydin
Bu şiir ağlamazdı
Yormazdı beni düşünceler
Tenimin mezar taşı, ruhumun kıblesi
Sustuğum satır başları
Harflerin sesi, yakarışlar
Üstünü çizmediğim aldanışlar
Çokluğunun güncesi…
Bu duvar yazısı ayyaş didişmeler
Dibini bulduğum şarap şişesi
Sarhoş gölgeler
Binalar sokak lambaları
Mor ışıklı batakhane penceresi
Cebimde beş para etmez sevişmeler
Senin yüzünden…
Bulmasaydın
Bu şehir kaybolmazdı
Sensizlikte kahrolmazdı geceler
Boynumda dudak lekesi
Gözümde söz yaşları
Ten yangını dokunuşlar
Ve bütün ters düze okunuşlar
Kağıt bir mendil hikayesi…
Yol...
İz...Düşüm...
Deniz ÜLKEGÜL