İKAZ
ergen terazi, sarkık kalem ve çürüyen bun
ağaran bir cürm, leyle yetişen o mum
seni ters-düz eden neydi ey kahin
diline pelesenk olan çitlerin oyuncağı ne
kan kırmızı hayallerin yonca tuttuğu ölü
nedir ikrarını yumruklayan bu soluk
bir kuş kanadı sayfalara revan olan
ağrıyan uykusunda önemi yok bu sesin
yok diz çöken sersemliğinde tül ve duvar
ah o yaşanabilir uzaklığın getirdiği hüzün
ah o çeşmine ömür katan aydınlık
küçük paketler(halin)de satışa sunulan dünya
tepeleme ruhlar giriyor çarşının başucundan
kapıyı çalan kim
kimdir kızların soluğuna sarılıp da ağlayan
bayım bu sizin evcil erkekliğiniz
bu sizin çıldıran fethinizin geri dönmüş nefsidir
bulutlar bugün ayine geç kaldı bak
buruşturuyor eteğini son durakta bir kadın
elleri neden takılıyor omuzuna alayların
bak
tahtaları sıkışık bir tabuttan kaçan aşk
biliyor af edilir kurtarılan cüssesiyle yeşil
hilesinden tanıyın
ayak diremekten feri kesildi vaaz
saçlarımla sarkıtılan geceden bu son ikaz
Habibe GENÇ