UTANMA SAATİ
düşünmek ölmek olduğundan bazen
boğaza takılan bir gemi gibi yutkunamazsın
buğusuyla örtünen yabancı
süzülen ışığıyla akıyor onulmaz hüzün
ağır başlı bilgelerin hafifliğine karşı
gelmez artık öfkeyi tepeleyen us
bütün merdivenlerin çıktığı bir hıçkırık
gönül aşınması henüz hastalıklı ten
tenha bahçenin meyvesine tutkun
bak duruyor pişmanlığın güneşi
ve geçiyor vakti utanma saatinin
Habibe GENÇ