Utanç
bir gün seni bir ata bindireceğim
ponilerin en küçüğüne / zira
sen küçük bir çocuksun henüz
dudaklarında iki çiy damlası
en korkuncu düşlerimin
beni en çok utandıranı
dün seni gördüm avuçlarımda
iki mandalina dilimi parmakların
-günbatımı solgun ve ölü bir yüz
koynuma seni sakladım
teninde muson yağmurları
üç beş köpük bir o kadar yosun
bağışla çocuk koyacak yer yoktu
ziyan olmadı dudaklarım
-mevsimlerden güz
şimdi;
mor saçlı bulutun peşinden koşuyorsun
mağaradaki yitik çığlıklara
belki sesimi arıyorsun
getirdiğin iki inci avuçlarında eğilerek
-eflatun giysilerle olacak ölümümüz
gecede üveyik sesleri var
bırak ellerimi gideyim / zira
sen küçük bir çocuksun henüz
Fadıl Oktay