Arama

Hikayeler ve Öyküler -2- - Tek Mesaj #329

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Mart 2007       Mesaj #329
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Karda üşüyen serçe soluklum


Ve sen gittin gözyaşlarımın arasından bir yıldızın gökyüzündeki yalnızlığı ile baş başa paylaştığı hüzünler gibi...Gittin..

Bir yaralı güvercinin boynu düşer ya hani işte öyle düştü boynum.Nefesim kaburgalarıma batıyor.Yangınlarda bu yürek artık sönmez bu attığın ateş kavurur beni...
Bak
Kurumuş ellerim üşüyor ,hadi ne olursun dön tut ellerimi Allahım Aşkına tut...
Üşümek istemiyorum artık bu şehrin karanlık ve rutubetli kuytularında,yalnızlığıma sarılmak acı veriyor bana ,anla ne olur ne olur anla .Gecenin çocuklarına bakıp bakıp ,seni düşünmek ve o gözyaşlarını dökmek ardından ateşlerdeki yüreğimi ilmik ilmik kıyıyor ,ruhuma vuruluyor ayrılığın prangaları daha bir üşüyor kurumuş ellerim.
Hani, gökyüzüne bak derdim sana ,acılarımızdan bak ne olur derdim.Yıldızlar yok derdim gecenin çocukları yok derdim.Bak şimdi yıldızlar var seni uğurluyorlar...
Ne zormuş Allahım ardından bakmak ,gözyaşlarımın arasından gidişini izlemek...

Dönemedim ardıma gözlerim düştü ve çığlığını düşürdü ,bir annenin düşürdüğü bebeğine attığı çığlık gibi düşürdü gözlerim.Şimdi o çığlıkların arasından, karda üşüyen serçelerin soluğu vuruyor yüzüme .Ve daha bir seni hatırlıyorum karda üşüyen serçe soluklum.Uçurmak istiyorum, unutulmuş zamana ait düşlerin peşinde olan bu şehrin tüm kuşlarını ,kanatlarında yaraları ile.Vurmasın solukları yüzüme.
Biliyorum birazdan düşürcek gece yaralı eylül yağmurlarını üzerime ,o yaralı eylül yağmurları değil mi gül üzerinde buza dönen,zemheride gülün tenini üşüten.
Varsın o yaralı eylül yağmurları ,zemheriye kadar beklesin üzerimde.Diner mi o ateş,....Söndürür mü o zemheride kalanyağmur damlaları yüreğimi...
Sen ki gül bahçelerinden gelen bir umuttun bana ,annemden sonra yaşarken acılarımı ,bakmak istemiyorum artık yaşanmamış bir baharın buğulu camlarından hayata...
İstemiyorum pencere arkasında yaşamları ,gözyaşlarımı yanaklarıma esir ederek.
İstemiyorum anlıyor musun.Ölü güvercinleri tekrar beslemeyi yüreğimde.
Hayat yine tutmasın yalana gebe aynaları yüzüme ,günün varlığı yarının yokluğu olmasın.
HADİ NE OLUR DÖN.
Bilirsin idamlık mahkumların sabahları ölümdür.idamlık mahkumların ,sabahları olmadan dön.Dar ağacında çiçekler açmadan dön.Üşüyen ellerim ellerini arıyor ne olursun.
Allah Aşkına dön.
Anlaşıldı dönmeyeceksin bir damla gözyaşı çöle ne bağışlar ki,hayat seni bana bağışlasın ya...
Artık bana ölüm erguvan ağacındaki bir kuşun şarkısı...
Ben seni ne çok sevdim be EYLÜL GÖZLÜM...Annemin şaçlarını ellerime sarıp unutulmuş harabelerde kokunu ararken.
Titreyen mum ışığı değil bedenim.