SAKSIDAKİ KADINLAR
üç oda bir salondu evler önceleri
önlerinde bahçeleri,
bahçelerinde rengarenk çiçekleri
bir köşede olurdu odunluk
diğerinde küçücük bir köpek evi
daha sonra kondu, üç oda bir salonlar
üst üste /yan yana,
Daha sonra oldu
Tek katlar , apartman
Sokaklar cadde, caddeler bulvar
ya bahçeler…
hep aynı insanlar yaşardı
üç oda bir salon evlerde
en çokta kadınlar...
ıslak çamaşırlarını balkona asan,
asmadan önce kuvvetli seslerle çırptıran
balkonun bir köşesinde ki
saksıdaki çiçekleri sulayan ve seven kadınlar.
pembe diziler seyredilirdi
kim bilir neler düşlenerek
yarınlarına dair..
neler konuşulurdu kendileri ile
birbirlerine gittikleri günlerde
Onlar
Kadın.
nasıl da eriyik hayatlar yaşanır…
hangi günler sayılır
hangi günler özlenir
karar verilir girilmeye
çocuklara hapishane olsun diye
üç oda bir salon kooperatiflere
çocukların aşkları bilinmez bu evlerde
ve istenilmezde yaşansın sere serpe
bilinir sadece komşu kızlarının ki
sinsi bir böbürlenme ile
karışılır arkadaşlıklara
karışılır nefes alışlara
kalp atışlarına...
belki bir gün
saksıdaki kadınlar
lazım olursa diye
sakladıkları kapaklı kutuları
çöpe atmaya başladıklarında
yada
kocaları
bir akşam eve
bir saksı çiçekle döndüğünde
işte o gün
başlarını okşadıkları çocukların saçlarından
fesleğen kokusu bulaşacaktır ellerine…
Sefer YEŞİLYURT