Arama

Mardin - Tek Mesaj #5

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
13 Mart 2007       Mesaj #5
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
İnsanların iletişim vasıtası, bir insan topluluğuna özgü olan, o topluluktaki bireylerin duygu ve düşüncelerini anlatmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için kullandıkları sesli ve kimi zaman da yazılı göstergeler dizgesi..." olduğuna göre Mardin'de de konuşulan dilin tortusu incelendiğinde Süryanice, Arapça, Farsça ve nihayeten Türkçe'nin yapısal belirleyiciliği olduğu bir hakikat olarak göze çarpar. Türkçe'mizin bugün kullanılan şeklinin geçirdiği süreç de dikkate alındığında Proto-Türkçe birliğinden konuştuğumuz bugünkü Türkçe'ye kadar aşılan merhalelerin yatay ve dikey gelişimi gibi Mardin'de konuşulan yerel halk dilinin çeşitli katmanlardan oluştuğu arkaik Arapça'dan uzak Türkçe ve Farsça unsurlar taşıdığı çeşitli kitaplarda yer bulmuştur. Çok zengin bir folklorik yapıya sahip olan çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, İpek yolunun önemli geçiş noktası olan, Dicle ve Fırat bereketinin odak noktası, Mezopotamya'nın engin coşkusunu barındıran Mardin'in nüfus değişimi ve dil yapısının zenginliğinin kaynağı da bu olsa gerek ...
Mardin de konuşulan dili Osmanlı Türkçe'sinin Cumhuriyet öncesi dil çeşnisine benzetmek bizce olasıdır. Dilin geçirdiği evrelerin, dil akrabalıklarının, kelime alış-verişlerinin, göçler, savaşlar, kervan ticaretinin İnsanları ve iletişim vasıtalarını ne denli etkilediği bilinmekle birlikte "Dilbilimci" ağırlıklı bir incelemeye ve araştırmaya daha fazla inmeden medeniyet katmanlarının artılarının kazandırdığı bugünkü sevecen konuşma tarzını, ağır ama vurgulu tonlamayı Mardinli'ye has bir güzellik olarak kabul etmek gerekir. Burada konuşulan yerel dilin hançerede seslere verdiği ezgi melodik bir dışa vurumdur. 1989 yılında yayınlanan Fars kaynaklı bir kitapta -sözlük- 4000 ortak Türkçe-Farsça kelime bulunduğu vurgulanmaktadır. Yerel dil de bundan nasibini almıştır.
Gırtlak ağırlıklı konuşma; ağıtları yakıcı bir lav, Türkülere hasret örgülü bir çağrı olarak gökyüzüne taşır.
Eğitim düzeyinin artmasıyla Mardin'de konuşulan yerel dilin kullanım sıklığındaki azalma, bilimsel yargıları paylaşmadaki kısırlığı dikkate alındığında bu dil dokusunun 10-20 yıl sonra çokça değişeceği kanaatini yaygınlaştırmıştır...

MEZOPOTAMYA
Fırat’ta, Dicle’de köhne bir salım,
Deftersiz, kitapsız, sözlü masalım,
Kâh zulümden kaçak, kâh da yasalım,
Dertli, bağrı yanık Mezopotamya…

Tarihim, tanığım birçok döneme,
Nice kavim geldi, bastım sineme,
Çoğu ateş oldu, düştü haneme,
Zalimlere yenik Mezopotamya…

Tanrılar yarattım kendi elimle,
Beyinler parlattım birçok âlimle,
Şehirler donattım usta halimle,
Boynu bükük, sönük Mezopotamya…

Nice barbar geldi, geçti üstümden,
Haraç saldı, aldı fakir dostumdan,
Kan emdi etimden, hem de postumdan,
Gam yüküne binik Mezopotamya…

Ağla Cantekin’im, bahtı karayım,
Sızlayan, kanayan eski yarayım,
Birlik olun, gelin yaram sarayım,
Güzel güne dönük Mezopotamya…
MAHMUT CANTEKİN