Arama


tikkymelike - avatarı
tikkymelike
Ziyaretçi
17 Mart 2007       Mesaj #339
tikkymelike - avatarı
Ziyaretçi
GİTMEK Mİ ZOR KALMAK MI?

Bir akşam üstü gitmek...kalkıp gitmek bir gece yarısı veya şafağa kucak açarken karanlık...gitmek mi kolay olan,geride kalmak mı?Bunu sorarız kendimize..birbirimize sorarız sormasına da..cevap alabilir miyiz soruya verilen yanıt ne derece gerçeği yansıtır,gerçeğin yanına yaklaşır?İşte bu tartışılır gideni yolcu geride kalmak zor olsa gerektir.El sallamanın acı burukluğu,boğazda düğümlenen hıçkırıkların görünmezliğini sağlama çabası..ve bunu başarmak için dudağa yerleştirilen sahte bir tebessüm..gözler!..ya gözler?gülermiş gibi görünen fakat dikkatli bakan diğer bir gözün rahatlıkla yakalayabileceği,derine gizlenmiş acı bir gölge durur ve mahzun bakar gözbebeklerinin derininde."Hadi git" dersiniz.."Git artık yolun açık olsun"Diliniz bunu telafuz ederken yüreğinizde yangınlar başlamştır bile çoktan,kalmak zordur..zorlu bir yoldur..bilseniz de gitmenin gerekli olduğunu,güzel geleceklerin doğumu için gidişlerin bir başlangıç hatta zorunluluk olduğunu..katlanılası değildir,çekilesi değildir.Bedenin içine yerleşmiş yüreğin onunla birlikte gideceği korkusu mudur bu endişe?Ateşi yakan kıvılcım bu korku mudur?
Bu şehrin kaldırımları...kaldırım taşları da alışmışsa yolcunun varlığına,nefes alışına,koşuşuna,üzerlerinde...sonra koşmayı bırakıp(sözünü tutmak adına) yürüyüşlerine"ben bu şehri sevmiştim" diyorsa yürek..gitmek kolay mıdır acaba?geride kalmak zordur da!ya bir de beden ile yürek aynı mekanı paylaşmaktan yoksunsa!...yüreği bırakıp gitmek..akşamın karanlığında..her ne kadar sabah olacak da olsa,şafağın sökmesi yakın da..dost dediyse giden,geride bırakıp gittiklerine,dağlarına,kaldırım taşlarına,yaşlı kadınlarına,yetim çocuklarına...her biri tutup çekmez mi yüreğinin uçlarından sündürerek"kal! kal ne olur" diye feryat etmez mi?
Gündoğumu yakındır artık..geceler sabahlara gebe..gitmemek olmaz ki "kal"diyen sesin büyüsüne kapılmak olmaz ki..! acılar diner mi yaraya merhem çalmadan?güneşler doğar mı sabah olmadan?
Ha yüz kilometre ötede olsun beden,ha bu miktarı katlayın istediğiniz kadar.Yüreğin bedende hapsolmadığı sürece gidiş değildir gitmeler.Ağlayışlar gereksiz,üzülmeler yersizdir,fakat;mücessem varlığın içinde sıkışıp kalmışsa can;bir nefeslik mesafede olsa da yakın değildir.
gidenler ten olsun,etle kemik...
canlar burda dursun yeter...
hatıralar canlı kalsın,bunu istedik...
mesafeler dediğin nedir ki,nedir kilometreler?
Meryem Şahin
blumen407yt0