Seninde için sıkılıyormu benim gibi,sende çaresiz hissediyormusun kendini,en sevdiğin şeyler bile mutsuzluğunu silmene yeterli olamadığı oluyormu,konuşurken aklın başka yerde,cümlelerin başka yerdemi benim cümlelerim gibi,kitabının ilk sayfasını okuduktan sonra kapatıp kapağını balkona atıyormusun kendini.televizyondaki hiç bir programı alglayamadığını hissediyormusun ben gibi.
İş arkadaşlarına boş boş bakıyormusun,telefonda konuşurken karşındakini dinlemek için büyük bir çaba sarfediyormusun.yağmur yağarken gökyüzünü izliyormusun büyük bir içsıkıntısıyla.kışın gelmek üzere olduğunu ama kışın yüreğine çok önce geldiğini anlayıp montuna sıkı sıkı sarıldığın oluyormu ben gibi.Her şey yalan herşey sahte geliyor mu sana da,sitemlerin biriktimi benim gibi seninde,yüreğinde biriktirdiklerini nereye savuracağını bilememenin sıkıntısını yaşıyorumsun.Hayal,yalan,uydurma diyenlere inat cevapsız sorularla boğuştuğun oluyormu bugünlerde seninde.suskunluklar hiç bu kadar can yakıcı olmamıştı,bu suskunluk seninde canını yakıyormu ben gibi.kaybolduğunu ve yolunu hiç bulamama ihtimali telaşlandırıyormu senide.Yolun sonunda beklendiğini bilmek ve aynı kısır döngünün içine mi düşeceğiz düşüncesi senide uzaklaştırıyormu yolundan.o yüzden mi bu yolda sürekli kayboluşlarımız,kavuşma anına bir adım kala duruşlarımız.
Ey yar düşünsene kaç sene geçti bu sevdanın yollarında,sahipsiz mektuplar yazmaktan değil yorgunluğum, gözlerinde bir hayat sürmek varken,yüreğinde hapsolmamdır isyanım.