Arama

Hikayeler ve Öyküler -2- - Tek Mesaj #719

Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
19 Nisan 2007       Mesaj #719
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi
Kız Kulesin'de Bir İlanı Aşk



Serkan 16 yaşında, kahverengi saçlı, kahverengi gözlü ve biraz zayıf bir çocuktur. Annesi babası ayrıdır. Babası ilgisizdir, annesi ise Ankara'da yaşamaktadır, Serkan'ın eğitim durumunu bozmamak için onu yanına almamıştır. Setkan dedesi ve anneannesiyle birlikte İstanbul'da kalmaktadır. Serkan'ın dersleri iyidir ancak çok duygusal, sessiz ve içine kapanık bir çocuktur. Kimsenin, kendisini sevmediğini düşünmektedir. Yalnızca edebiyat öğretmeni Nergis hanım dışında...
Nergis Öğretmen sınıfa girer:

_ Günaydın çocuklar
_ ( Tüm öğrenciler ) Sağol
_ Çocuklar bugün ne işleyecektik? ( 5-6 parmak, havaya kalkar ) Sen söyle bakalım Serkan
_ Ailemizi, sevdiğimiz ve sevmediğimiz insanlarla ilgili düşüncelerimizi kapsayan bir kompozisyon yazacaktık
_ Aferin. Yazdınmı peki?
_ Yazdım öğretmenim
_ Öyleyse senden başlayalım. Hadi oku

( Serkan, kompozisyonunu okur, arkasından birkaç öğrenci daha kendi yazdıklarını okurlar ve ders biter. )
Serkan, herkes çıktıktan sonra öğretmeniyle konuşur.

_ Öğretmenim
_ Ne oldu Sjrkan? Önemli bir şeymi var?
_ Bize bir ödev vermiştiniz. Hani, İstanbulla ilgili
_ Evet. İstanbul'un güzelliklerini, gördüklerinizi yazın demiştim
_ Ben yapmadım
_ Neden?
_ Çünkü ben İstanbul'u hiç gezmedimki!.. Annem burda değil, babam beni görmeye bile gelmiyor, dedemlerdee yaşlı
_ Bneden ne yapmamı"istiyorsun?
Şey... Sizinle birlikte...
_ Nasıl yani?
_ Öğretmenim, edebiyatı çok sevdiğimi biliyorsunuz. Ödevimi yapamazsam kendimi kötü hissederim
_ Peki tamam, birşeyler yaparız senin için. Arkadaşlarınada söyle, isteyen gelsin
_ Tamam söylerim, sağolun öğretmenim. Çok teşekkür ederim.
( Serkan, hiç bir arkadaşına söylememiş, öğretmenine de, arkadaşlarının işleri olduğunu ve gelemeyeceklerini söylemiştir ).

Nergis Öğretmen bir yandan anlatırken, Serkan sürekli dalgındır. O sırada Kız Kulesi'nin önüne gelmişlerdir ve Nergis Öğretmen, hayranlıkla konuşur;

_ Bak, İstanbul'un en güzel, en gizemli mekanlarından biri
_ Kız Kulesi değil mi?
_ Evet. Nerden bildin? Gelmiş miydin daha önce?
_ Yok, hayır öğretmenim. Kartpostallarda gördüm bir de romanlarda, aşk hikayelerinde falan
_ ( Gülümser ) Aşk hikayeleri he!.. Doğru, en güzel aşklar burada yaşanırmış; bir çok genç, sevdiklerine burada söylermiş aşkını
_ Öğretmenim
_ Efendim Serkancım söyle
_ Siz beni seviyormusunuz?
_ Ne diyorsun sen? Ne demek bu oğlum?
_ Şey.. Ailem beni sevmiyorda..
_ Olurmu hiç öyle şey?
_ Evet gerçekten öyle
_ Neden sevmesinler senin gibi tatlı, akıllı, uslu, efendi bir delikanlıyı?
_ Bilmiyorum ama sevmiyorlar işte. Peki siz öğretmenim?
_Tabiki seviyorum. Ben, öğrencilerimin hepsini seviyorum.
_ Öğretmenim ben siz çok seviyorum biliyor musunuz?
_ Biliyorum ve sana çok teşekkür ediyorum. Keşke bütün öğrenciler, öğretmenlerine senin gibi sevgi ve saygı dolu olsa...
_ Öğretmenim, öyle değil
_ Ne öyle değil Serkan?
_ Özür dilerim ama bunu söylemek zorundayım. Sizi, öğrenciniz gibi değil; Kız Kulesi'ne aşkını itiraf etmek için gelen gençler gibi seviyorum.
der ve ağlamaya başlar.
_ Bak Serkan, seni çok iyi anlıyorum hatta açıkçası bu sevginden onur bile duydum ama sen bu aralar bir çıkmazdasın ve öğretmenin olrak, sınıfın en iyi örencisiyle ilgilenmem seni bu yanlışa sürüklemiş. Evet, ben seni seviyorum, sende beni seiyorsun ama bu, senin sandığın şekilde değil. Şu an sana ne söylesem, ne anlatsam boş ama bir gün bu durumu kendiliğindeen anlayacaksın zaten. Şimdi sil gözyaşlarını ve iyice seyret bakalım Kız Kulesi'ni, bu senin dönem ödevin olacak. ( Güler ).

Serkan eve döndüğünde, onu büyük bir sürpriz beklemektedir: Annesi gelmiştir ve artık İstanbul'da birlikte yaşayacaklardır. Serkan çok mutlu olmuştur. Pazartesi günü erkenden elinde bir demet kırçiçeği ile okuluna gidip Nregis Öğretmeni bulur:

_ Öğretmenim sizden özür dilerim
_ Ne için canım?
_ ( Utanarak ) Şey.. Hani.. Cuma günü.. Kız Kulesi, ben, aşk falan...
_ Ben neden bahsettiğini hatırlamıyorum, o yüzden takma kafana ( Göz kırpar )
_ Öğretmenim çok mutluyum, annem geldi
_ Çok sevindim, gözün aydın
_ Sanırım şimdi sizi daha iyi anlıyorum ama yine de hep, en sevdiğim öğretmenim olarak kalacaksınız.

( Çiçeği verir ve gider ).




Elçin Alptekin