Nazenin
Kapandığın odalar korur mu zannediyorsun seni, ben intikamın eski dostu, peşinden çığlıklar attığım yollarda sen, unutuldun mu sanıyorsun, kızım örtsün yüzünü adını söyle gelsin uzağından, dokuz ay içinde taşımaya bile cesaret edemediğin o artık babasının kızı, çöplerden geri aldım bir tanemi,kendimden üfledim içine yoksa seni sever miydi, bilmiyorsun, gece yattığında karanlık kırıştırmasın diye
ninniler söylüyor anneciğine, tıpış tıpış geliyorpeşimden,yatağının ol yanına kıvrılıyor, bazen ağlıyorum, minnacık elleriyle mıncıklıyor yanağımı, her defasında sana ne kadar çok benzediğini fark ediyorum, baba diyesi dudaklarında bir tanemin üzerinde çöp kokusu var çıkartamıyorum, kulağına eğiliyorum sabah olmaya yakın, tam lanetleyecekken seni uykuya dalıyor omzunda, içimde kalıyorsun atamıyorum... Saatin çalıyor işe gidiyorsun, umurunda değil kim uyumuş yanında,olsun kızımla seni her sabah yolcu ediyoruz akşam ki bize... Çöp kokusu var üzerinde çıkartamıyorum, rüyasında adını mırıldanıyor,
canı çekiyor sesini, ben taş mıyım sanıyorsun öyle senin gibi susa kalamıyorum... Kahverengi bakıyor herkese gözleri yanakları gibi elbiseler aldım üstüne, başında şapkasız üzgün oluyor annesi gibi o da rahat edemiyor şapkasız, saatlerce dua ediyorum, burnundaki morluğu görebilmek için, yağmur yağsın diye, ortalık ıslandı mı cam gibi oluyor gözleri ela bakıyor etrafa... Okula gitme zamanıydı ayşecikle ömerciğin annelerine kavuştukları yıllarda, eflatun ojeler sürdüm parmaklarına, omuzlarının üstünden dökülen saçlarını ördüm, hani bir ada hayalim vardı kaçıracaktım seni
mavi boncuk filmindeki eterli pamukla sen kendine geldiğinde
dalgalarda yıkayacaktım ya ayaklarını çok merak etmiştin o kumsalı sonra bir gün göstermişti tanrı rüyanda sana, el ele dolaştıktan sonra ismini yazmıştım kumsala pembeli deniz kabuklarıyla işte onlardan yaptığım tokaları bağladım zindan karası saçlarına... Çarşamba sabahıydı, tüm ankara tek yürek yağmuru dinliyordu... Burnunda küçük morluğu, eflatun tırnakları, deniz kabuğu saçlarıyla tuttu ellerimden, beslenme çantası almaya gidiyorduk, çöp kokuyordu giydikleri utanıyordum, üzerinde pisiler olanı beğendi, minicik gülüşü
tüm dünyaya büyük geliyordu... Kırmızı kalpten kaplıklar istedi, güzel yazı defteri, müzik resim, ve saire... Havhavlı kocaman çantasına yerleştirdi, kıyamadım sırtına asmaya kayboluyordu içinde küçücük bedeniyle, çantayı koluma, kızımı omuzlarıma aldım, dönülebilecek köşeler o kadar çoktu ki nereye baktığını hiç düşünmedim o adamların... babasından pamuk şeker istedi ebruli sesiyle, yemek
kısmet olmadı güzelime, yorgunluktan uyuya kalmıştı, her yanım pamuk şeker bulaşığıydı...
Eve girdiğimizi dokundu melekler kollarında... uyandı küçüğüm... Minicik dudaklarıyla öpücüklere boğdu beni belki de şeker yüzünden... Ben onun tatlı babasıydım, dibi tutmuş pilavlardan sonra tek yiyebildiği... Aslan babası önlük almayı akıl edememişti, yine elalara boyandı gözbebekleri, kollarımı açtım, unuttuğun tüm rüzgarlarla beraber doldurdu için, koşarak geçtik yine yazılanları, kırmızı elbisesinden vazgeçmek istemiyordum, birileri bana inat oturmuş kabak çekirdeği yiyordu... kara önlük almaya ak sakallı dedesine gittik, yo hayır babam değil ama biriciğimin sakallı tatlısı, telli dedesi, en miniğinden buldular getirdiler, benim ela bakamayacağımı bilmediğinden ağladığımı fark etmedi, kızcağızım beni de düşünmüş meğer yakasına
kocaman birde kırmızı kurdele istedi, o zaman gördü ağladığımı, kocaman açtı kollarını arkasında birleştirmeye çalıştı, beni o kadar seviyordu sarıldım... Çöp kokuyordu sevgimiz, ne yazıktı ama kader senden başlıyordu ağlamaya...
Eve döndük,bu sefer yiyebildi, pamuk şekerini, saçlarını taradım, annesi çarpı dördünden sıktım üzerine, önce kollarımda öptüm, sonra yatağına koydum, mutfağa koştum senden uzak sütler ısıttım, kıyamadım uyandırmaya bekledim sabah olmasını... süt soğudukça tekrar ısıtıp geri dönüyordum ayaklarımın ucuna basaraktan, ne rüyalar istedi onu
benden gözlerinin içine yabancı hayaller girmesin diye izin
vermedim...
ne sevdalar geçti ömrümüzden,
ama bir seni atamadık içimizden..