Mahzenden Sevgiliye Mektup 2
Yitmek Yitiklikte
Bir kırağı tutkusuyla, koyakların koynunda yürüdüm nice zamanlar. İçimde en deli sevdalar, en acımasız varoluşlar esti üfül üfül.
En büyük acizliğim, belki de azizliğim, adını bilememekti içimdeki kalp ağrısının. Çoğu zaman öznesiz cümleler kurdum göz bebeklerimde. Anlamlandıramadım dudaklarımdaki pıhtılaşmış hüznün nabız atışlarını.
Neydi, kirpiklerimin esmer aralığından kalbimi akıtan nedensizlik yığını. Ve neydi ruhumun ateş denizlerinde mumdan gemiler yüzdüren bilinçdışı şeyler.
Kırık kanatlı bir mısra mıydı, gecenin bir vakti beni hiçliğe salan. Yoksa avuntusuz bir umarsızlık mıydı, oyulmuş gözlerimin boş çukurlarında. Yoksa menekşe sahillerinde, üşüyen çenemden düşen sahipsiz sözcükler miydi içimi kanatan. Yoksa katlime neden, bir çift gözün esrarı mıydı?
Yokluğa yüz tutan varlığımı en büyük tipilere, baranlara açarak çıktım fırtınaların önüne. Ama korka korka, ama içimdeki benle çatışa çatışa ve kanata kanata kalbimi.
Bazen yittim.
Yittiğim demlerde gün gibi ortada idi oysa bakışlarımdaki yitiklik. Ama bitik bir iklimde, yitik bir şairin kalbini taşımak en büyük yitiklikti.
Biliyordum bunu.
Ruhumun başkentine yansıyan, sözsüz tükeniş çığlıkları üzerime üzerime çöreklendiğinde, kimse dönüp de bakmadı içime.
Kalbimin elinden tutan kimsecikler olmadı.
Kanadım.
Kaynadım.
İşte o anlarda, kendileri için, yokluğun kalbine atıldığım kimseciklere baktım uzun uzun. En güzel giysilerle, en dokunaklı maskelerle gülüyorlardı birbirlerine. Ama onlar hiçbir zaman duymadılar yüzyıl kokan çığlıklarımı, ırzına geçilmiş hıçkırıklarımı.
Ben ölgün cümlelerde, yankısız yüklemlerin ıssızlığında yaşadım yitikliği.
Yolların sonuna her geldiğimde, geldiğim yerin aslında bir başlangıç olduğunu gördüm. Yani bitişlerde başlangıçların kalp atışı saklıydı.
Ve anladım ki, yitiklik aslında, varolmanın ta kendisiydi.
Ve her gün, binlerce defa bilinçli bir yitiklikle yittim, dizelerin, desenlerin, tınıların dizlerinde.
Her yitişin, arayışımın bir parçası olduğuna olan inancım arttığı için, büyüyordu göz bebeklerim.
Büyüyordu kalbim.
Yitiyordum.
Yittikçe büyüyordum…
Her şeye rağmen, hiç ipekli sırmalalarla sarmalanmadı tenim.
Kalbim hep kırık kaldı bu bitik arayış öyküsünde.
Kırılmadım kimseciklere.
Kimseciklere kırılmadım.
Ve hala,
Ve her gece,
Ve inadına
Bir kırağı tutkusuyla, koyakların koynunda yürüyorum.
Hala, üfül üfül esiyor içimde sesin, nefesin.
Sana da kırılmadım.
Sadece yittim.
Sadece gittim.
Herhangi bir gün batımında, soylu bir duruşla gittim, içime akan bir dizenin bilinmezliğinde.
Bittim. Necdet Karasevda