Gökyüzü siyaha çalanda gel
Öylesi hızlı ve şiddetli duygu sağnağı yaşıyorum ki
sığınacak ne bir korugan var ne de saklanacak bir delik
her yer işgal edilmiş umursamazlıklarla vurdumduymazlıklarla
herkesin yüzünü korkulu telaşlar kaplamış sanki
hani yağmurun rüzgarın etkisiyle yüzüne çarptığı an gibi
tokat üstüne tokat yer gibi.
kahrolası bir yalnızlık anıdır bu anlar.yazılıp anlatılmayan hazin öykülerdir.
o an yaşarsın o an üzülürsün. daha anlamını bulamadan bir yenisiyle karşı karşıyasındır
güçsüz çaresiz ve yapayalnız. üşümüş kartaneleriyle ısınmaya çalışmak kadarsındır.
ısınmaya çalıştıkça soğuğun etkisiyle yanar yanakların. kar yanığı bu başka şeye benzemez
kanatır ruhunun en ince örgüsünü.ve yırtılır gökyüzü maviliği hoş bir anı kalır hatırlanan.
Gökyüzü siyaha çalan da gel
anadolunun kıraç topraklarında doğup büyümüş gibiydi kadın.
giyiminden de yüzünün renginden de anlaşılabiliyordu rahatlıkla.
elinde körlerin kullandığı değneklerden bir tane vardı.
çömelmiş oturuyordu betonun üstün de.
sol yanında daha 4 yaşlarında kirli saçlı bir kız çocuğu vardı.
sanki hiç gülmemiş gülmenin n olduğunu bilmezmiş gibi oturmuştu.
annesinden yarım metre uzakta geleni geçeni izliyordu soran gözlerle
annenin sağ yanında özürlü bir oğlan çocuğu.
o annesine daha yakın hatta başı annenin omuzlarında gibiydi.
3 insan vardı karşımda. 3 hüzün yüz
üzülmeye vaktim yoktu...
araba hareket etti.
Gökyüzü Siyaha çalan da gel
şoför sainirli ses tonuyla bağırdı arka koltukta oturanlara
para vermezseniz hepiniz aşağı inin. hemen! dedi
dönüp baktım
bir kadın
14 ünde bir kız
13 nde bir erkek
6 sında bir kız daha
ve 1.5-2 yaşında bir oğlan çocuk
yine kirli giysiler bakımsız yüzler
13 ündeki çocuk avucunda çeşitli bozukluklarda para getirip bıraktı yanıma
bakmaya korktum gözlerine
gidip oturdu en arkaya...
aklım onlarda döndüm önüme ve devam ettik
ve geldik onların indiği durağa
kadın ve çocuklar indiler aşağıya
ve ben o an farkettim ki
14 nde ki kızla 13 ündeki oğlanın elleri arasında o küçük bebeğin üzüerindeki kazağından başka
hiçbirşeyi yoktu üzerin de
pantolonsuz şortsuz donsuz çorapsızdı bebek
hava acımasız sıcaktı...güneşin vurduğu yollarda öyle
ama o bebek yürüdü canı yanarak
yürüdü canımı yakarak
en son hatırladığım 13 ndeki erkek onu kucakladı ve öptü yanaklarından
Gökyüzü siyaha çalan da gel
Bir içten öpücük yaşadığım tüm acıları alıp götürdü
ve bir nehir söğüt dallarını okşayarak akıp gitti gözlerimden
Gökyüzü sayaha çalmıştı çoktan
Nedense Çok yorgun hissediyorum kendimi
belki sen okurken beni düşünerek alırsın yorgunluğumun yarısını
sevgili dostum
Gökyüzü siyaha çalanda gel