baba: ışığını koru, sönmesine izin verme...
kız: ışığım mı var benim...
baba: var tabi.. gözbebeklerini çevreleyen yeşilimsi halkayı parlatan kızıl damarlar ne sandın... ben ektim...
kız: neden?
baba: üşüme diye..
kız: nasıl söner ki... ya sönerse...
baba: sen gözlerine bakıp kendini görmeyi unuttuğunda söner... sönerse kalbine düş-kalbe değil... orada beni bul, yeniden ekmeme izin ver...
kız: gitme baba bugün.. üşüyorum çok...
baba: gitmezsem hep kızım kalırsın...
kız: kalayım.. sensiz kanatlarım yok.. uçamıyorum...
baba: uçmayacaksın benle olduğun gibi, yürümeyi de öğrenmek zorundasın...
kız: gitme baba bu ölüm...
baba: iyi geceler de... yum gözlerini.. sabah kolaylık içindir...
yumdum gözlerimi sabaha... hiç olmamasını isterken sabahların, son kez yine babamın sözünü dinledim... şimdi yürümeyi de öğrendim baba, uçmayı zaten sen öğretmiştin...