Arama

Sonsuz Aşk - Tek Mesaj #1580

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Haziran 2007       Mesaj #1580
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
HOŞGELDİN!!!

Sen gülen yüzün ve her daim karışık kafanla, içimde aşk isteği uyandıran nadir adamlardansın. Gözlerin açıkken utanıyorum, ama hayalimde bana bakmazken seni öpmek çok güzel. Gerçekten hayalimdeki gibi misin?.. Sanmıyorum. Belki de daha iyi.. Ya da yanından bile geçmiyorsun... Komik ama bilmiyorum. Yanına sokulmaya korkuyorum. Korktuğum tek adamsın. Tanımıyorum seni ama sakin duruşun rahatlatıyor, güveniyorum. Her şeyi kendim yaparım, buna alışkınım, belki de ilk defa beraber yapabileceğimizi düşünüyorum. Henüz sana dokunmadım. Elini tuttuğumda kalbim yerinden çıkar mı diye korkuyorum. Sonra elini belimde düşünüyorum, beni kendine çekiyorsun. Nefesin sıcak, gözlerime bakıyorsun... Gülümsüyorum!
Sonra nefes bile almadan göz göze duruyoruz dakikalarca. Böyle de konuşur insan. Anlatıyorum, gözlerin doluyor..... Etrafta çıt yok, dakikalar donuyor. Sonra bir adım geri atıyorum. Sen sabit, kolların yanda bakıyorsun sadece... Yine karışık bir kafayla. Dönüyorum evime gidiyorum, sen de…Kendininkine.
Aşk korkutur.. Bu seferlik pas geçiyorum. Kim bilir tekrar nerde ne zaman karşılaşırız... Belki o zaman daha cesur olurum, ama söz vermiyorum. Sakın beni bekleme!
Üzerimden bir yük kalkmış gibi, biraz rahat biraz özgür daha hafif hissediyorum. Evdeyim... Ama çok sürmüyor bu rahatlık, sanki beraberdik de ayrılmışız gibi özlüyorum... Hiç söylenmemiş sözlere, yaşamadığımız anlara üzülüyorum. Ama pişman da değilim.. Belki de bu kadar çabuk kabullenmene içerledim. Belki de gitme dersin diye bekliyordum... Gözüm hep telefonda, çalsa ya! Hiç bir şey yapmadan oturup duvara bakıyorum, aklımda yine sen.

Sonra sızıp kalmışım... o güzel rüyalardan biri daha. Bu sefer başka bir şehirdeyiz, akşamüstü olmuş, havada bahar kokusu, üzerimde çiçekli bir elbise. Bir okulun önünde miyim neyim, ya da bir terminal... Merdivenlerdeyim, etrafta bir sürü koşuşturan insan.. Tam merdivenlerden inecekken telefonum çalıyor. “nerdesin” diye soruyorsun. Nasıl yani, aradan zaman geçmiş yıllardır görüşmüyoruz, ve beni arayıp nerdesin mi diyorsun.. Şaşırıyorum ama cevap da veriyorum. Detaylı bir tarifin tam ortasındayken “hangi kapı” diye soruyorsun. Buralardasın! Bakınıyorum... Kafamı çevirdiğimde göz göze geliyoruz, durmuş bana bakıyorsun. İki... Üç... Dört... Saniyeler geçiyor, ama ikimiz de hareket etmiyoruz. Gülüyorum... Gülüyorsun. Sonra ben merdivenlerden koşarak iniyorum.. Aynı filmlerdeki gibi, sarılıyorum sana... Telefon çalıyor yine, gökyüzü yankılanıyor.. Uyandım. Gerçekten de telefon çalıyor... Ama yetişemiyorum... Sen miydin acaba?
Bir bardak su... Rüyayı düşünüyorum.. Hayalin bile beni gülümsetiyor.
Aşk bu kaçamazsın... Telefona uzanıp bir nefeste çeviriyorum numaralarını.... Evde yoksun!
Oysa sen de eve gidersin diye düşünmüştüm.. Demek ki dışarıdasın, belki de hiç bir şey olmamış gibi rahat.. Belki içiyorsun arkadaşlarınla, bol kahkahalı müzik dolu bir gece. Her şey yolunda senin için , hiç için yanmıyor, midende benimkini kemiren böceklerden yok belki de. Üzgünüm, şimdi rüyanın büyüsü de gitti... Televizyonu açıp kafa dağıtsam mı?.. Zaten başka yapacak ne var ki...

Kapı çalıyor.. Bu saatte kim gelir ki? ... Kalbim büyüyor.. Ateş basıyor birden.. Korkuyorum.. Kapım çalıyor!
Aşk bu hissedersin... Kapıyı açıyorum... Hoş geldin!