Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı TEMİZLENİRKEN KİRLENMEK
Esin Çınar
Bu yazıyı görünce şok oldum !!!
Benim de bu bölümü görünce " - Haydi canım döktür bilgine birikimine dayanan hayatı şöyle boğazından yakalayıp bir o duvara bir duvara vuran kiminin içindeki romantizme kiminin öfkesine, nefretine tercüman olan sosyal olaylara bir uzman edasıyla nokta vuruşu yapan; okuyanı çiçekler, böcekler, dalga sesleri, kuş cıvıltıları gibi saran bir şeyler yazayım." diye düşünmüştüm. Ama ne mümkün bu yazı öyle derinden vurdu ki beni. Taşlanmış, rengarenk jean pantolonlar geldi aklıma hemen ve bunların hiç bir kontrole tabi olmayan üretim yerleri elektrik parasından tasarruf için çalıştırılmayan arıtma sistemleri neticesinde atık su bedeli gibi mini minnacık bir bedelle Marmara' ya bocalanan zehir.... bu tip yerlerde sağlık tedbirleri olmadan çalışanların sönen ömürleri.... neler neler.... İstanbul Sultanköy'de bir hafta kırmızı bir hafta mavi akarak denize karışan dere geldi aklıma, Küçükçekmece de deterjan atıklarından her dalgada kabaran köpükleri hiç sönmediği için fotoğraflaması kolay olan ve her yaz yosunların bu kirletilmeye dayanamayarak ölmesi sonuncu bir ay tüm sahili kaplayan göldeki iğrenç katliam kokusu ... Evlerine doğal görünsün diye ahsap kaplama çelik kapılar taktıran, bu kapılarla kendilerini çevreden koruduklarını sanan fakat koskoca dünyayı yaşanmaz ve güvensiz hale getirerek aslında korunmadıklarını kendilerini kendi eseri olan doğanın içerisinde hücre hapsine attıklarını bilmeyen insanlar... Arabalarıyla giderken eline geçen herşeyi doğaya fırlatan ve onlar yüzünden belediyenin karayolu kenarı temizleme birimi kurduğu insanlar... Peki sıradan insanları sanayici ile dünyayı mahveden güçlü ülkeler ile karşılaştırsak sonuç ne olur? Tek fark elllerinde bulunan sömürme ve yok etme gücü kiminin az kiminin çok aslında aralarında fark yok... Bir insanın saçına düşen aklar gibi hatırlatmalı biri illa ki... Ölüm de var... Ölüm de var ... Hepimiz durmadan ihanet ettiğimiz, yok ettiğimiz, harap ettiğimiz dünyaya bir şekilde organik olarak karışmayacak mıyız? Utanmayacak mıyız yaptıklarımızdan? Ve bir gün derste çocuklara öğretmenleri anlatmayacak mı? Dünya eskiden yeşildi, tertemiz su kaynakları vardı, milyonlarca bitki ve hayvan türü vardı, denizlerde ve göllerde yüzülürdü diye... Ve asıl soru şu çocuklar: " - Öğretmenim dünya neden bu hale geldi. " deyince sizce öğretmenleri ne cevap verecek?