Uyandığım da Yoktunuz
Gözlerime yuvalandı çapaklar
Ellerimde dünden kalma titreme
Dudaklarım kuru, dilim kördüğüm
Bir kar tanesi dönerek tepeden aşağı
Yüreğime düşüyor! ...Üşüyorum!
Ağlamak nasıldı anne!
Sol omzum hissiz, rüyalar sessiz
Başucumda Yasin-i Şerif...
Zaman gittiğiniz an durdu!
Uzun yollar vardı ya daha katedilecek
Tren raydan çıktı! ...Korkuyorum! ..
Ayakta kalabilmek nasıldı Baba!
Kapı açıldı geldin
Hayır o sen değildin! Rüzgar...
Koyuları sevmedik seninle ebruliydik
Hasrete yanar, coşkuya kucak açardık
Sen dede, ben babaanne olacak
Kahkahalarla yılları yıkacaktık.
Gülmek nasıldı Ağabeyim! ...Özlüyorum!
İçimde yeşeren ağacın yaprakları soldu
Zihnimi bütünleyen anılar günsüz yok oldu
Bir fotoğraf, çok da eski değil
Kalmadı ki cesaret bakacak! ...
Hayat! ...Devam ediyormuş; bilmem
Uyandığım da yoktunuz!
Nisan Serap Muratoğlu