Severek ayrılmak...,
Delikanlı ile genç kız bir birlerini uzun zamandır tanıyorlardı fakat iç dünyalarını paylaşma fırsatları olamamıştı hiç..Delikanlı uzun süreli bir beraberliğinden ayrılmış hayattan zevk almazken komşuları olan genç kızın babası trafik kazası sonucu bir yıl kadar yatalak kalmış, bir ziyaret sonrası kızın babası ile delikanlı arasında bir bağ oluşmuştu.Artık kendini devamlı o evde buluyordu delikanlı...Annesi,babası kısa sürede oğulları gibi sevdi delikanlıyı.Genç kızın ablası ise delikanlının tertemiz kalbini,olgunluğunu,sadeliğini,duygusallığını,olayları değerlendirişindeki farkı çok zaman geçmeden farketti ve aralarında bambaşka bir bağ vardı.Ablası nişanlıydı işten eve gelir gelmez hemen delikanlıyı yanına çağırır sevinçlerini, hüzünlerini onunla paylaşır,bir çıkmazda olduğunu hissedince ona akıl danışırdı.Aralarındaki sevgi gün geçtikçe artıyordu.Delikanlı girdiği sımsıcak yuvada bütün dertlerini unutuyordu.genç kız ise okuldan eve gelir delikanlıyı sadece yemeklerde görür hemen odasına giderdi.Okuduğu okulundan bir sevgilisi vardı.Bir yıl kadar sonra genç kızın ablası evlendi düğününde oynarken delikanlı ve gelinin gözleri devamlı birleşiyor ayrılığın hüznü bakışlarından kalplerine kadar iniyordu.Delikanlı o gece sabaha kadar ortak şarkılarını dinleyip ağladı.Bu arada genç kızın babası ile delikanlının arasındaki ilişki dostluk boyutlarına vardı.Baba,anne delikanlıyı çok seviyordu.Onunla en az paylaşım içinde olan genç kız hiç beklenmedik bir şekilde delikanlının evlerine gittikleri bir akşam yemeğinde,yalnız kaldıkları bir sırada,delikanlıya 'biliyor musun ablamı hep kıskandım ' dedi.Delikanlı şaşırmıştı nedenini sorduğunda ablası ile olan diyoloğunun neden kendisiyle olmadığını sordu ona.Genç kız çok güzeldi.Büyüleyici gözleri,insanın içini eriten gülümseyişi inanılmayacak kadar tatlı bir yüzü güzelde bir vücudu vardı.Zaten stand hostesliği yapıyordu bu yüzden yanına yaklaşılması cesaret isteyen bir durumdu.Dışarıdan kendini beğenmiş havalı bir tipe benzetiyordu delikanlı.Zaten delikanlının aradığı da güzellik değildi.Aslında delikanlı aşkı ,sevgiyi aramıyordu.Uzun süreli beraberliğini şartlar nedeniyle yıpranıp nasıl bittiğini görünce yıkılmıştı.Bir de aşkın sevginin aranılarak bulunmayacağını kendisini bulacağını biliyordu.Genç kızın kıskanmasından kendisiyle daha yakın olmasını istediğini çıkarmıştı delikanlı.Öyle de oldu daha fazla zaman geçirmeye başladılar kız da sevgilisinden ayrılmıştı ve delikanlının aşkı nasıl kutsal saydığını görünce etkilenmişti.Delikanlı nerde nasıl davranacağını çok iyi bilen,kendini çok iyi geliştirmiş,dürüst,sevgiyi hakkkıyla yaşayan ve yaşatan,duygusal ve aşırı romantik biriydi ve sohbetlerinde genç kız her geçen gün delikanlıdan daha fazla hoşlanıyordu.Delikanlının ise hoşlanması için kızın yanında olması yeterliydi.Çünkü kız inanılmaz etkiliyiciydi aynı zamanda hiç de göründüğü gibi soğuk değil çok sevecendi.Birlikte zaman geçirdikçe aralarındaki elektrik gittikçe arttı ve birden kendilerini büyülü bir aşkın kapısında buldular.Delikanlı bir gün genç kıza onu öpmek istediğini söyleyince kız heyecanlı bir yutkunuştan sonra kibarca hayır dedi ve istemediğimden değil ama bir şeyler yaşanmadan bunu yapmanın doğru olmayacağını söyledi.Kısacası adını koymak istedi yaşadıkları yakınlaşmanın.Delikanlının beyni kalbinin sesini bastırıyordu.Bir ilişki yaşayamayacağını ciddi ilişkilerin adamı olduğunu işin ciddiye bindikten sonra maddi sorunların baş göstereceğini söylüyordu.Delikanlının ailesinin maddi durumu pek iyi değildi.Aslında annesi ve babası çalışmıştı yeterli gelirleri vardı ama kumara fazla düşkün olan delikanlının babasının borçları ailenin huzurunu devamlı kaçırıyordu...Evet delikanlı genç kıza ondan çok hoşlandığını fakat bir ilişkiye şartlar yüzünden başlayamayacağını söylüyordu.Kızda aynı şeyi söyledi ama kalpleri bas bas bağırıyordu.Mantıkları nereye kadar karşı koyabilirdi ki bu duruma.Delikanlı genç kızı öptü kız da onu ilişkileri yoktu bir şeylere başlamadılar sadece öpüştüler bütün gün öpüştüler gece on ikiye kadar oğlan her fırsatta kızın yanına gitti kapıdan da olsa iki saniye de olsa öpüştüler... ve günün sonunda delikanlı yatağa başını koyduğunda artık mantığının sesini hiç duyamıyordu ve kıza şu mesajı attı 'Yarı dalgalı olmamalı deniz ya durmalı ya coşmalı, yarı sevdalı olmamalı insan ya sevmeli ya ölmeli ,ölmeyelim.... Sabaha kadar yan yana evlerden mesajlaştılar çünkü ikisi de heyecandan uyuyamıyordu zaten uyumakta istemiyorlar bir an önce birbirlerine sımsıkı sarılmak istiyorlardı....Böylece başlayan aşkları o kadar çabuk gelişti ki.Delikanlının genç kızın evine rahatça girebilmesi uyumanın dışındaki bütün vakitlerini beraber geçirmelerini sağlıyordu.İyileşen baba bütün gün dışarıda, komşu olan anneler bütün gün birbirlerinde..bütün bunlar aşıklara yarıyor karı koca gibi bütün gün beraber vakit geçiriyorlardı.Delikanlının tek istediği güzeller güzeli sevgilisini mutlu etmekti o mutlu olursa delikanlı da mutlu olacaktı.Delikanlı biliyordu ki genç kız ne kadar mutlu olursa o da kendisini mutlu etmeye çalışacaktı öyle olacağını bilmese bencil olduğunu anlasa zaten sevemezdi.Ayrıca delikanlı önceki yaşadığı uzun süreli ilişkide yaptığı hataları anlayıp aynı hataları takrarlamıyordu iyi bir tecrübeydi bu onun için ders almayı biliyordu hatalarından...
Öyle de oldu delikanlıda genç kızda birbirleri için her türlü fedakarlığı yapıyorlardı zorunluluk olarak görmüyorlardı yaptıklarını mutluluk kaplıyordu içlerini gitgide.Çok mutluydu genç kız bir çok kişiyi sevmişti ama sevgiyi,hatta sarılmayı bile delikanlıdan öğrendiğini söylüyordu.İkisi de hayatlarının aşklarını bulduklarını söylüyor her şeyi paylaşıyorlardı.Genç kız o kadar bağlanmıştı ki okulda geçirdiği zaman ona ölüm gibi geliyor derslerse devamlı sevgilisine mektuplar yazıyordu.Kızın iki yıllık üniversite öğrenimi bitmiş delikanlının askerliği gelmişti delikanlı futbolcu olma hayaliyle senelerini geçirirken ayrılmanın inanılmaz olduğunu düşünüyordu.Zekiydi de delikanlı çalıştı ve yaşadığı şehirde dört yıllık üniversite kazandı.İkisi de öyle çok sevinmişti ki bu duruma sadece gözleriyle konuşup saatlerce birbirlerine sarıldılar.Hayat toz pembeydi onlar için ama sorunlar başlayacaktı yakında...Delikanlı okula gitmeye başladı bu sefer kız evdeydi okulu bitmişti iş aramaya başlamıştı.Delikanlı hazırlık okumaya başladı ingilizceyle arası yoktu sevmiyordu.Sevgilisini daha fazla görübilmek için sabah grubuna alt yapısı olanlarla okumak istedi.Uyardılar ama dinlamedi sevdiğinin yanında geçireceği saatleri ,dakikaları hatta saniyeleri hesaplıyordu.O sene sınıfta kaldı ve koca bir yılı kaybetti bu aşıklar için hiçte iyi olmadı.Kız iş bulmuştu çalışmaya başlamış çeyizini düzmeye başlamış delikanlı ise okulda sene kaybediyordu ve bu olay ilişkide ki mükemmelliği bozacak olaylardan birisi oldu..Yaşanılan yoğunluk paylaşılan güzellikler gençlere mükemmel bir evliliğin hayallerini kurduruyor ama bu hayallere ulaşmak için de ne yapılması gerektiği konusunda gençleri fikir ayrılığına sürüklüyordu.Yaşanılan tartışmalarda delikanlı o kadar anlayışlı,olgun davranıyordu ama bu sefer karşılığını alamıyordu.Genç kız kızıyor gelecekleri için delikanlıdan bir şeyler yapmasını istiyor bazen de istemeden kırıcı konuşuyordu.Delikanlı ise kızsa bile sevgisi hep ağır basıyor asla kırıcı olamıyordu.Genç kız delikanlıdan askere gitmesini gelip iş bulmasını onu bekleyeceğini söylüyor delikanlı ise şu şartlarda asgari ücret dışında bir iş bulamayacağını ve ona düşlediği hayatı sunamayacağını söylüyordu. Birbirlerini delikanlının hayatı boyunca düşlediği derecede seviyorlardı tartışmaları bile evlilik yolunda yapılacaklarla ilgiliydi.Bir süre devam eden olaylar sonucunda delikanlı okuluna devam etti ama ilişki de kendisini ezik hissetmeye başlamıştı.Genç kızın aile yapısı farklıydı annesi on sekiz,ablası 23 yaşında evlenmişti ve genç kızı da her ay biri istemeye gelmek için haber gönderiyordu.Genç kız çok güzeldi delikanlı bunu normal karşılıyor ona güveniyordu.Kız da her teklifi geri çeviriyor delikanlıdan bir şeyler yapmasını istiyordu..Delikanlının bu şartlarda elinden hiç bir şey gelmiyor genç kız için en iyisini istiyordu.Çok düşündü ne yapması gerektiğine zor da olsa karar verdi ve genç kıza ayrılmalarının gerektiğini söyledi.Çok iyi bir kısmetinin olduğunu annesi delikanlının annesine söylemişti.Genç kızın annesi de delikanlıyı çok sevmesine rağmen geleceklerinin olmaması nedeniyle ilişkilerinin bitmesini istiyordu.O da kendisine göre haklıydı ve kızı için en iyisini istiyordu.Delikanlı da sevdiği için en iyi sonucun olmasını istiyordu ve bunu kıza söyledi.Genç kız bunu anlamakta zorluk çekti. İkiside sımsıkı sarılarak,ağlayarak konuşuyorlardı ve ayrılmakta delikanlı diretti bunu kendisi için istediğini onu dört yıl okulla sonrası iş arama stresiyle bekletmek istemiyordu.Kendine de çok fazla güvenemiyordu onca yılın sonunda başarısızlık ve ayrılık ikisi için de yıkım olurdu....ve ayrıldılar ,ayrıldılar ama kopamadılar delikanlı yine sabahın yedisinde genç kızı görebilmek için durağa bırakıyor akşam iş çıkışı ya alıyor ya da durakta dört gözle gelmesini bekliyordu.Üç yılın sonunda babasının aşklarını öğrenmesi zaten yakınlaşan sonlarını hızlandırdı ve aşıklar istemeden koptular...Genç kız aile baskısıyla onu isteyen bir gençle tanıştırıldı durumu iyi olan bu gençle anlaştılar üç dört ay sonra nişanlandılar.Nişanlılık döneminde bir gün delikanlının telefonu çaldı ve genç kız ağlayarak hiç bir sorunları olmamasına rağmen onunla olduğu gibi olmadığını,bir şeylerin eksik olduğunu söyledi.Delikanlı ise içi parçalanarak kendisiyle yeni ilişkisini kıyaslamamasını zamanla her şeyin rayına oturacağını söyledi.Delikanlı kumar oynamıştı hayırlı bir insanla tanışması için gecelerce tanrıya dua etti...Yakın dostları onun yanlış yaptığını ayrılmamaları gerektiğini söyledi hep. O ise genç kızı tanıdığından beri yaptığı her şeyi onun için yaptığını,yapamadıkları için hayatının aşkını kaybettiğini söylüyordu. Aradan geçen aylar sonunda genç kızın mutlu olduğunu dillere destan bir düğünle evlendiğini duymak delikanlıyı sevindirdi. Bir çok insan buna anlam veremediğini sevdiğinin evliliğine kimsenin sevinemeyeceğine onu samimi olmamakla suçlamalarına rağmen o sevdiği insanın bir zamanlar deli gibi aşık olduğu genç kızın mutluluğunda payı olduğunu düşünerek kendini teselli ediyordu...Hiç olmazsa yıllar sonra gelebilecek iki taraflı yıkım tek taraflı kısa süreli bir yıkım olarak kapandı....Evet hüzünlü bir aşk hikayesiydi merak edebilirsiniz belki kimdi o delikanlı diye....Tanımıyorum; bazen insan kendini bile tanıyamıyor...
Alinti...