MEHMETÇİK
Bir Milletin, cephede savaşan evlatları dünyayı hayretler içinde bırakan kahramanlıklar yaratmışsa, hiç şüphe yok ki; o milletin yalnız cephede savaşan erleri değil beşik sallayan anaları,okul çağındaki evlatları ve ak saçlı ihtiyarları,sonuç olarak bütünü kahramandır.
Bütünü kahraman olan bir milletin fertlerini ismen ayırt etmek,kahramanlıklarını sayabilmek ise imkansızdır. İşte onların hepsini bir tek adla bağrına basmak için Türk Milleti ,adları ayırt edilmeyen evlatlarının hepsine birden,bir sevgi,kendisini savaş alanlarında tanıyan düşmanları ise bir saygı nişanesi olarak “ Mehmetçik” demiştir. Mehmetçik bütün Türk Ordusunun sembolüdür.Mehmetçik, bir isim değil bir fikirdir,bir idealdir.
Mehmetçiğin manevi varlığında; mertlik,doğruluk,büyüklerine saygı,küçüklerine sevgi,komutanlarına itaat ve bağlılık,cesaret, kahramanlık,fedakarlık, tevazu ve yurt sevgisi bütünleşmiştir.
O, askerlik şerefini, Türklüğün yüceliğini öz varlığının çok üzerinde tutar.
O’nda askerlik duygusu beşikte başlar. Fedakarlık,hak için,yurdu ve ulusu için her şeyi,gaziliği, şehitliği göze almayı,kendisine söylenen ninnilerden öğrenmiştir. O silahının milletinin kutsal emaneti olduğunu bilir.
O’nun için en büyük rütbe şehitlik sonra gaziliktir.
Savaşta Mehmetçik; hisseden,duyan varlık halinden çıkar düşmanını ezen,yakan,kavuran bir ateş kütlesi olur ve yurdunun masum topraklarına göz diken düşmanını yok eder.
Mehmetçik, tarih boyunca zaferden zafere,alevden bir sel gibi akıp gitmiş ve geçtiği her yerde uygarlık, asalet, adalet izleri bırakarak yeni ülkelere doğru ilerlemiş ve bazen de kendi yurdunu, özgürlüğünü, bağımsızlığını ve şerefini savunmak zorunda kalmıştır.
Orta Asya’dan, Tuna Boyları’na ve bütün Akdeniz kıyıları’na nam salmış ve katıldığı her savaşta zaferler kazanmış olan Mehmetçik ile, bütün milletçe iftihar ve gurur duymaktayız.Türk Milletinin potasında her biri seçkin subaylarının ellerinde yoğrularak meydana gelen Mehmetçik, hiçbir milletin askerine nasip olmayan uzun ve parlak bir geçmişe sahiptir.
Tarihin her sayfasında,onun örnek zaferlerini bulmak ve görmek mümkündür. Bu zaferler, Mehmetçiğin kanı ve canı pahasına milli şeref ve namusu uğruna yazılmış bulunmaktadır.
Bizlere düşen görev, bu zengin özelliklere sahip askerlerimize sahip çıkmak,onlarla yakından ilgilenmek, onlardaki bu özelliği daima sıcak ve taze tutmaktır. Ruhsuz ve heyecansız bir kıt’a asla başarılı olamaz.
Alıntı