"Tanrı beni olmam gereken yere gönderdi"
Galatasaray'ın Brezilyalı yıldız futbolcusu Cassio Lincoln, Florya Metin Oktay tesislerinde düzenlediği basın toplantısında Galatasaray'daki günlerini ve Türk vatandaşlığına geçip geçmeyeceği hakkında açıklamalar yaptı.
İşte Lincoln'ün açıklamaları:
"Bu basın toplantısını kendim istedim. 4 aydır buradayım ve 4 aydır yaşadığım mutlulukları paylaşmak istedim. Sizler için zor olmuştur yeni bir transferin 4 aydır konuşmamış olması, anlayışınız için teşekkür ederim. Ben de farkındayım konuşmak istiyorsunuz, gerek dil zorluğu gerekse de yönetimin konuşmamamı istemesi nedeniyle konuşmadım. Hepinize anlayışı için teşekkür ederim."
"HERKES BENİ SEVDİĞİNİ HİSSETTİRDİ"
"Türkiye'ye gelir gelmez bu kadar kısa sürede adapte olmayı beklemiyordum. Ama çok kısa bir sürede kendimi evimde hissettim. Bu adaptasyonda da bir çok kişinin katkısı oldu. Herkes bana yardım etti. Sahalara bakım yapan arkadaşlardan Başkana, oteldeki arkadaşlardan gazetecilere kadar herkes beni sevdiğini hissettirdi, herkese teşekkür ederim."
""Beşiktaş maçı kampında yaşanan olaylarına gelirsek tek bir cevap vereceğim, herkesin anlamasını istediğim bir cevap olacak: Burada bulunduğum 4 ay boyunca yaşadığım tek olumsuz olay bu. Tabii ki yaşamak istemediğim bir olay ama insan hayatında herşey istediği gibi gelişmiyor. Bu olayda hatalıyım, kulübün kuralları vardır ve ben bunlara uymadım. Beni ziyarete gelen insanlar yakın dostlarımdı, ailem gibi gördüğüm insanlardı. Buraya gelip ertesi günkü derbi için beni yüreklendirmeye gelen insanlardı. Ama kurallar dahilinde düşünülürse ben hata yaptım. Ben zaten bu karar toplantıda açıklandığımda tüm takım arkadaşlarımdan onları yalnız bıraktığım için özür diledim. Onlar da bana destek verdiler. Sonra hocamla görüştüm. Ben karara saygı duyduğumu ama karara katılmadığımı da kendisine ilettim. Çok üzüldüm, bunu saklamakta sakınca görmüyorum, zaten o gün beni statta gördünüz. Sabaha kadar uyumadım, şok olmuştum. Bu kadar ağır bir karar beklemiyordum açıkçası. Ama sonuçta bir karar alınmıştır bana da uymak düşer. Ama şunu söylemek istiyorum; Biz buraya hocamız için oynamaya gelmedik, Galatasaray'a hizmet için varız. Hoca da Galatasaray'a hizmet için burada.
"TARAFTARLARIN TEZAHÜRATLARI MORALİMİ YÜKSELTTİ"
"Ben bu gerçekten yola çıkarak kararı kabullendim. Beşiktaş maçının ertesi günü hocamla toplandık. Kararın üzüntüsünü onunla paylaştım. O da bana 'Peki bundan sonra ne olacak' diye sordu. Ben de şu yanıtı verdim: Ben buraya geldiğim ilk günden beri mutluyum ve 10 yıllık profesyonel bir futbolcuyum. Elimden gelen en iyi şeyi yapmak için geldim buraya. Hoca mutlu oldu ama benim mutsuzluğum sürüyordu. Ama Sion maçı öncesi 15-20 bin kişi benim adımı bağırınca yine şok oldum. Taraftar bana öyle bağırınca herşeyi unuttum diyebilirdim ama onu demiyorum. Ancak şunu da söyleyeyim, o tezahüratlarla moralim %80 oranında düzeldi ve taraftar sayesinde oldu bu. Ben o sayede çok iyi bir maç çıkardım."
"FUTBOLU GALATASARAY'DA BIRAKACAĞIM"
"Galatasaray ile 4 yıllık mekavelem var ve 4 yılı burada geçirmeyi düşünüyorum. O 4 yılın sonunda da futbolu bırakmayı düşünüyorum. Yani futbolu Galatasaray'da bırakacağım."
"MİLLİ TAKIM KOLAY, ADIMI DEĞİŞTİRMEK ZOR !.."
"Milli Takım konusuna gelince. Ben de açıkçası gazetelerden takip ediyorum bu konuyu. Şu ana kadar bana resmi olarak gelmiş hiçbir teklif yok. Ama teklif gelirse çok gurur verici olacak iyi bir futbolcusunuz ki bir Milli Takım'dan size teklif geliyor demektir. Eğer böyle bir teklif gelirse yakınlarımla beraber oturur konuşurum. Ben Türk vatandaşlığına geçersem Türk Milli Takımında oynamak benim için zor olmaz. Benim için zor olan adımı değiştirmek olur. Teklif gelirse bunu ciddi biçimde düşünürüm."
"G.SARAY'DA GÖRDÜĞÜM DESTEĞİ HİÇBİR YERDE GÖRMEDİM"
"Daha önce hiç seyircisiz maç oynamamıştım. Çok az seyirciyle oynadığım maçlar vardı ama seyircisiz maçı ilk kez oynuyorum. Şu ana kadar oynadığımı bütün kulüplerin çok taraftarı vardı. Ama Galatasaray'da gördüğüm desteği hiçbir yerde görmedim. Şu ana kadar seyircisiz oynadığımız maçlarda iyi işi çıkarttığımıza inanıyorum. UEFA Kupası maçlarında seyircinini bizim için ne büyük bir destek olduğunu daha iyi anladık."
"TANRI BENİ OLMAM GEREKEN YERE GÖNDERDİ"
"Gelişimle ilgili de şunu söylemek istiyorum. Brezilya'dan Türkiye'ye gelirken Almanya aktarmasında menajerimi arayıp birinin beni karşılayıp karşılamayacağını sordum. O da gülerek herhalde bir kaç kişi seni karşılar dedi ama gülüyordu. Ve İstanbul'a gelince beni karşılayan kalabalığı görünce inanamadım. Tanrı beni olmam gereken yere gönderdi diye düşündüm. Sunun için ayrıca teşekkür ediyorum."
"KANIMIN SON DAMLASINA KADAR GALATASARAY İÇİN MÜCADELE EDECEĞİM"
"Geldiğimden beri iyi futbol oynamam için bir ortam sağlandı burada. Sadece Beşiktaş maçından önceki kötü olay oldu olumsuz. Bana da böyle güzel bir ortamda sadece futbolu düşünmek kalıyor. Ben hep gittiğim kulüplerde benden önce oynamış başka oyuncularla karşılaştırıldım. Hagi ile karşılaştırılınca alçakgönüllü olmak zorundayım. Çünkü ben Hagi'nin burada bıraktığı izleri, burada başardıklarını başkasının yapabileceğine inanmıyorum. Portekizce'de olan bir tabir vardır, Türkçe'de de var; ben kanımın son damlasına kadar Galatasaray için mücadele edeceğim. Hagi hakkında o kadar çok şey anlatıldı ki burada günün birinde tanışmayı çok isterim. Hatta sizin de sayenizde belki beraber bir röportaj yaparız."
"Doğrusunu söylemek gerekirse herkes bana 32 yaşında futbolu bırakmanın erken olacağını söylüyor. Ama ben hep hayatımı programlamayı seven bir insanım. Ama tabii ki geleceği bir tek Tanrı bilir. Ben 32 yaşına geldiğimde kendimi oynayacak gibi hissedersem kararımı gözden geçiririm."
"ALEX F.BAHÇE BEN G.SARAY İÇİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUM"
"Hiçbir oyuncu başka bir oyuncu ile karşılaştırılmak istemez. Alex tanıdığım ve iyi bir oyuncu. Zaten Brezilya Ümit Milli Takımında beraber oynamıştık. Alex F.Bahçe'nin kontratlı oyuncusu ve elinden geleninin en iyisini F.Bahçe için yapmak zorunda. Ben de aynı şekilde G.Saray'ın kontratlı oyuncusuyum ve elimden gelenin en iyisini G.Saray için yapmak zorundayım."
"MİLLİ TAKIMA ÇAĞRILMAYINCA KULÜBÜME KONSANTRE OLDUM"
"Brezilya Milli Takımına niye çağrılmadığımı bilmiyorum. Son yıllarda sürekli Avrupa'da oynadım ve hep ilk 11 oyuncusu oldum, niye çağrılmadım bilmiyorum. Ama bu sayede kendi kulüp takımıma daha iyi konsantre oldum."
(1999 yılında bir Brezilya-Avusturya maçında 9 dakika oynadığı görünüyor. A Milli Takım maçı mıydı, eğer öyleyse zaten Türk Milli Takımında oynayamaz şeklindeki soru üzerine)
"Doğrudur 9 dakika oynadım ama o A Milli Takım değildi, 23 Yaşaltı Milli Takım maçıydı. Ben o zaman 19 yaşındaydım."
"BREZİLYALILAR YARDIMCI OLMADI"
"Türkiye'de oynayan diğer Brezilyalı oyuncularla tanışıyoruz ama çok da görüşemedik. Zaten daha evimi bile yeni kuruyorum. Bekarım, o yüzden eve taşınmak zor oluyor. Ama 'Adaptasyonuna yardımcı oldular mı?' derseniz cevabım hayır. Adaptasyonuma yardımcı olan tek kişi G.Saray Menajeri Mustafa Turgan'dır."
"ŞİMDİ ARTIK GRUPLARA KONSANTRE OLACAK"
"UEFA Kupası'ndaki grubumuz kolay bir grup değil, çünkü herkes elinden gelenin en iyisini yapacak. Bize karşı diğer takımlar daha yüksek performansla oynayacak. UEFA Kupası'nda şu ana kadar yaptıklarımızı unutmak zorundayız. Bu sene geçtiğimiz turları düşünerek devam edemeyiz. Şimdi artık gruplara konsantre olacağız. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız."
"3 AYLIK BİR TAKIMIZ"
"2000'de UEFA Kupası'nı kazanan takımı çok iyi tanıdığımı söyleyemem ama aldığım duyumlar o futbolcuların birkaç senedir beraber oynadığı yönündeydi. Siz de biliyorsunuz ki bir takımda futbolcular bir kaç sene beraber oynayınca verim yükseliyor. Biz ise 3 aylık bir takımız. Ama bu da bir mazeret değil. 3 aydır beraberiz, elimizden gelenin en iyisini yaptığımıza inanıyoruz."
"TÜRKİYE'DE LİG VASAT DEĞİL"
"Türkiye Ligi'nin vasat olduğuna inanmıyorum. Çünkü Almanya Ligi'nden geçen önemli oyuncu kadarı Türkiye'den de geçti. Bundesliga tabii ki çok organize bir lig, ama Turkcell Süper Lig de çok organize bir lig. Beni şaşırtan bir olay yaşamadım."
"Galatasaray'a transferim uzun bir süreç aldı ama bu benden kaynaklanmadı."
"Daha önce oynadığım liglerde bu kadar sertlik yoktu. Çünkü oynadığım ortamlarda birebir markaj altında oynamıyordur. Ben G.Saray için ne ifade ettiğimi biliyorum ve rakipler de bunu biliyor. Bundan dolayı markaj altında oynamamı normal buluyorum. Hakemlere de yönetimlerinden ötürü teşekkür ediyorum. Bu sertlik gitgide artacak, hakemlere de bunu söylemek istiyorum. Zaten şu ana kadar gayet iyi idare ettiler bundan sonra da iyi idare edeceklerine inanıyorum."