YAŞAMAK
Yorgun bir akşam iniyor kente
pencereler sokaklara açılmış
sokaklarda bahar
gelinlik bir kız gibi nazlı ve korkak
ağacıyla
yaprağıyla
yeliyle
sürüp gidiyor yaşamak
oysa ben,
her adımda biraz daha kaçıyorum kendimden
sensiz bir dünyada yaşamaya mahkum ettiler
beni
bütün şarkılarımı yıldızlara tutup yaktılar
herkes aydınlıkları alıp gitti sabahlardan
beni karanlıklarda yalnız bıraktılar
boşluğa sıkılmış kurşun gibiyim
yıkıldı duvarları krallığımın
yıkıldı yarınlarım
insanlar gülüşlerimi çaldı dudaklarımdan
insanlar yalnızlığa itti beni
kan yağıyor gözlerimden
ben bir nisan yağmuruyum şimdi
bir sonbahar rüzgarıyım delice esiyorum
gözlerim cam kırıkları gibi dökülmüş kaldırımlara
bir sokak ortasında bileklerimi kesiyorum
upuzun bir bekleyişin son satırlarındayım
damarlarım tutuşuyor
artık eser yok içimde umuttan, hazdan
bütün güzelliğiyle sana bırakıp dünyayı
yaşamaya elveda diyeceğim birazdan...