Arama

Kahraman Tazeoğlu - Tek Mesaj #39

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
13 Kasım 2007       Mesaj #39
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Köhne bir evde 25 mumluk cılız ampuller yanardı... Kıştı... 7 kardeş küçük bir elektrik sobasından nasiplenirdik. Sırtımıza karlar yağardı önümüzde baharlar açarken... O zamanlarda kanımı içen bitlerim vardı.


Saçlarımın arasından çeker çeker iki tırnağımın arasında çıtlatırdım. Kan izleri dururdu ellerimde. Cinayete uygun, yeni sirkelere sığınak olurdu sıcak şakaklarım. Sonra annem kafamıza gaz döker, bizi okula yollardı. O zamanlar adının ilk harfi beynimin içine bir solucan gibi kıvrılmamıştı daha. Ne zaman gözlerimi uzaklara yatırsam, aklıma sinema salonlarında uyumak gelirdi. Benim kimsesiz sahillerim vardı. Sonra ölü bir balıkçı uğradı oraya. Mor cesedini yeşil bir brandaya sardılar. Gördüğüm ilk cesetti o, sonraları hep rüyalarıma girecek olan. Onu televizyondaki beyin nakli yapılan adama benzetirdim.


O zamanlar aşkı hiç bilmiyordum
Aşk olsundu
Aşk ölsündü
Biliyorum düş’tü
Sonra düştü...
Çirkin ve hüzünlüydüm hep. Utanıyordum çirkinliğimden.
Saçlarım alnıma düşsün istiyordum. Zenginler gibi giyinemiyordum ama varoş çocuğu da değildim. Delikanlı kentler büyümüyordu içimde. Bir sonbahardı. Ölü bir kenti ikindi uykusuna yatırırken dalgın fesleğenler içinde unuttular beni.

Balkonumda uyuttuğum ölü sardunyam faili meçhul bir yangına kurban gitti... İntikamını hiç alamadığım... Bu kentte herkes yalancı. İki kişi, bir üçüncüyü ezince mutlu oluyor hep. Ve rüzgarlar utangaç bir kız gibi kaçışırken yollarımdan, aşk bol virgüllü bir cümle oluyor usumda. Senin kirli duvarlarına şiir yazmamaya yeminler ediyorum. Durgun ve yorgunum. Kimliğime ekleyin! Öykünülesi bir duruş bulamadım kendime... Satılık kelimelerden yola çıktıkça içime batıyor, içime battıkça kendime yabancılaşıyorum... Alnımda parçalanıyor künyem... Şehrin en dalgın düş satıcıları sarhoş şarkıları söylüyorlar bana.

Ama bakın size yemin ediyorum ki annemin ninnilerini hiç unutmadım ben. Kulağıma çakılı duruyor en anne sesiyle...


kahraman tazeoğlu'nun "ölü bir kentin morg alfabesi" adlı kitabından