Arama

Sahipsiz Mektup'lar - Tek Mesaj #516

nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
30 Kasım 2007       Mesaj #516
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Uykusuz Her gece

Merhaba,

Güneşi gördü ya ellerim, artık üşümez. Bugün gölgemin peşinden dolaştım yoruluncaya kadar. Denize unuttuğum şarkıların sözlerini sordum. Sabah yol kenarı kafelerinin birinde içilen bir sütlü kahve ve yanına katık ettiğim pain aux raisins (Üzümlü ekmek diye çevrilse de, milföy hamurundan yapılan, içinde üzümler olan ve fransızların olmazsa olmazlarından croissant (kruasan) ailesinden bir yiyecek) ve dilimde bir şarkı.

.... uykusuz her gece
bu soğuk kahvede
sabahlarım bazen günlerce
rüyalarıma gelme diye
uykusuz her gece
yorgun ölesiye
unutur muyum seni yorulsam her gece.

Issız bir kenar kasabasında yoldan geçen kamyonlara bakarken mırıldanıyorum. Benim ne işim var burada? Oysa denize ve şehre çok yakınım. Bir o kadar da uzak…

Arabanın teybinde çalarken tartışmıştık bu şarkı bir erkeğin mi, bir kadının mı ağzından söylense daha çok anlam kazanır diye…

Tuhaf, işte şimdi benim dilimde. Üstelik bir güneşli bahar sabahı. Yanında bir sütlü kahve ve ağzımda büyüyen lokmaları ile üzümlü ekmek.

Baharı böyle karşılamayacaktım oysa. Onun için topladığım tüm kokuları ve tüm parlak renkleri yanımda taşıyordum. Bahar kokmak ve baharı koklamak…

Karşıda yeşil çamların sis içindeki siluetleri. Ve ben yol kenarı kahvelerinden birinde oturmuş, geçen arabaları sayıyorum.

Hala kar var uzaktaki tepelerde, güneş öyle yakın ki…Tutsam bulutlara karışacak gibiyim. Kahvenin dumanı burnuma geliyor ve ben bahar kokuyorum. Sandıktan çıkan yazlıklar gibi tüm tozlardan arınıp içime bahar sabahlarının getirdiği ilk kokuları çekiyorum. Dilimde hala aynı şarkı. Oradaki tüm kelimelere inat, Güzel güzel uyuyorum, en renkli rüyalarımda sonu mutlu biten aşklar var.

Tozu dumana katarak bir kamyon geçti, birazdan benim otobüsüm gelecek, durağa gitme vakti. Biten kahve fincanımı almaya gelen garson kıza gülümsüyorum.

Yüzümdeki tüm çizgilerde parlayan güneş…

Bugün yorgun değilim, Size iyi günler diyen bir baş selamı ile uzaklaşıyorum.

Duraktayım. Zamanı unutmamak adına saatime bakıyorum…

Unutur muyum seni?

Hiç unutmamak adına, gelen otobüse biniyorum…

Uzakta bir şehir silueti, ben bu ıssız kasabadan ayrılırken camdan gördüğüm.

Bir kamyon hızla yanımızdan geçiyor ve plakasında yazan iki harfi ben tamamlıyorum IS-…TANBUL.

Masada üzümlü ekmek kırıntıları, etrafı kaplayan bahar havası ve yoldan geçen kamyonlar arasında bir şarkı ile hatırladıklarım…

Yine içimden şehri İstanbul geçti, özleme bir mektup daha yazdım. Şimdi postada…..

Suna Keleşoğlu