Arama

Şiir Nehri -1- [Arşiv] - Tek Mesaj #980

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Mart 2006       Mesaj #980
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
SENİ SEVİYORDUM
siir10172 kalpsiir10172 kalp
siir10172 kalp
Sana uzak kentlerden birinde
zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri..?
siir10172 kalp
Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
siir10172 kalp
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü
ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın.
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...
siir10172 kalp
Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
siir10172 kalp
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler.
Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu.
Geri dönüyordu çoğalarak.
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi,
her şeyi erteleyişim oluyordun.
Kalp ağrısıoluyordun,
birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk.
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor
ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk.
Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.
siir10172 kalp
Ben seni seviyordum, bilmiyordun.
siir10172 kalp
Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun.
Bütün sevinçlerim bittikten sonra
yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni.
Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı...
Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.
siir10172 kalp
Ve sen yine bilmiyordun

Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir
yada boşver bilme en iyisi.....

siir10172 kalp


Aç Kapıyı Yalnızlık

Aç kapıyı yalnızlık, ben geldim
Hayır, ağlamadım, gözlerim yaşlı değil.
Cephedeydim, kurtaramadım yenilmekliği.
Gece yarısı, uyumuştur sokaklar çoktan
Bir sen varsın işte, bir de benim hayaletim...
Bakma öyle, al elimden valizlerimi
Bir şey yok içlerinde; balık kokusu sinmiş üç beş kazak,
Kırık bir ayna, bir kaç tel siyah saç...

Soğuk burası, yağmur kokuyor
Geceleri uyku tutmaz insanı burda
Bak, yıldızları görmem lazım benim dolunayda; çıldırırım
Yıkarım üstüne bu mahzeni, kaçamazsın...

Morarmış, çatlamış ellerim soğuktan görmüyor musun?
Varsa sıcak bir çorba getir bana, tuzlu
Yoksa uğraşma, aç değilim.
Saat yok duvarlarda, o kadar yalın yaşamak
Günışığı da yok, karanlık ruhun gibi yakın sana...

Yalnızlık kapat kapıyı!
Şuraya, şu soğuk taşların üzerine bir yatak ser bana.
Uyumak istiyorum,
Unutmak istiyorum,
Unutulmak istiyorum...