yapmfizik itibarıyla " yanakta doğal olarak bulunan ve gülümseme esnasında oluşan çukurluk" diye bir tanımı olsa da uşşâk ve şuarâ milleti için gamze: "yârîn kirpik altından kaçamak bakışı , gizlice göz süzmesi , nazar değmesi"" olarak görülmüş , dillendirilmiştir .
Bu açıdan nedime göre cellat (âfet-i cân dediler gamze-i cellâdın için), karaca oğlan'a göre saplanmaya,can almaya hazır ok (özü şirin,sözü şirin bir güzel/gamzesi ok,kaşı yay'a bağlıdır) , kadı burhaneddin'e göre ciğere saplanıp iki büklüm etmiş ok (acâip gamzesi vardır ki vuralı ciğerde ok / kaddim ok gibi doğruyken kaşı gibi kemânn oldu) , râmiz'e göre gönülleri esir eden bir avcı (yine sürgün avına çıkdı meğer gamzelerin / sürüsüyle tutulur âşık-ı ser-bâz sana), nâbî'ye göre aşıkların vazgeçilmezi naz (naz ederse gamzesi uşşâk-ı zâra naz eder) , nefi'ye göre lisân-ı hâl'e bir tercumandır(gamzen suâl'e başlasa uşşâk'a her müjen / gûyâ lisân-ı hâl ile bir tercuman olur)
o derece telef edicidir ki gamze bir fars şairi yarısı için şöyle söylemiş :
be nîm gamze tuvânî ki katl-i âm kunî
neuzubillaha eğer ""gamze" râ tamâm kunî
(Yâr'in yarım bir gamzesi bile âşıklar arasında katliama sebep oldu . Allah korusun ya o gamze tamam olsayıdı!...)
Gamzelerim...
Ben hüzünlerle sevdim şiirleri
Ben hüzünlerle büyüttüm kendimi
Küçükken gamzelerim vardı benim
Büyüdükçe hüzne sattım hepsini...
Bedirhan GÖKÇE
Gamzedeler
Gam vurur gam zedeler
Sinemi hakkak delemez
Delerse gamze deler