Arama


mrgogo - avatarı
mrgogo
Ziyaretçi
20 Ekim 2005       Mesaj #33
mrgogo - avatarı
Ziyaretçi
Uçurum ve Çakıl Taşı Ne garip kocaman adamlar olduk, hala oyunlar oynuyoruz… yani büyüdükçe kocaman çocuklar olduk…yalanlar söyledik hem de hiç masum olmayan yalanlar, söylerken de düşünmedik sonunu bastık tetiğe attık kurşunu nereye saplanacağını düşünmeden… biz hep karavana attık sandık oysa bilmedik kaç kişiyi öldürdük attığımız kurşunlarla…
Bilmedin hiçbir zaman gülüşünün ne kadar tehlikeli bir davet olduğunu, hem de kapıya kadar geldiğin davetiyenin olduğu ama içeri giremediğin bir davet… tek sorun sen değildin elbette kirlenmiş geçmişlerimiz yatıyordu aramızda… bazen görüyordum bana bir şeyler söylemek istiyordun sonra gülüyordun… ben sensin komik bir şey düşündüğünü düşünürken oysa sen kavga ediyordun içindeki senle… söyleseydin belki kırılırdım(?) hayır kesin kırılırdım….ama bir yandan da mutlu olurdum çünkü her saniye karsımda durup söyleyeceklerini yutmanı izlemekten hatta zaman zaman boğulduğunu izlemekten kurtulurdum…
Biliyordum ben bir çakıl tasıydım sense bir uçurum…ne garip senin gibi bir uçurumun benimle uğraşması oysa sen dağlarla dans etmeliydin… git gide sana benzedim bende… sen bir aşkı unutmak için bana yıkılıyordun bense seni unutmak için yosunlara tutunuyordum…
Bir gün senden bir çakıl taşı gibi düşüp yere bir kaya gibi vuracağım ve sen bir bebek gibi ağlayacaksın...

mR. Gogo