Arama


Mystic@L - avatarı
[email protected]
Ziyaretçi
14 Nisan 2006       Mesaj #2
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi

HACCIN ÖNEMİ

pilgrimswalking

Hac, Arafat'ta belirlenen özel vaktinde vakfe yapmaktan (bir miktar durmaktan) ve Kâbe-i Muazzama'yı usulü üzere tavaf ederek ziyaret etmekten ibaret olan bir ibadettir. İslam'ın şartlarından beşincisidir. mal ve bedenle yapılan bir ibadettir. Hac yapan kimseye "hacı" denir. Çoğulu "hüccac"dır.

Hac ibadeti hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Belirli şartları taşıyan Müslümanların ömründe bir defa hacca gitmesi farzdır. Farz oluşu kitap, sünnet ve icmâ ile sabittir. Hac ibadetini inkâr etmek, onu küçümsemek veya alay etmek dinden çıkmaktır. Böyle bir hataya düşen kimse tövbe etmeli, imanını tazelemeli, bu ibadetin farz olduğuna iman etmeli ve şartlarını taşıyorsa hacca gitmelidir.
Allah Teâlâ Âl-i İmrân süresi 96. ve 97. ayet-i kerimelerde şöyle buyurmaktadır.
"İnsanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev Mekke'de bulunan, her şeyi ile mübarek yapılan ve âlemler için hidayet kaynağı olan Kâbe'dir. Orada apaçık deliller vardır. İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse emniyette olur. Oraya gitmeye gücü yeten herkese Allah için Kâbe'yi ziyaret etmek, Allah'ın insanlar insanlar üzerindeki bir hakkıdır (onlara farz kıldığı bir vazifedir). Kim inkâr ederse bilsin ki, Allah'ın âlemde hiç kimseye ihtiyacı yoktur."
Peygamber Efendimiz de (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"İslâm beş esas üzere kurulmuştur. Bunlar, Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve Beytullah'ı (Kâbe'yi) haccetmektir."
Bütün İslâm âlimleri de haccın farz olduğunda ittifak etmişlerdir.
İmâm-ı Âzam ve Ebû Yusuf'a göre hac fevrîdir, yani yükümlünün gerekli şartları taşıdığı ilk yılda haccetmesi gerekir. Dinen geçerli bir mazeret olmadan ertesi seneye geciktirmek günahtır. İmam Muhammed'e göre ise hac ömrîdir; yani hac ile yükümlü olan kimse bunu ilk yılda yapmak zorunda değildir, ömrü içinde yapması yeterlidir. Ancak bu kimsenin hac veya umreyi geciktirmeksizin yapması sünnettir. İmam Muhammed'in görüşü müslümanlara kolaylık sağlayacağı için daha uygundur.
Bununla birlikte şartlar oluştuktan sonra, önemli bir sebebi yoksa hemen hacca gitmelidir. Çünkü ölümün ne zaman geleceği ve insanın ne hallere düşeceği bilinmediği için itiyatlı davranmak gerekir.
Haccın farz, vâcip ve sünnet olan herhangi bir işine "nüsük" denir. Bunun çoğulu "menâsik"tir. Nüsük, hacda yapılan her bir ibadete verilen addır.
Hac için ihram şarttır.
Ziyaret edilecek yerler Kâbe, arafat ve çevresidir.
Hac ayları şevval, zilkade ve zilhicce aylarıdır.
Arafatt'ta vakfe Arefe günü (zilhicce ayının dokuzuncu günü) yapılır.
Ziyaret tavafının süresi kurban bayramı sabahıyla başlar. O günlerde yapılamazsa ömrün sonuna kadar yapılma imkânı vardır. Bir özür yoksa bu farzı kurban bayramının ilk günlerinde yerine getirmelidir.
Mekke-i Mükerreme ve Medinei Münevvere çevresindeki belirli bir alana Haremeyn = iki haram (korumaya alınmış kutsal) bölge denir. Mekke hareminin merkezini Kâbe ve Mescid-i Harâm oluşturur.
Harem bölgesinin dış çevre sınırları ile ihrama girme yerleri olan mîkatlar arasında kalan alana da "Hil bölgesi" denir.
Medine Harem bölgesinin merkezi Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) nurlu mescididir. Bu mescide Mescid-i Nebevî denir.

HACCIN FAZİLET VE FAYDALARI
Hac hem bedende olan sıhhat ve selametin hem de mal varlığının bir şükür görevi olup bunun farz kılınmasında birçok hikmet ve fayda vardır.

1. Gerçek bir hac, müslümanı günahlardan tertemiz eder, ona güzel bir terbiye sebebi olur, nurlu ve edepli bir hayat kazandırır, ayrıca ebedi saadet yurdunda cennet bileti olur. Hadis-i şerifte şu müjdeler verilmiştir:
"Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınırsa annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlarından arınmış olarak döner."

"Kabul olunmuş bir hac, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Kabul edilmiş bir haccın karşılığı ancak cennettir."
2. Hac ve umreye gidenlerin duası kabul edilir. Onlar Allah'ın elçileridir, gerideki müslümanların temsilcileridir, kendileri ve mümin kardeşleri için yaptıkları dualar geri çevrilmez, muhakkak bir karşılık verilir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurmuştur:
"Hacca ve umreye gidenler müslümünları temsilen Allah'ın huzuruna giden heyetlerdir. Allah'a dua ederlerse kabul eder, günahlarının bağışlanmasını isterlerse bağışlar."
3. Hac ile din tamam olur. Beş temel farzın yerine getirilmesi, İslam binasının tamamlanması demektir. Hac yapmayan kimse, bu ibadetin fayda ve faziletlerinden mahrum kalır. Haccın mana ve sırrı, onu yapmakla anlaşılır, ondaki tat, içinde iken alınır. ancak mümin fakir ise mazurdur, o da hac niyeti ve hasretiyle sevap alabilir.

4. Hac müslümanların birlik ve dirlik sebebidir. Çeşitli ülkelerden mukaddes topraklara gelen ve renkleri ayrı olan müslümanların tek gaye etrafında bir araya gelmesi ve hep birlikte Allah'a yönelmesi İslam kardeşliğini güçlendirmek içindir. Gerçek bir hac, müslümanların birbiriyle tanışmalarını, birbirinin der ve sıkıntılarına çare bulmalarını, maddî ve mânevi fayda görmelerini temin eder.

5. Hac bir ölçü ve aynadır; insanın iman ve akıl seviyesini ölçer, nefsinin huylarını ortaya çıkarır, sabır seviyesini gösterir ve onu sabra alıştırır. Hac yolculuğu gerçekten meşakkatli bir yolculuktur. Bu yolda yorgunluk, güneş, kalabalıkların izdihamı, farklı insanlar, değişik tâbiatlar, türlü davranış biçimleri ve imtihanlar insanı beklemektedir. Bütün bunlar ancak sabırlı olmakla aşılabilir. insanın sabrı da iman ve terbiye seviyesince olur. insan hac ile kendi nefsini tanımış olur, sabrını ve terbiye seviyesini ölçer, noksanı varsa onların derdine düşer, düşmelidir.

6. İnsan hacda Hz. İbrahim'den beri ibadet edilen Kâbe-i Muazzama'yı civarındaki mübarek yerleri, İslamiyet'in cihana yayıldığı mukaddes mekanları ziyaret etmek ve görmekle heyecan duyar. Dini duyguları ve maneviyatı kuvvetlenir. Kendini Cenâb-ı Hakk'a daha yakın hisseder ve oradaki ibadetlerine kat kat sevap verilir.

HACCIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI
Ad:  hacerül esved.jpg
Gösterim: 3536
Boyut:  63.3 KB

Bir kimseye haccın farz olması için şu şartların bulunması gerekir:
1. Müslüman olmak.
2. Akıllı olmak.
3. Ergenlik çağına gelmiş bulunmak. Çocuğun yapacağı hac nâfile sayılır. Bulûğa erince yeniden hac yapması gerekir.
4. Hür olmak. Köle ve câriyeye hac farz değildir.
5. Haccın farz olduğunu bilmek. Bu şart İslâm beldesi olmayan ülkelerde Müslümanlığı kabul edenler içindir. İslâm ülkelerinde yaşayan müslümanlar için haccın farz olduğunu bilmemek özür değildir.
6. Gidiş geliş süresi içinde yol masrafıyla aile fertlerinin geçimini temin etmiş olmak.
7. Hac vazifesini yapabilecek zamana yetişmiş olmak.
Bu şartların tamamını taşımayan bir kimsenin bizzat haccetmesi farz olmadığı gibi yerine bir başkasını bedel olarak göndermesi, bedel gönderilmesini vasiyet etmesi de gerekmez.

HACCIN ÇEŞİTLERİ
Hüküm açısından hac farz, vâcip ve nâfile olarak üçe ayrılır.
1. Farz Olan Hac: Belirli şartları taşıyan kimsenin ilk yapacağı hacdır.
2. Vâcip Olan Hac: Bir kimsenin adayarak kendine gerekli kıldığı hac ve başlanan bir nâfile haccın bozulması nedeniyle kaza yapılan hacdır.
3. Nâfile Olan Hac: Henüz haccetmekle yükümlü bulunmayan çocuğun ve arz olan haccı yapmış olan kimsenin daha sonraki yapacağı hacdır.
Yerine getirilişi itibariyle de hac yine üç kısımdır:
1. İfrad Haccı: Umresiz olarak yapılan farz, vâcip veya nâfile hacdır. İhrama girilirken sadece hacca niyet edilir. İfrad haccında şükür kurbanı kesmek vâcip değildir. İsteyen nâfile olarak kesebilir. İfrad haccı yapana "müfrid" denir.
2. Temettu' Haccı: Aynı yılın hac aylarında umre ve hac ibadetlerini ayrı ayrı ihramda yapmaktır. Temettu' haccında ihrama giren kimse umreye niyet eder. Umre yaptıktan sonra ihramdan çıkar, hac günlerinde yeniden ihrama girerek hac vazifelerini yapar. Şükür kurbanı kesmesi vâciptir. Bu haccı yapana "mütemetti" denir.
3. Kırân Haccı: İhrama girerken hac ve umreye birlikte niyet ederek yapılan hacdır. Hac ve umre tek ihramla yapılır. Umre bitine ihramdan çıkılmaz, hac günlerine kadar ihramda kalınır, bu arada bütün ihram yasaklarından sakınır ve haccı bitirince ihramdan çıkar. Kırân haccı yapana şükür kurbanı kesmesi vâciptir. Bu haccı yapana "kârin" denir.

Temettu' haccı ifrad haccından, kırân haccı da temettu' haccından daha faziletlidir.

HACCIN EDASININ ŞARTLARI
Kendisine hac farz olan bir kimsenin hac vazifesini bizzat yapması için şu şartların bulunması gerekir. Bunlara haccın edasının (yerine getirilebilmesinin) şartları denir.
1. Vücutça sağlıklı olmak. Kör, kötürüm, felçli ve hac yolculuğuna dayanamayacak kadar hasta veya yaşlı olmak.
2. Hacca gitmesine bir engel olmamak. Tutukluluk, yurt dışına çıkma yasağı.
3. Yol güvenliğinin olması.
4. Kadının yanında kocası veya evlenmesi sürekli olarak câiz olmayan baba, kardeş, oğul, amca ve damat gibi bir mahremi bulunması.
Kadının mahremlerinden kimse yoksa veya olup da maddî imkânı müsait değilse, bu durumda kadın farz haccı için Şâfii ve Mâlikî mezhebini taklit ederek hac yapabilir. Bunun için yol emniyeti ve güvenilir bir kadın topluluğu bulunması gerekir.
5. Kocası ölmüş veya boşanmış olan kadınların iddet sürelerinin bitmiş olması.
Haccın farz olmasının şartlarını taşıyıp da yukarıda sayılan edasının şartlarının tamamını taşımayan bir kimsenin bizzat haccetmesi gerekmez. Fakat yerine bir başkasını bedel göndermesi veya ölümü halinde bedel gönderilmesini vasiyet etmesi gerekir.
Son düzenleyen perlina; 2 Ocak 2017 12:31