Arama

Atatürk'ün Türk diline ve Türk tiyatrosuna verdiği önemle ilgili anıları nelerdir? - Sayfa 10

En İyi Cevap Var Güncelleme: 30 Ekim 2012 Gösterim: 162.711 Cevap: 152
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
18 Nisan 2010       Mesaj #91
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
neden aradıyım yaxıları bulamıyorum ? söylermisiniz?
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
20 Nisan 2010       Mesaj #92
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ben atatürk ile ilgili tyatro bulamadım bana yardımcı olurmusunuz
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
23 Nisan 2010       Mesaj #93
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
atatürkün türk müziğine verdiği önemle ilgili anıları var mı ltfnnnn Msn Wink
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
23 Nisan 2010       Mesaj #94
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

atatürkün türk müziğine verdiği önemle ilgili anıları var mı ltfnnnn Msn Wink

Atatürk’ün müzikle ilgili anıları…

Atatürk’ün Türk ve Dünya musikisine verdiği önemle ilgili, bilgi niteliğindeki örnek anıları
Atatürk’ün Müzikle ilgili bir soruya verdiği cevap
14 Ekim 1925’te İzmir Kız Öğretmen Okulu’nda öğrencilerin "Hayatta müzik gerekli midir?’’ sorusuna verdiği yanıt, sanatla ilişkisi bağlamında çok iyi bir örnek teşkil eder;
"Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzikle ilgisi olmayan mahlukat insan değildir. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise, müzik behemehal vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz.”


Atatürk’ün opera ile ilgili bir anısı

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sofya Ataşemiliteri olarak görevli olan Mustafa Kemal, davetli olduğu Carmen’in galasında, zaman zaman durgunlaşarak yapıtı izlemiş ve operanın bitiminde, perdenin en az yirmi kez açılıp kapanmasını, sahneye çiçekler taşınmasını, izleyicinin coşkun alkışlarını, artistlerin sevincini hayranlıkla gözlemlemiştir.
Bu arada yüzündeki burukluğun farkına varan Varna Türk Milletvekili Şakir Zümre’ye eğilip şunları söylemekten de geri durmamıştır: “Balkan Savaşı’nda yenik düşmemizin nedenini şimdi daha iyi anlıyorum. Ben Bulgarları çiftçi halk olarak biliyordum. Oysa adamların operaları bile var… Sanatçıları, müzisyenleri, dekoratörleri, hepsi var. Hepsi de eğitimli… Şu opera binalarına bak!”

Kokteyl sonrası Mustafa Kemal ve Şakir Zümre Splendid Palas’a gidiyorlar. Yol boyunca hiç konuşmuyor Mustafa Kemal… Durgunluğu sürüyor… Ve odalarına çekiliyorlar…

Aradan birkaç dakika geçiyor geçmiyor, Şakir Zümre odasının kapısında Mustafa Kemal’i görüyor…
“Uyku tutmadı, biraz konuşalım diye geldim” diyor Gazi heyecanlı bir görünümle…
“Ne kadar müthiş bir olaydı..” diye ekliyor… “Çok sesli müzik, çağın gereğidir… Bulgarlar bunu başarmış… Bizim ülkemizde de operaya kavuşacağımız günleri görebilecek miyiz acaba?”

İşte, her iki anıda da Atatürk’ün müziğe ve sanata verdiği değer çok iyi anlaşılmaktadır. Müziğin insana has bir özellik olduğunu, bu yüzdende hayatta müziğin gerekliliğine işaret eden Atatürk, yaşamının her anında müzikten kopmamaya özenle gayret göstermiştir.
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
29 Nisan 2010       Mesaj #95
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
1922 ikinci tesrinin (kasim) on yedinci günü ankara ögretmenler birligi genel bir toplanti yapti; ankara devlet merkezi olduguna göre oradaki ögretmenler birliginin de genel merkez olmasina karar verildi.

Kadin inkilabi henüz yapilmamisti ve kadinlarin toplantilara geldikleri pez az görülürdü.

O gün toplantiya kadin ögretmenlerden üç kisi gelmis, ön siraya oturmuslardi; geride olan erkeklerle onlar arasindaki siralardan birkaçi bos birakilmisti.

Ertesi gün meclisteki sarikli meb’uslar köpürdüler; bu hareketi dinsizlik, ahlaksizlik, küstahlik saydilar; atatürk’e sikayet ettiler.

Atatürk onlari dikkatle dinledi; sonra fena halde kizmis göründü. Yanindakilere sordu:

- ögretmenler birligi reisi kimdir?

- mazhar müfit...

- çagirin onu...

Hocalar pek memnun görünüyorlardi. Bir kaç dakika sonra mazhar müfit gelince atatürk ona çikisti:

- siz ögretmenler toplantisinda ne yapmissiniz? Bu ne ayip sey!...

Atatürk gayet ileri düsünüslü adam oldugu, hocalarin sikayetlerini de ögrendigi için mazhar müfit sasirdi; bir seyler söylemek istedi:

- efendim, yemin ederim ki...

Sözlerini bitirmege vakit kalmadi. Atatürk gürledi:

- birak, birak hepsini biliyorum. Toplantiya kadin ögretmenleri de çagirmissiniz.

Hocalar medeniyete karsi zafer kazandiklarini zannederek gurur duyuyorlardi. Digerleri atatürk’ün böyle konusacagina ihtimal vermediklerinden hayretle dona kalmislardi.

Atatürk devam etti:

- fakat onlari niçin ayri siralara oturttunuz? Siz kendinize mi güvenemiyorsunuz, yoksa türk kadininin faziletine mi? Bir daha öyle ayrilik görmeyim! Anlasildi mi?

Hocalarin baslarindan asagiya buzlu sular dökülmüstü; süklüm, püklüm çiktilar. (türk dili)
1 tane işine yararsa
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
3 Mayıs 2010       Mesaj #96
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
atatürk ün türk diline verdiği önem ile ilgili anı
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Kasım 2010       Mesaj #97
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ödev yok ama lütfen hemen acil
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
2 Kasım 2010       Mesaj #98
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
atatürk türk diline nasıl bir önem vermiştir yardım ederseniz sevinirim
HandSome - avatarı
HandSome
Ziyaretçi
2 Kasım 2010       Mesaj #99
HandSome - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

atatürk türk diline nasıl bir önem vermiştir yardım ederseniz sevinirim


Dil bir milletin iletişimini sağlayan fakat sadece bunula kalmayıp geçmişten gelen birikimleri de geleceğe aktaran kültürden ve tarihten ayrılmaz bir parça ve unsur durumundadır.

Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk dilini ne kadar önemsediği tartışılmaz ve de tüm yurttaşlar tarafından bilinir. Atatürk’ün Türk diline duyduğu sevgiyi ve verdiği önemi anlayabilmek için sarf ettiği şu sözlere bakabiliriz: “Türk milletinin dili Türkçedir.Türk Dili dünyada en güzel, en zengin ve kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sevip onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk Dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sonsuz felaketler içinde ahlakını, göreneklerini, anılarını, çıkarlarını kısacası; bugün kendisini millet yapan her niteliğinin, dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk Dili, Türk ulusunun yüreğidir, beynidir.”

Aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk dili ile ilgili söylediği muhteşem bir sürü sözü vardır, bunlar araştırıldığında çok rahat görülecektir. Diğer bir yandan baktığımızda Mustafa Kemal’in yaptığı Harf Devrimi Türkçe için büyük bir devrimdir, çünkü bu sayede yazı dili Arapça yazı dilinden kurtularak özgünlük kazanmıştır. Bu Harf Devrimi incelendiğinde, bu devrimden sonra yabancı dilden dilimize geçen sözcüklerde azalma olduğu görülecektir. Ancak bu günümüzde tamamen Türkçe kelimeler kullanıyoruz anlamına gelmemelidir.

Türk Dil Kurumu, Mustafa Kemal’in isteği ile Türk dilinin bilim alanında araştırılıp özgünleştirilmesi ve milli bir dil haline daha hızlı bürünebilmesi için kurulmuştur. Yine TDK’nin kurulması Türkçe’ye büyük katkı sağlamıştır. Türk dili ile ilgili yapılan büyük çalışmalar (Divanü Lügati’t-Türk, Kutadgu Bilig incelemeleri vb.) O’nun döneminde başlamıştır.
Atatürk vasiyetnamesine tüm mal varlığının Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bıraklımasını vasiyet etmiştir. Bu da dil ve tarih unsurlarına Mustafa Kemal’in ne kadar önem verdiğinin diğer açık bir göstergesidir.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Kasım 2010       Mesaj #100
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
çok uzun cevaplar vermişsiniz kısa ve öz verseniz daha iyi olur.

Benzer Konular

25 Aralık 2013 / Ziyaretçi Soru-Cevap
20 Aralık 2012 / ThinkerBeLL Mustafa Kemal ATATÜRK
8 Ocak 2014 / Misafir! Soru-Cevap
29 Aralık 2011 / Ziyaretçi Soru-Cevap
2 Ekim 2012 / iCarly Soru-Cevap