Üye Ol
Ana SayfaForumlarGünlüklerToplulukVideolarSohbetBize Ulaşın
Forumda Ara
Cevap

Cevat Çapan (Cevat Çapan Kimdir? - Cevat Çapan Hakkında)

Eski 14-11-2006 #1 (mesaj-linki)
Kral_Aslan - avatarı

Cevat Çapan (Cevat Çapan Kimdir? - Cevat Çapan Hakkında)

18 Ocak 1933’te İstanbul Darıca’da doğdu. 1953’te Robert Kolej’i bitirdi. İngiltere’de Cambridge Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünü 1956’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi’nde 1968’de doçent, 1975’te profesör oldu. Çeşitli üniversitelerde görev yaptı. 1981-1982’de Amerika’da bulundu. Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Başkanlığı, ansiklopediler ve yayınevlerinde danışmanlık yaptı. İlk şiiri 1952'de Varlık dergisinde yayınlandı. Daha sonra Yeditepe, Seçilmiş Hikayeler, Yücel Dergileri şiirlerine yer verdi. Şiirlerinde yaşam sevincini, umut ve geleceğe dönük bir güven duygusunu işledi. Pazar Postası'nda tiyatro eleştirileri yazdı. Dönem, Şiir Sanatı, Papirüs, Yeni Dergi, Milliyet Sanat ve Adam Sanat dergilerindeki şiir ve şiir çevirileriyle üretken bir yazın adamı olarak tanındı. 1980 sonrasında akademik çalışmaların yanısıra şiire daha çok zaman ayırdı. İlk şiir kitabı "Dön Güvercin Dön" 1986'da basıldı. Bu kitapla aynı yıl Behçet Necatigil Şiir Ödülü'nü kazandı.



ESERLERİ

ŞİİR:
Dön Güvercin Dön (1985)
Doğal Tarih (1989)
Sevda Yaratan (1994)
L’biver est fini (1996)

İNCELEME:
İrlanda Tiyatrosunda Gerçekçilik (1966)
Değişen Tiyatro (1972)
Çağdaş Bir Oyun Yazarı: John Whiting (1975)

ANTOLOJİ:
Çin’den Peru’ya (1966)
Çağdaş Yunan Şiiri Antolojisi (1982)
Çağdaş İngiliz Şiiri Antolojisi (1985)
Çağdaş Amerikan Şiiri Antolojisi (1988)
Dünya Yazınından Seçilmiş Aşk Şiirleri (1993)
Şiir Atlası I (1994)
Şiir Atlası II (1995)
Şiir Atlası III (1996)

ÖDÜLLERİ
1986 Behçet Necatigil Şiir Ödülü Dön Güvercin Dön ile


.

Son Düzenleyen Kral_Aslan; 31-01-2008 @ 12:09.

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Eski 28-11-2006 #2 (mesaj-linki)
ReaLin
SIRADAN BİR GÜN

Buraya, denizi gören bu dağın eteğine
dilimde yarı unutulmuş şarkı sözleri
kulağımda su sesi, suların sesi
rüzgara sarınıp geldim.

Ağaran gün, kararan geceyle
kirazın kızarma hızıyla geldim
bir uzun havayla çok uzaklardan
can havliyle
bu tutuk dil çözülsün diye
bekledim.

Şimdi
tek ses, zeytin ağaçlarından gelen
ağustosböcekleri
tek ateş, kızgın kayalardan yansıyan
ağustos güneşi
tek umut, yıllarca dolaştığım imgelemin
koyaklarında
bize sevgiyi sezdiren bütün o yitirdiklerimizle
birlikte soluduğumu sandığım
o derin sessizlik
o akşam serinliği.

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Eski 29-08-2009 #3 (mesaj-linki)
Daisy-BT - avatarı
Soluk Soluğa

Uzun, karanlık bir çığlığın da ardına düşebilir insan,
Titrek, eğri büğrü bir yazının çağrısına da uyar.
Bırakıp her şeyi döner -
Aşk bir buluşmadır çünkü,
Her zaman gecikmiş bir buluşma.

Bitmeyen bir kavuşmadır da aşk -
Araya her zaman bir şeyler girer:
Bazen kendi sevincinin kanat gölgesi,
Bazen nabzın hızı, yüreğin titreyişi,
Tüylerin telaşıyla besleniyor gibidir -
Araya her zaman bir şeyler girer:
Çalışma saatleri, karşılıksız sorular.
Nereden bilebilir insan
Bunların hepsinin de aşk olabileceğini?

Çoğu kez aldatıcıdır da,
Bakarsın, herkes onun askeri, onun şehidi.
Oysa aşk hiçbir zaman bir yarış değildir ki.
Bu yüzden yanılır hep
Sayın muhbir vatandaş, köftehor okur, arsız yetkili.
Sararmış bir fotoğraf olarak da çıkabilir karşına,
Borulu bir fonoğraf kılığıyla da.
Bakarsın, ona da dadanmış
Gündelik hayatın sosyolojisi.

Yeniden duyulur bazen o uzun ve karanlık çığlık.
Çağıran o titrek yazı yeniden belirir -
Çünkü aşk en eski köprüsüdür Balkanların, en eski.

Cevat Çapan

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Eski 01-09-2009 #4 (mesaj-linki)
Daisy-BT - avatarı
Sakın Geç Kalma Erken Gel

Usulca gir kapıdan, zile basma.
Hiç telaşlanma, ben daha dönmemişsem.
Yoldayımdır, nerdeyse yokuşun dibinde,
Suların kararmasını bekliyorumdur,
Tuğla harmanlarından gelen yanık havanın
Bahçedeki akşamsefalarına sinmesini.
Güç bela dizginliyorumdur içimde
Dörtnala sana koşan küheylanları.

Bütün gün kâğıttan dağlar arasındaydım,
Nabzım ileri giden bir saat gibi işledi durdu.
Dilekçeler, kararlar, tozlu makbuzlar:
Hep adını okudum silinmiş satırlarda.
Pencerede kuleler, minareler, kirli gök.
Durmadan kuşlar uçtu bir bacadan.
Rüzgâra karışan saçlarını gördüm
Bulutlu aynalarda.

Balkonun kapısını aç, su ver saksıdaki çiçeğe.
Geyikli örtüyü ser masaya, dinlen biraz.
Sessizlik şaşırtmasın seni, ürkütmesin.
Şehrin gürültüsü dolacak az sonra odaya,
Karanlık bir yankıya dönüşecek karşı dağlarda.

Cevat Çapan

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Eski 01-09-2009 #5 (mesaj-linki)
Daisy-BT - avatarı
Dörtnala Sessizliğin İçinden

Tan yeri ağarırken ulaştı ulaşacağı menzile.
Çocuklar evlerinde gözlerini oğuşturuyorlardı
Düşlerden arınmak için -
Doru bir kısrağın ardından koşmuşlardı az önce;
Uçurumların ucunda durmuşlar,
Bulutlara tutunmaya çalışmışlardı korkuyla.

O da atını bir han avlusuna bağladı.
Anladığı bir dil değildi duyduğu;
Gene de yabancı saymadılar onu karşılayanlar.
Uzak bir bahçedeki kuleyi gösterdi hancı.

Sen gideli,
Yollardaydı hep bu kalabalıkla.
Tam neredeydi, hangi mevsimde?
Bilmiyordu kimlerle yola çıktığını.
Kulenin taş basamaklarını tırmanırken
Yolu nerede yitirdiğini düşündü.
Bir çam kokusu geliyordu karşı tepeden esen yelle,
Bir su sesi, yakındaki değirmenden.

Şimdi kulenin tepesinde.
Gözleri,
Eşlerini yitirdiklerinde
Çok yaşamayan yaban kuğularında.

Deniz ürperiyor uzakta.

Cevat Çapan

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Eski 02-09-2009 #6 (mesaj-linki)
Daisy-BT - avatarı
Temmuz, Yıllar Sonra

Sıcak bir yaz günü, öğleden sonra,
Eflatun dağların dibinde,
O sessiz arka bahçelerin birinde,
Gölgesinde eriğin, şeftalinin, kayısının
Fıskıyeyle oynuyor bir çocuk.
Gece kuşları yuvalarında daha.
Uzaklardaki çocuklarımızı, torunlarımızı
Konuşuyoruz,
Hangi pencereyi açsak bir görüp bir gözden
Yitirdiğimiz.
Kim bilir nerdeler, ne yapıyorlar şimdi?
Hem özlem, hem kavuşma bizimkisi.
Çay içiyoruz
Mutlu bir sessizlik içinde.

Cevat Çapan

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Eski 02-09-2009 #7 (mesaj-linki)
Daisy-BT - avatarı
Asker

Uykusuz geceler bunlar
Dağ başlarında, nöbette.
Uzakta, çok uzakta,
Tek tük ışıklarını seçtiğin şehir
Sokaklarında kısık sesle
Şarkılar söylediğin.

Cevat Çapan

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Eski 03-09-2009 #8 (mesaj-linki)
Daisy-BT - avatarı
Çöl

Ne zaman
Bir masa başına otursam
Sana birşeyler yazmak için
Çocukluğumda seyrettiğim
Cambazlar geliyor aklıma
Elimdeki kalem
Birden
O sırık terazi gibi uzuyor
Ve ben
Çok geçmeden
O usta cambazdan uzak
Acemi bir palyonço gibi
Boşluğa yuvarlanıyorum
Düşlerin yaylanan ağında.
Sonra,
Görünmeyen seyircilerimin
Kahkahaları çınlarken
Kulaklarımda,
Kulaç atmaya çalışıyorum
Kurumuş bir gözyaşı denizinde

Cevat Çapan

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  Bu mesaja hızlı cevap gönder   
Cevap
Hızlı Cevap
Mesaj:
Seçenekler

Etiketler
Çapan, cevat, kimdir | cevat avatari, cevat capan, cevat capan biyografi, cevat capan col, cevat capan hayati, cevat capan in hayati, cevat capan kimdir, cevat capanin hayati,
Cevat Çapan (Cevat Çapan Kimdir? - Cevat Çapan Hakkında) Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Cevat Şakir Kabaağaçlı / Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı Hakkında) BARIŞ Edebiyat tr 3 24-10-2008 13:45
Cevat Çobanlı (Cevat Çobanlı Kimdir? - Cevat Çobanlı Hakkında) Blue Blood Kahraman Türkler 0 21-05-2008 09:57
Cevat Dereli (Cevat Dereli Kimdir? - Cevat Dereli Hakkında) KisukE UraharA Sanat tr 0 13-02-2008 08:17
Cevat Kurtuluş (Cevat Kurtuluş Kimdir? - Cevat Kurtuluş Hakkında) BARIŞ Sinema tr 1 28-11-2006 10:28
Cevat Fehmi Başkunt (Cevat Fehmi Başkunt Kimdir? - Cevat Fehmi Başkunt Hakkında) Kral_Aslan Edebiyat tr 0 14-11-2006 11:27