Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Karın Ağrıları

Bu konu Hastalıklar forumunda The Unique tarafından 26 Şubat 2009 (10:48) tarihinde açılmıştır.
176517 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 21 Temmuz 2013 (02:24) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 26 Şubat 2009, 10:48

Karın Ağrıları

#1 (link)
MsXLabs Üyesi
The Unique - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar
KARIN AĞRILARI

Stj.Dr.Ezgi Arı, Stj Dr.Şebnem Erol, Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı


agri_klip

Karın ağrısı insan hayatında sıklıkla karşılaşılan çoğu zaman kendiliğinden geçen ve tedavi gerektirmeyen bir durumdur. Karın ağrısının sebebi fazla gıda alımı, uygunsuz beslenme, basit enfeksiyonlar olabileceği gibi, ciddi hastalıklar da olabilir.
Karnın değişik bölgelerinin ağrıları o bölgeye has organların hastalıklarından kaynaklanabilir. Mide bağırsak bozuklukları, böbrek hastalıkları, kadın ve erkek üreme organlarının hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları, kadınlarda adet sancıları, bazı kan hastalıkları, kurşun vb madde zehirlenmeleri ve zona gibi hastalıklar karın ağrısına sebep olabilir. Karın bölgesi dışında akciğer ve akciğer zarı iltihapları, kalp krizi, kaburga kırıkları ve testis gibi karın dışındaki organların hastalıkları da karında ağrı hissedilmesine neden olabilir.


YERLEŞİM BÖLGELERİNE GÖRE KRONİK KARIN AĞRILARI

Karın içindeki hasta organ genellikle bulunduğu karın bölgesinde ağrı oluşturur ancak bazen organın bulunduğu bölge dışında karnın farklı bölgelerinde de ağrı hissedilebilir. Bu tür ağrı yansıyan ağrı olarak adlandırılır. Karın ağrısında ağrının lokalizasyonu için karın duvarı topoğrafik bölgelere ayrılır;


Karin_bolgeleri

Üst karın bölgesinde (epigastrium bölgesi) ağrıya sebep olan hastalıklar;

-Peptik ülser: Toplumun yaklaşık olarak %10 unda görülen bir hastalıktır. Ülser midede ise ağrı genellikle yemekten kısa süre sonra başlar. Ülser onikiparmak barsağında (duedonum) ise ağrılar yemekten 2-3 saat sonra veya uzun süren açlık sonrasında başlar, gece uykudan uyandırır, sırta vurabilir, antiasit almakla ve yemek yemekle geçer. Her iki ülser tipinde de açlık ağrıyı şiddetlendirebilir. Bulantı ve kusma ağrıya eşlik edebilir.
-Gastritler: Gastritlerde genellikle yemek sonrasında artan hafif veya orta şiddette ağrı bulunur. Bulantı, şişkinlik hissi ve geğirme eşlik edebilir. Ağrı antiasit almakla hafifler.
-Mide kanseri: Ne yazık ki mide kanserleri çoğunlukla ileri derece büyüyene kadar bir belirti vermezler. Peptik ülserden farklı olarak mide kanserinde ağrı genellikle yemekle ilgisizdir ve devamlı karakterdedir, ancak bazen erken dönemdeki vakalarda ağrı mide ülserini taklit edebilir. İştahsızlık ve kilo kaybı belirgindir. Tümör mide çıkışını tıkadığında kusma görülür.
-Safra kesesi ve yolları hastalıkları: Safra kesesi enfeksiyonuna (kolesistit) bağlı olarak üst orta karın bölgesinde sürekli ağrı yada taşın safra yollarından geçişi sırasında kramp tarzında aralıklı ağrılar görülebilir.
-Mezenter iskemi: Barsağı besleyen damarların tıkanması ya da daralması
ile barsağa giden kan akımının azalması sonucu ortaya çıkan ağrılardır. Yemeklerden 30-45dk sonra ortaya çıkıp 1.5-2 saat kadar sürer ve daha sonra kaybolur. Ağrı künt karakterdedir. Bu nedenle hastalar aç kalarak ağrıyı önlemeye çalışırlar ve kilo kaybederler.
-Kronik pankreatit: Ağrı genellikle yemeklerden sonra oluşur, kuşak biçiminde sırta ve bele yayılır. Hastalar ağrı oluşmaması için yemek yemekten kaçınırlar. Bu hastalarda ayrıca pankreasın fonksiyonunu kaybetmesi nedeniyle oluşan sindirim bozukluğuna bağlı olarak yağlı ishal, kilo kaybı, protein, yağ, vitamin eksikliklerine bağlı bulgular, insüline ihtiyaç gösteren şeker hastalığı (diabet) ve safra yollarının tıkanıklığına bağlı sarılık görülebilir.
-Pankreas kanserleri: Pankreas başı kanserinde devamlı ve şiddeti gittikçe artan karakterde, üst orta karın ve bazen göbek çevresinde veya sol üst kadranda hissedilen bir ağrı mevcuttur. Ağrının yemekle ilgisi yoktur ve ara vermeden artarak devam eder. Pankreas kanserleri kuyruğa doğru yer değiştirdikçe ağrının sırta vurma özelliği de belirginleşir. İştahsızlık ve kilo kaybı belirgindir.

Sağ üst kadran ağrısına sebep olan hastalıklar;

-Safra kesesi ve yolları hastalıkları: Safra kesesi enfeksiyonuna (kolesistit) bağlı olarak sürekli ağrı yada taşın safra yollarından geçişi sırasında kramp tarzında aralıklı ağrılar görülebilir. Üşüme, titreme, ateş ve sarılık eşlik edebilir. Ağrı sırta, sağ kürek kemiği bölgesine ve sağ omuza yayılabilir.
-Karaciğer nedenli ağrılar: Karaciğer yağlanması, sağ kalp yetmezliği, karaciğerin primer ve metastatik tümörleri, karaciğer apseleri ve kistleri bu bölgede bazen sırta ve omuza vuran ağrıya neden olabilir. .
-Kalın barsak (sağ kolon) tümörlerine bağlı ağrılar: Bu bölgenin tümörleri naditren ağrı yaparlar, daha çok ademir eksikliği anemisi (kansızlık) ile ortaya çıkarlar
- Kalın barsağın sağ taraf kıvrımına bağlı ağrılar: Bazı insanlarda kalın barsağın (kolon) sağ taraftaki kıvrımı karaciğer ile diafram arasına girerek bu bölgede omuza ve göğüse vurabilen ağrılar oluşturabilir.

Sağ alt kadran ağrısına sebep olan hastalıklar;

-İnflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn ve ülseratif kolit)
-Kalın bağırsağın bakteriyel ve paraziter enfeksiyonları (Tüberküloz, amip)
-Çekum (kör bağırsak) tümörleri ve iltihapları

Sol üst kadran ağrısına sebep olan hastalıklar;

-Pankreas kanserleri: Pankreasın kuyruk bölümünde yerleşmiş olan tümörlerde bu bölgede devamlı ve şiddeti gittikçe artan karakterde sırta vurabilen ağrı oluşur. İştahsızlık ve kilo kaybı belirgindir.
-Kronik pankreatit: Ağrı kuşak biçiminde sırta ve bele yayılır, yemeklerden sonra oluşur ve bazı hastalar ağrı oluşmaması için yemek yemekten kaçınırlar. Bu hastalarda ayrıca pankreasın fonksiyonunu kaybetmesine bağlı olarak kilo kaybı, protein, yağ, vitamin eksikliklerine bağlı bulgular, yağlı ishaller, genellikle insüline ihtiyaç gösteren diabet tabloları, safra yollarının tıkanıklığına bağlı sarılık oluşabilmektedir.
-Kalın barsağın sol taraf kıvrımına bağlı ağrılar: Bazı insanlarda kalın barsağın (kolon) sol taraftaki kıvrımı uzun ve geniş olabilir ve gaz ile dolduğunda bu bölgede omuza ve göğüse vurabilen ağrılar oluşturabilir.

Sol alt kadran ağrısına sebep olan hastalıklar;

-İnflamatuar bağırsak hastalıklarından ülseratif kolit bu bölgede ağrı oluşturabilir. Genellikle kanlı ishal ağrıya eşlik eder.
-Kalın bağırsak divertiküllerinin iltihabı: Divertiküller kalın bağırsakta görülen kesecikleşmelerdir. Divertikülün iltihaplanması sonucu ağrı, ateş, makattan kan gelmesi ve ishal görülebilir.
-Kalın bağırsak tümörleri: Kalın barsak kanserlerinde nadiren ağrı duyulur. Kalın barsağın bu kısmında yerleşen tümörlerin yol açtığı en önemli bulgular dışkı şeklinin ve biçiminin değişmesi, makattan kanama ve dışkılama alışkanlığında değişiklik görülmesidir.

Göbek altı- alt karın bölgesinde (hipogastrium bölgesi) ağrıya sebep olan hastalıklar

-Kadın genital sistemi hastalıkları
-Mesane retansiyonu:
Mesanenin çıkış yolundaki darlıklara ve bazen de nörolojik hastalıklara bağlı olarak boşalamayıp, mesane duvarının gerilmesi sonucunda oluşan şiddetli ağrılardır.
-Sistit: idrar yollarının iltihaplanması sonucu ağrı, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve ateş ile karakterize bir tablodur. Kadınlarda idrar kanlı gelebilir.

AKUT KARIN AĞRILARI

Ani başlayan, şiddetli karın ağrısı, bulantı kusma, gaz ve dışkı çıkaramama, ateş gibi ek yakınmalarla birlikte olan tablo akut karın olarak adlabdırılır.
Akut karına neden olan karın içi organ hastalıkları;

Akut apandisit: Bulantı, iştahsızlık, şiddeti değişken göbek çevresi ağrısıyla başlar. Bu ağrı 6-8 saat sonra sağ alt kadrana geçebilir ve periton irritasyon bulguları gelişebilir. Ateşin ve lökositozun varlığı perforasyon (barsağın delinmesi) ya da apse gelişiminin habercisi olabilir. Akut apandisitin tedavisi cerrahidir.
Akut kolesistit: Safra kesesinin iltihabına verilen isimdir. Akut kolesistitte sağ üst kadranda lokalize ve sağ kürek kemiğine yayılan inatçı bir ağrı bulunur. Bulantı kusma ve hafif ateş eşlik eder. Sağ üst kadranda hassasiyet vardır.
Akut pankreatit: alkol ve safra kesesi taşına bağlı olarak pankreas enzimlerinin ve safranın pankreas kanallarında aktive olması sonucu ortaya çıkan ağrılı bir akut karın olayıdır. Ağrı epigastriumda ortaya çıkar ve şiddeti hızla artar. Kuşak tarzında azalmadan uzun süre devam edip sırta ve sol kürek kemiği bölgesine yayılır. Ateş, iştahsızlık, bulantı ve kusma tipiktir.
Duedonum (onikiparmak barsağı) ülseri perforasyonu: Epigastriumda hissedilen ağrı ani,keskin ve şiddetlidir. Ağrı daha sonra karın duvarı zarının iltihaplanmasına bağlı olarak sağ yandan tüm karına yayılır. Fizik muayenede tahta gibi sert bir karın saptanması son derece karakteristiktir.
İnce bağırsak tıkanması: Ani,keskin ve şiddetli epigastrium ağrısı ön plandadır. Bunun hemen ardından bulantı kusma başlar.
Akut divertikülit: Başlangıçta hipogastriumda ağrı,iştahsızlık,bulantı ve kusma görülür. Daha sonra ağrı sol alt kadrana yerleşir.
Akut mezenter iskemisi: Bağırsakları besleyen damarların gerektiğinden az kanlanması sonucu epigastrium bölgesinde kramp şeklinde başlayan ağrıyla karakterizedir.

Karin_agrisi

HANGİ DURUMLARDA DOKTORA BAŞVURULMALI?
Karın ağrısı sorunu olan kişilerin aşağıdaki durumlarda kesinlikle doktora başvurması gerekir;
- Ani başlayan veya giderek artan şiddette, tekrarlayıcı veya devamlı karakterde ağrılar
- Ağrı ile nefesin kesilmesi, baygınlık hissi, kanama, kusma ve yüksek ateş olması
- Ağrının göğse, boyuna, sırta ve omuza yayılması
- Dışkıda kan görülmesi
- Karındaki ağrılı bölgeye dokunmayla hassasiyet ve ağrı hissedilmesi
- Karında gerginlik ve şişme olması, gaz ve dışkı çıkarmada güçlük

DOKTORUNUZA DANIŞMADAN AĞRI KESİCİ ALMAYIN!
Karın ağrısı olan bir hastanın doktor tavsiyesi dışında ağrı kesici alması son derece sakıncalıdır !!! Özellikle akut karın hallerinde ağrı kesici alınması hastalığın teşhisini güçleştirebilir, doktora gidilmesini geciktirerek ölümcül sonuçlara yol açabilir.



Sorularınız için:
Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı


Sponsorlu Bağlantılar
Son Düzenleyen asla_asla_deme; 18 Haziran 2010 @ 14:48.
Etiketler:
  • gobek altinda agri
  • hareketle artan karin agrisi
  • karin agrisi bas donmesi
  • karnin sol tarafindaki agri
  • kasigin sag tarafinda sislik
Benzer Konular:
Rapor Et
Eski 15 Kasım 2009, 08:24

Karın Ağrıları

#2 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
KARIN AĞRISI

Karın ağrısı göğüs kafesi altı ile kasıklar arasındaki karın boşluğu içindeyeralan sindirim sistemi organları (mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi, pankreas), böbrek ve idrar yolları ile üretim organları hastalıklarının bir belirtisi olabildiği gibi bazen, akciğer, kalp gibi karın dışı organlara ait hastalıkların seyrinde de görülebilir.
Karın ağrıları sıklıkla sindirim sistemi organlarının basit rahatsızlıklarının bir belirtisi olmasına rağmen ciddi ve acil ameliyat gerektiren bir hastalığın belirtisi de olabilirler.

Hangi tip Karın ağrıları acil müdahaleyi gerektirir?
Karın ağrısı özellikle yeni ve şiddetli ise, bulantı, kusma, ateş, karında şişkinlik, sertlik, basınca hassasiyet, gaz çıkaramama, yeni gelişmiş kabızlık gibi şikâyetlerden bir ikisi eşlik ediyorsa ağrı kesici ilaçlar alıp zaman kaybetmemeli, mutlak bir hekime müracaat etmelidir, çünkü bu tip karın ağrıları acil ameliyatı gerektiren ve ameliyat olunmadığı takdirde hayatı tehdit edebilen durumların belirtisi olabilir. Bunlara örnekler verecek olursak;
Karın ağrısı, mide bölgesinde başlayıp saatler içinde sağ kasığa yerleşiyorsa, bulantı, kusma varsa “akut apandisit”, söz konusu olabilir.
Ağrının şiddeti azalıp çoğalıyor, bulantı kusma eşlik ediyor, hasta gaz çıkaramıyor, karnı şişiyor ve kabızlık geliştiyse “bağırsak tıkanması” olabilir, bu durumda kesinlikle müshil kullanılmamalıdır.
Mide ya da oniki parmak bağırsağı ülseri olan bir hastada birdenbire mide bölgesinde bıçak saplanır gibi bir ağrı başlar ve şiddeti azalmadan devam ederse karın sertleşirse “ülser delinmesi” düşünülmelidir.
Âdet günü geçmiş kadın bir hastada özellikle karnın alt bölgelerinde şiddetli karın ağrısı gelişir, tansiyon düşüklüğü ve buna bağlı halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı şikâyetleri gelişirse “dış gebelik” ve buna bağlı yumurtalık tüpünde yırtılma, karın boşluğu içine kanama akla gelmelidir.
Sağ kaburga altında başlayan, sağ omuza ve sırta yayılan karın ağrısı bulantı ve kusma ile birlikte ise, bazen bu şikâyetlere idrar renginin hafif koyulaşması, bazen de ateş eşlik ediyorsa acil bir “safra kesesi iltihabı” düşünülmelidir.
Kamın üst kısmında başlayan ağrı, ağıza ekşi su gelmesi ile birlikte ise fazla ve karışık yemek yemeğe bağlı olarak ortaya çıkmış olabileceği gibi aynı bölgedeki ağrı göğüse doğru da yayılıyor, bulantı, kusma eşlik ediyorsa o zaman sindirim sistemi hastalıklarından çok “kalp krizi” düşünülmelidir.
İlk ke’z ortaya çıkan karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishal ile birlikte ise “akut gastroenterit” söz konusudur (bak. akut gastrit ve gast-roenterit) ki bu durumda çoğu kez acil müdahale gerekmeyebilir.

Tekrarlayan karın ağrılarında neler düşünmek gerekir?
Aylar ya da yıllar süresince tekrarlayan karın ağrılarında, karın ağrısına eşlik eden diğer belirtiler hastalığın tanısını koymada yardımcı olabilirse de bazen karın ağrısının nedenini bulmak uzun araştırmaları ve birçok tetkiki gerekli kılabilir.
‘ Tekrarlayan tipteki karın ağrılarına birkaç örnek verecek olur isek; ağrı karnın üst tarafındaysa, öne eğilince göğüste yanma, ağıza ekşi, acı su gelmesi mevcutsa “mide fıtığı ve yemek borusu İltihabı”, ağrı göbeğin üstünde yer alıyor, yemek yemekle hafifliyorsa “on iki parmak bağırsağı ülseri”, yemek yemekle artıyorsa “mide ülseri” ya da yemekle artan aynı bölgedeki ağrıya zayıflama, iştahsızlık gibi şikâyetlerde eşlik ediyorsa “mide kanseri”, yemeklerdena sonra artan karın ağrısına şişkinlik, hazımsızlık şikâyetleri ilave oluyorsa belki “gastrit” düşünülebilir.
Göbek çevresindeki ağrılar daha çok ince bağırsak hastalıklarını düşündürür iken göbek altında orta bölgedeki ağrılar ise kalın bağırsak hastalıklarını akla getirmelidir.
Kadın hastalarda kasıklarda görülen ağrılara kötü kokulu vaginal akıntı da eşlik ediyorsa sindirim sistemi hastalıklarından çok “yumurtalık iltihabı” düşünülmelidir.
Sağ kaburga altındaki ağrılarla hazımsızlık, şişkinlik şikâyetleri daha çok “safra kesesi hastalıklarrnı akla getirirken, sol kaburga altındaki ağrılar bu bölgede kalın bağırsaklar içinde “gaz sıkışması”na ait olabilir.
Tekrarlayan karın ağrıları öksürmek, ıkınmakla kasıklarda beliren şişlikle birlikte ise “kasık fıtığı” var demektir.
Karın ağrısına göre sindirim sisteminin tüm hastalıklarının teşhisi her zaman bu kadar kolay olmamaktadır. Burada sadece çok sık rastlanan ve teşhisi daha kolayca olabilen hastalıklardan örnekler verilmiştir.
.
Başlıca karın içi organların hastalıklarına ait ağrıları hissedildikleri bölgeler:
1- Mide, oniki parmak bağırsağı ülseri,
2- ince bağıi-jn hastalıkları, akut gastroenterit,
3- Kalın bağırsak hastalıkları,
4- safra kesesi, karaciğer hastalıkları,
5- Yemek borusu hastalıkları,
6- Pankreas hastalıkları,
7- Dalak büyümesi, kalın bağırsaklarda gaz sıkışması,
8-Apandisit,
9- Yumurtalık hastalıkları,
10- Böbrek ve idrar yolları hastalıkları.

Rapor Et
Eski 9 Nisan 2011, 16:09

Karın Ağrıları

#3 (link)
pesimist
Ziyaretçi
pesimist - avatarı
ÇOCUKLARDA KARIN AĞRISI NEDENLERİ


1. APANDİSİT

Yaygın bir hastalık olan "apandisit" karnın genellikle sağ alt kısmında bulunan ve apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır. "Appendiks vermiformis uzun ince bir boru şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör barsaktır. 2- 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir. Çocuklarda yetişkinlerden daha uzundur. Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir. Vücuttaki işlevi tam olarak bilinmeyen apendiks bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organdır.
Apandisit % 90 oranda apendiks girişinin ya da lümeninin (apendiksin iç boşluğu) herhangi bir seviyede dışkı ile tıkanmasından kaynaklanır. Sık görülen nedenlerden biri de apendiks duvarındaki lenf dokularının şişmesidir. Ayrıca nadiren barsak parazitlerinin tıkaması ile travma ya da barsak lenf kanseri gibi durumlarda da apandisit oluşabilir.
Çeşitli nedenlerle apendiksin içi tıkandığı zaman apendiks içinde salgılanan sıvı birikir iç basınç artar ve aynı zamanda mikroplar çoğalmaya başlar. Basıncın artması ile apendiks şişmeye başlar ve giderek apendiks duvarının kanlanması ve beslenmesi bozulur. Bu duruma Akut Apandisit denir. Daha sonra nekroz (çürüme) gelişir ve bir yerden apendiks delinir içindeki mikropca zengin sıvı karın içine boşalır. Bu aşamaya ise Perfore Apandisit denir.

Apandisit her yaşta görülmekle birlikte en sık olarak genç erişkinlerde (20-30 yaş grubunda) ortaya çıkar çocuklarda en sık 6-10 yaş grubunda görülen apandisitin 2 yaşından küçüklerde görülme oranı % 2 civarındadır.

Karın ağrısı; apandisitin en önemli belirtisidir. Genellikle göbek çevresinde veya mide üstünde başlar. Sürekli ve künt bir ağrıya neden olur azalma ve çoğalma gösterebilir ama hiçbir zaman ağrı tamamen yok olmaz. Genellikle 4-12 saat sonra ağrı karın sağ alt bölgesine yerleşir. Bazı hastalarda ise ağrı karın sağ alt bölgesinde başlar ve orada kalır. Apendiksin değişik yerleşim şekilleri nedeniyle ağrı sırtta sağ veya sol kasıkta sağ bacakta idrar yaparken idrar torbasının üst kısmında hissedilebilir.

İştahsızlık hastaların % 90-95’inde ağrıdan daha önce görülen fakat önemsenmeyen bir bulgudur.

Bulantı ve kusma; önemli bir göstergedir. Hastaların yüzde 75'inde bulantı görülür. Kusma her hastada (özellikle de erken dönemde Akut apandisitte) gözlenmeyebilir. Genellikle hasta yediklerini içerir tarzda kusar perfore apandisitte safralı kusma da görülür.
Bu belirtilerin yanında kabızlık ya da ishal gibi tuvalet alışkanlığında değişiklik ve gaz çıkaramama gibi şikayetleri de olabilir.

Muayene bulguları apendiksin vücutta yerleştiği yere göre değişmektedir. Genellikle karın sağ alt bölgesine bastırmakla hassasiyet ve ağrıda artış saptanır. Perforasyon olup olmaması da bulguları etkiler eğer perforasyon var ise tüm karın hassastır ve hasta karnını kasarak muayeneye direnç gösterir. Vücut ısısı bazı kişilerde normal kalmakla birlikte bazılarında 38 derecenin üzerine çıkmaktadır. Hastanın hareket etmekle karın ağrısının artması tanı için önemlidir.

Tedavisi Cerrahidir. Açık ya da laparoskopik (kapalı) yöntem ile cerrahi tedavi uygulanır.
Günümüzde apandisit ameliyatları en basit operasyonlardan biridir. Ancak tedavisi bu derece kolay olmasına rağmen karın ağrısı önemsenmeyen ve perforasyon gelişen apandisit olgularında zaman kaybı hayati tehlike yaratır. Zamanında ameliyat edilmediği durumlarda ölümle sonuçlanabilir. Genç erişkinlerde yüzde 15-25 çocuklarda yüzde 50-85 perforasyon riski vardır.

Apandisit zamanında doktora başvurulduğunda tedavisi basit geç kalındığında ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır.

DİKKAT
* Karın ağrısı olan çocuğa karın ağrısının nedeni belirlenmeden kendiniz AĞRI KESİCİ VERMEYİNİZ!
* Eğer çocuğunuz karın ağrısı ile başvurduğunda farklı bir tanı almışsa (İdrar yolu enfeksiyonu gaz sancısı gibi) önerilen tedavi uygulanmasına rağmen şikayetleri azalmıyor ise tekrar doktora gitmelisiniz.
* Normal bir apandisit ameliyatı eğer erken teşhis konulursa yaklaşık toplam 30 dk-1 saat arası sürmekte ve hasta 1 gün hastanede yatıp taburcu edilmektedir. Eğer apandisit patlamış ise ameliyatla apandisit alınır karın içi temizlenir ve karın içine dren (hortum) konulması gerekebilir ve bu durumda hasta yaklaşık 2-3 gün hastanede kalır.
* Erken teşhis ve doğru tedavi hayat kurtarıcıdır.
* Günümüzde yüzde 100 apandisit tanısını koyduracak tetkik laboratuvar ve görüntüleme yöntemi yoktur. Bu nedenle hastanın şikayetleri muayene bulguları ve kan tetkikleri bir arada değerlendirilipayakta çekilen karın grafisi ve bazen ultrasonografi ile değerlendirilerek teşhis konulur.
* Şüpheli vakalar hastaneye yatırılır ağrı kesici verilmeden muayene ve ateş ölçümleri ile takip edilir.

2. İNVAJİNASYON (BAĞIRSAK DÜĞÜMLENMESİ)
Bir barsak bölümünün birbiri içine teleskopik sekilde girmesidir.
İnce barsağın son kısmının (ileum’un) kalın barsağa (cekum’a) girmesi en sık görülen şeklidir. (İleokolik invajinasyon)
4 ay – 3 yaş arası daha sık görülür.
İlerleyici bir hastalıktır
Aralıklı tarzda şiddetli karın ağrısına sebep olur. Çocuk şiddetli kramp tarzında karın ağrısı sırasında bacaklarını karnına çekerek ağlar huzursuzdur sonrasında kısa bir süre rahatlama olur sonra ağrı tekrarlar.
Kusma vardır bazen erken dönemde henüz kusma izlenmemiş olabilir.
İlerleyen süreçte kanlı dışkı (çilek jölesi görünümünde) ortaya çıkar.
Ateş ileri dönemde barsak dolaşımının bozulmaya başlaması ile kana bakteri geçişi sonucu ortaya çıkar.
Muayenede karında sucuk şeklinde ele gelen kitle ve hassasiyet mevcuttur.
Klinik öykü ve muayene ile çoğunlukla tanı konulur.
Ancak ayakta direkt karın grafisi (hava-sıvı seviyelerinin görülmesi ile barsak tıkanıklığı bulgularının saptanması) Ultrasonografide karın içinde invajine barsağın görüntüsünün (tipik olarak somya yayı görünümü vermektedir) saptanması doğrulayıcı tanısal incelemeler olarak kullanılmaktadır.
Acil cerrahi gerektiren bir hastalıktır. Zamanında girişim yapılmayan durumlarda ilgili barsakta dolaşım bozukluğu çürüme ile sonuçlanıp o kısmın kaybedilmesine neden olur. Hatta geç kalınan vakalarda barsak çürüme bölgesinden delinerek barsak içeriği karın içine boşalırsa ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır.

3. İNKARSERE HERNİ (BOĞULMUŞ FITIK)

Kasık fıtığı %60 sağda % 30 solda %10 iki taraflı olarak ortaya çıkar.
Ağlama ıkınma ya da öksürme ile belirginleşen kasık şişliği şikayeti mevcuttur.
Erkek çocuklarda ilerlemiş durumlarda fıtık o yandaki skrotuma (torbaya) kadar uzanabilir.
Çocuklarda kasık fıtığında komplikasyon oranı yüksektir. %10-20 inkarserasyon yani sıkışma riski vardır. Bu durumda kasıktaki şişlik kaybolmaz çocukta karın ağrısı bacaklarını karnına çekerek ağlamahuzursuzluk kusma ve gayta yapamama şikayetleri izlenir.

Tanı muayene ile konur.

Sıkışmış fıtıkta Ayakta direkt karın grafisi barsak tıkanıklığı bulgularını ve fıtık kesesi içine sıkışmış barsak kısımlarını değerlendirmek için yeterlidir.
Tek tedavisi cerrahidir ve Çocuk cerrahisi uzmanları tarafından yapılmalıdır. Erken cerrahi müdehale yapılmazsa sıkışmış barsak kısmında dolaşım bozulacağı için nekroz (çürüme) ve perforasyon (delinme) ortaya çıkar. Ameliyat sırasında bu kısmın çıkarılması gerekir. Erken tanı ve erken cerrahi müdehale çok önemlidir hatta hayat kurtarıcıdır.

Kaynak: tavsiyeediyorum.com
Rapor Et
Eski 3 Ağustos 2012, 05:43

Cvp: Karın Ağrıları

#4 (link)
Lethe
buz perisi - avatarı
Karın Ağrıları
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Karın bölgesinde ortaya çıkan ani ve şiddetli ağrılar. Nedenine ve ortaya çıktıkları organa bağlı olarak şiddeti ve süresi farklılıklar gösterir. Çok şiddetli olanlara sancı denir. Karın ağrıları genellikle bir hastalığın belirtisi olarak ele alınır. Mide ve bağırsak hastalıkları, mide ve onikiparmakbağırsağı ülserleri, apandisit, peritonit, dış gebelik, damar tıkanmaları, pankreas bozuklukları karın ağrılarına yol açabilirler. Karın ağrısını gidermek için öncelikle nedeni bulmak ve ona göre tedavi etmek gerekir. Karın ağrılarında ağrı kesici kullanmak, hastalığı gizleyeceğinden ötürü sakıncalıdır.
Rapor Et
Eski 21 Temmuz 2013, 02:24

Karın Ağrıları

#5 (link)
Önce Sağlık
biruni - avatarı
Alıntı:
The Unique adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle


-Safra kesesi ve yolları hastalıkları: Safra kesesi enfeksiyonuna (kolesistit) bağlı olarak üst orta karın bölgesinde sürekli ağrı yada taşın safra yollarından geçişi sırasında kramp tarzında aralıklı ağrılar görülebilir.

Sağ üst kadran ağrısına sebep olan hastalıklar;

-Safra kesesi ve yolları hastalıkları: Safra kesesi enfeksiyonuna (kolesistit) bağlı olarak sürekli ağrı yada taşın safra yollarından geçişi sırasında kramp tarzında aralıklı ağrılar görülebilir. Üşüme, titreme, ateş ve sarılık eşlik edebilir. Ağrı sırta, sağ kürek kemiği bölgesine ve sağ omuza yayılabilir.

Oluşan taşlar safra kesesi kanallarından geçmeye çalışır. Küçükse ne alâ. Büyüklerse safra kanal deliklerini tıkarlar, safranın şişmesine sebep olur. Şişen safra; midenin başına belâ olur. Sağ göğüs kafesinin altının ve de karın ağrısı ile kendini hissettirir. Karın ağrısı sebepleri önceliği arasında safra taşı sorunu vardır.
40 yaşına yaklaşan menopoz görmeyen aşırı kilolu kadınlarda bu risk çok fazladır.

Safra taşları, böbrek taşları sidik kristalleri ile birleştiğinde ortaya vahim bir durum çıkar. İnsanı Devirebilir!
Vücudu su ile doldurmak!, kristallerin çözülmesine yol açar, taşlar ufalanıp kanallardan dışarı çıkması kolaylaşır.
Alıntı, Safra Taşı
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.265 saniyede (80.60% PHP - 19.40% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 13:03
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi