| | #1 (mesaj-linki) | |
| Avrupa AnayasasıAvrupa Anayasası "Anayasamız...Dibacesi Atinalı ünlü tarihçinin yukarıdaki sözleri ile başlayan Avrupa Anayasasının Taslak Metni, kabul edilmesi halinde Avrupalılaşma surecinin en önemli köşe taşlarından birisi olacak bir yapısal dönüşüm hamlesidir. Uzun zamandır tartışması yapılan Avrupa Anayasası’nın taslak metni Valéry Giscard d'Estaing liderliğinde toplanan Laaken Konvansiyonu ile beklenmedik bir şekilde ortaya konulmuş ve Selanik Zirvesi ile takdim edilmiştir. Geçtiğimiz 18 Temmuz'da başlayan Brüksel Zirvesi ile üye devletlerin liderlerinin üzerinde anlaştığı bu taslak metin kabul edilmesi halinde dünya hukuk ve siyaset tarihinde benzersiz bir siyasi entegrasyon deneyiminin ulaştığı son nokta olacaktır. Avrupa Anayasası; entegrasyon hukuku gibi şu ana kadar pek az kullanılmış bir araç ile II. Dünya Savaşının düşman milletlerini safha safha birbirine bağlamış bir projenin, yani Avrupa Birliği projesinin, yirmi beş üye ülkesi ile büyük bir Devlet aygıtlığına veya daha doğrusu bir SÜPER DEVLET'e terfi etmek/dönüşmek için hukuksal olarak kendini tanımladığı bir aşamadır. Avrupa Anayasa’sının taslağında avro-şüphecileri (eurosceptic) alarma geçirmemek için metnin içinde "federal" kelimesi kasıtlı olarak kullanılmamışsa da bu durumdan Avrupa Birliği’nin halen De Gaulle'un "Devletler Avrupa’sı" (l'Europe des Etats) yaklaşımında olduğu sonucunu çıkartılmamalıdır. Avrupa Birliği artik içerisindeki öncü üyelerin (çekirdek Avrupa) başını çektiği federalistlerin Topluluk Modeli, yani topluluğun menfaat odaklanmasını sadece üye devletlere değil ayni zamanda vatandaşlara da yapmayı kendisine temel alan bir Pan-Avrupacı felsefi oluşum içerisindedir. Yani taslak metin içinde federalizm kavramı ismen hiç geçirilmese de metin sonuçları itibariyle federaldir ve bazı akademisyenler ise metnin bu durumunu “yarı federal” olarak tanımlamaktadırlar. Esasen su an ki hukuki durum 19.yüzyıl Amerika’sının 50 kurucu devletinin kendilerini federatif bir şemsiye altına almaları dönemiyle oldukça benzeşmektedir. AB jargonunda dikey entegrasyon (kaynaşma-bütünleşme) olarak adlandırılan hukuki sürecin ABD'nin tarihsel gelişimi ile benzeşen başka bir de boyutu da yatay entegrasyon (yeni üye ülke alımı) ile dev yapının ulaşacağı coğrafi büyüklüktür. Bu federatif süreçte Atlantik'ten Pasifik Okyanusu'na kadar genişleyen Amerika Birleşik Devletleri'ne paralel olarak geleceğin Avrupa Birleşik Devletleri de Atlantik'ten Ural Dağlarına kadar genişlemektedir. Neden Bir Avrupa Anayasası’na İhtiyaç Duyuldu? Avrupa Birliği, kurulduğu tarihten bugüne kadar de facto anayasa diye isimlendirebileceğimiz kurucu anlaşmalar ve bunların ek protokolleri yelpazesi ile oluşturulmuş, geliştirilmiş ve yönetilmiştir. Avrupa Birliği’nin altı kurucu üyesinin Avrupa Kömür Çelik Birliği (AKCT-Paris Antlaşması–1951) ve Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET Roma Antlaşması–1957) ile başlatmış oldukları bu hukuksal entegrasyon sureci oldukça uzun bir dönem AB kurumsal yapısının oluşumunu, AB ile üye devletler arasındaki yetki paylaşımını ve AB kurumlarının birbirleri ile olan ilişkilerini anayasal normlar gibi düzenlemiştir. Ancak başlangıçta oldukça az sayıda üye devletten oluşan bir topluluk için tasarlanmış olan bu hukuki yapının, geçtiğimiz ay üye şayisi 25’e çıkmış olan bir devletler üstü aygıtı yönetebilecek ESNEK, ETKİN ve ŞEFFAF karar alma mekanizmasına sahip olamayacağı açıktır. Ayrıca dünyada siyaset, ekonomi, savunma gibi alanlarda ABD ile boy ölçüşüp bir noktaya gelerek rüştünü ispat etmek isteyen Avrupa Birliği’nin, üye devletlerinin sinerjilerini maksimize etmek için Avrupa Birleşik Devletleri'ne doğru anayasal bir adim atmalıdır. Ayrıca bu anayasanın kabulü ile Avrupa Birliği bir devlet gibi varlık kazanacak ve artık anayasal anlamda bir tür süper devlet olacaktır. Avrupa Anayasası’nın Getirdiği Yenilikler Avrupa Anayasası mevcut yapıya oldukça uzun bir yenilikler listesi getirmektedir. Başlıca yenilikler şunlardır;
Avrupa Anayasası’nın kabulü geleneksel/milli anayasalar gibi Onay veya Konsensüs ile değil değil, uluslararası bir anlaşma ile olmakta ve Anayasa’da değişiklik için oybirliği gerekmektedir. Ayrıca Avrupa Anayasası esasen bir ANAYASAL ANLAŞMA’DIR. Bu anayasal anlaşma aynen milli/geleneksel anayasalar gibi bir değerler/ilkeler bütününü, haklar bildirgesini ve kurumsal yapıyı içerirken; onlardan farklı olarak özellikle Üçüncü Bölüm’de gecen (Birliğin İşlemesi ve Politikaları) gibi geleneksel anayasalarda olmayan unsurlara da sahiptir. Sonuç Avrupa Anayasasının taslak metni her şeyden önce üye ve aday devletlerden birlik içi kurumlara kadar oldukça geniş bir temsilci ve katılımcı kitlesi ile şeffaf olarak hazırlanmış Laaken Konvansiyon'u gibi oldukça demokratik bir anayasa yapım surecinin meyvesidir. Bu taslak metin Avrupa Birliği’nin güçlerini bir kamu otoritesi olarak kullanması ve karar alma mekanizmalarındaki meşruiyetinin kesinleşmesi için pek çok unsur içermektedir. Özellikle bu taslakta Avrupa Birliği ve üye Devletlerarasındaki iş/yeterlik bölümünün iyice belirginleştirilerek düzenlenmesi barışçıl bir ortak yasam ve bir arada Varolsu durumu (coexistence) için önemli bir açılımdır. Ayrıca evvelden var olmayan Avrupa Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Kamu Savcılığı gibi yeni kurumların kurulması birlik menfaatleri için pragmatik (faydacı/yararcı) öneme haiz yeniliklerdir. Bu anayasanın en önemli sonucu, yeni üyelerin katılımıyla Atlantik'ten Ural’lara kadar büyüyen/genişleyen bir ekonomik-siyasi birliğin sinerjisini (görevdeşliğini) arttırabilmek ve kaynaklarını daha etkin kullanabilmek için derinleşmesidir. Özetle Avrupa Birliği, Avrupa Anayasası ile kendisini hukuken yeniden formüle etmekte ve bir süper devlet yani Avrupa Birleşik Devletleri olma nihai hedefini ortaya oldukça belirgin bir biçimde koymaktadır. Avrupa Anayasa’sının kabulü Avrupa Birliği için TEK BİRLİK; TEK ANLAŞMA; TEK YÖNTEM ve TEK HUKUKİ KİŞİLİK formülü ile dünyada tek hale gelebilmek için yepyeni bir dönem başlatmaktadır. Av. S. Sinan KOCAOĞLU Brüksel, 29.06.2004 | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Avrupa AnayasasıAvrupa Anayasası Avrupa Anayasası Anlaşması, AB üyesi 25 ülke tarafından imzalandı. Tören'e 29 ülke katıldı. 25 üye ülkenin ardından Türkiye, Romanya ve Bulgaristan ise sadece nihai senedi imzaladı. Türkiye adına imzaları Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül attı. Anayasa 4 bölüm ve 465 maddeden oluşuyor. Aslında Anayasa; Avrupa Birliği Antlaşmasına Temel Haklar Şartının eklenmesinden ibaret. Sadece maddelerde düzeltmeler ve değişiklikler yapılmış. Nice Antlaşmasıyla başlayan Avrupa Birliği için bir Anayasanın hazırlanması süreci Aralık 2001 tarihli Laeken Zirvesinde noktalanmıştı. Başlayan çalışmalar tamamlandı ve Anayasa taslağı 18 Temmuz 2003 tarihinde ortaya çıktı. 4 Ekim 2003'te Roma'da Hükümetler arası Konferansta ve daha sonra 12-13 Aralık 2003 tarihli Brüksel Zirvesinde Anayasa taslağı üzerinde mutabakat sağlanamadı. Ancak 17-18 Haziran 2004 tarihli zirvede devletler arasında mutabakat sağlanabildi. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| anayasası, avrupa |
Avrupa Anayasası Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| İslam Anayasası | asla_asla_deme | Müslümanlık/İslamiyet | 0 | 09-08-2008 22:31 |
| Azerbeycan Cumhuriyeti Anayasası | BARIŞ | Azerbaycan | 1 | 23-05-2008 23:53 |
| Türkiye Cumhuriyeti 1924 Anayasası | virtuecat | Hukuk | 1 | 17-12-2007 22:43 |
| Türkiye Cumhuriyeti Anayasası | virtuecat | Hukuk | 10 | 17-12-2007 14:34 |
| Türkiye Cumhuriyeti 1961 Anayasası | virtuecat | Hukuk | 3 | 19-10-2006 21:59 |