| | #691 (mesaj-linki) |
Cvp: Kadınların Vazgeçilmezi Takılar Anneler Günü Hediyeniz Swarovski'den..! Anneler Günü’ne pek bir şey kalmadı. Peki siz annenize ne hediye alacağınıza karar verdiniz mi? Swarovski taşlarla süslü şık bir küpe almayı hiç düşündünüz mü? Bu yıl bir değişiklik yapın ve annenizin anneler gününü Swarovski ışıltısı ile kutlayın… ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | |
|
| | #692 (mesaj-linki) |
Cvp: Kadınların Vazgeçilmezi Takılar Kolyeler Biz kadınların vazgeçilmezleri olan takılar, aşağıda görüldüğü gibi boncuk ve taşlarla bir bütünlük sağlayarak yaratılan el becerilerimizden bir kaç örnek... ![]() ![]() ![]() ![]() | |
|
| | #693 (mesaj-linki) |
Cvp: Kadınların Vazgeçilmezi Takılar TARİHÇESİ[ Takı, insan vücudunun çeşitli bölümlerini süslemek için eski çağlardan beri kullanıla gelen objelerdir. İnsanoğlu, varoluşundan bu yana korkularını yenmek, yücelik kazanmak, gücünü göstermek, güzel görünmek gibi gerek dinsel gerekse geleneksel sebeplerle bu tür aksesuarları tercih etmişlerdir. Tüyler, kutsal ağaç kabukları, deniz kabukları, diş ve kemik parçaları, değerli taşlar bunlara örnektir. Önceleri sihir ve büyü amaçlı olup daha sonra dinsel temalı takıları görmekteyiz. Takı sanatının M.Ö. 3000 – 4000 yılları arasında Mezopotamya’da doğduğu kabul edilir.Mısır ve Hindistan’dan Asya’ya, Afrika ve İslam ülkelerine ve Avrupa’ya yayılmıştır. Altının bulunması ve maden işlemesinin öğrenilmesiyle mücevhercilik altın çağına girmiştir. Bu anlamda özellikle Mısır’daki Firavun mezarlarında, büyük mücevher koleksiyonlarına rastlanmıştır. Türkiye’de 1962 – 1968 yılları arasında yapılan kaçak kazılar sonucu “Karun’un hazinesi” adı verilen bulgularda; gümüş kaplar, altın ve gümüş takılar, değerli taş ve seramik objeler bulunmuştur. Ayrıca yine bu hazinede 30 parça bronz kalıptan oluşan kuyumculuk aletlerinin yer alması dikkat çekicidir. Yine New York Metropolitan sanat müzesinde eski dönemlere ait Hitit ve Tunç dönemine ait koleksiyonlar büyük ilgi görmektedir. Yapılan bir çok araştırmalar, kazılar göstermiştir ki insan yaşadığı her dönemde takıyı kullanmış, onlara belli anlamlar yüklemişlerdir. Takılar, biçimleri ortam ve şartlara göre değişmekle birlikte her toplumda varlığını sürdürmüştür. Tarih boyunca insanlar edindikleri bilgi ve tecrübe birikimlerini, yaratıcılık, ustalık, sabır ile birleştirerek bugün bile hayranlıkla izlediğimiz taşlar, asalar, semboller, takılar, değerli metallerden heykelcikler v.s. yapmışlardır. Bu sanat eserleri çağlar boyu onları üreten toplumların, dinsel ve estetik değerlerini yansıtmışlardır. Günümüze gelindiğindeyse tasarımcılar; birinci aşamada kaynaktan etkilenerek çizimler yapmakta, günün modasından ve renklerinden esinlenmekteler. Bazı çizimler bilgisayar ortamında gerçekleşmekte üç boyutlu kalıplar alınmakta, model muma uygulanarak kalıp çıkarıldıktan sonra eriyen altın ve gümüş döküm yapılmaktadır. Bir çok işlem aşamasından sonra obje cilalanarak son şekli verilmektedir. Gümüş örücülükten etkilenerek, metal ve bakır makaralar yardımıyla başarılı takılar da yapılmaktadır. Yine dokuma tekniği kullanarak boncuk tezgahlarında yapılan kolyeler, makrame tekniği (düğüm) kullanarak yapılan kolye ve bileklikler günümüz takısında önemli bir yer teşkil eder. Ekonomik oluşları nedeniyle imitasyon takılar daha çok tercih edilmektedir. El sanatlarının tümünden yararlanılarak yapılan takılar belli bir emeğin sonucu oldukları için her dönemde rağbet görmüşlerdir. Boncuğun Öyküsü Anadolu’daki kadın ve kızlarımızın boş zamanlarını değerlendirdiği, hayallerini boncuklu takılarla gerçekleştirdiği bir uğraşı, bir kültürdür. Rengarenk boncuklarla doğadan esinlenerek birçok takı yapılmıştır. Maddi geliri az emeği çok olan boncuk takılar yüzyıllar boyunca süslenme aracı olmuştur Boncuklarla güzelleşmek çok eski çağlara uzanır. Tarih öncesi çağda boncuklar, kulağa, boyuna, kalça çevresine, hatta kirpiklere takılırdı. Bitki tohumları, deniz kabukları, küçük fosiller hep süslenme aracı olmuştur. M.Ö. 4000’lerde sabun taşından yapılan ilk mısır boncukları cama yakın bir sırla kaplanıyordu. Altından yapılmış boncuklar M.Ö. 3000’lerde Sümer ve İndus vadisi uygarlıklarında kullanıldığı bilinir. Ayrıca yeşil feldispat, lapis lazuli, fruze karneliyen, hematit ve mor yakut eski toplumların boncuk yapıp kullandıkları taşlardır. Orta Çağdan beri değiş-tokuş amacıyla kullanılan boncuk, ilkel toplumlarda çok değerli bir armağandı. Yıllarca nesilden nesile aktarılan bu sanat özellikle Anadolu’da fazlaca rağbet görmektedir. Yazma kenarına boncuk oyası, kolye, bilezik, gıdıklık, alınlık, saç bağı, başlık, saçak olarak çalışılmış, elbiseye, gelinliğe, kumaşa, kemere, terliğe hatta takunyaya dahi dikilmiştir. Tespih, muska, kutu, kibritlik, para kesesi, saat kesesi, çanta, cüzdan, avize olarak da görmekteyiz. Oyalanmak ve stres atmak amacıyla mahkumlara verilen takı bilgisiyle, sabırlı çalışmalarıyla boncuklardan kuşlar, tespihler, birçok çeşit takılar yapmışlardır. Doğal Taşlar Doğada bilinen 2000 adet mineral vardır. Kaliteli ve süs taşı olarak bilinenler arasında, amber, elmas, yakut, zümrüt, akuamarin, safir, topaz, labradorit, ametist, opal, agat (akik) oniks, granat, turmalin ve turkuaz (fruze)dır. Yurdumuzda ise Erzurum’un meşhur oltu taşı, Eskişehir’in lületaşı, Eskişehir Sarıcakaya Mayıslar mevkiindeki Kalsedon madenlerinden çıkan kalsedon ve kuvars taşlarının yurtdışına ihracatı yapılmaktadır. Dünyanın en büyük kalsedon yatağından deniz aşırı ülkelere ihracat yapılması Türkiye için gurur vesilesidir. Taşlar, takı olarak işlenince büyük değer kazanırlar, doğadaki bu taşların insanlar üzerinde etkisi olduğuna inanılır. *Uzun ömür ve mutluluğun sembolü olan agat (akik) taşının strese, *Turkuazın nazara iyi geldiği kabul edilir. *Topaz, kan dolaşımını düzenler, telepatik güç sağlar. *Zebercet belirsiz korkulara iyi gelir. *Opal ise sevgi ve şefkat sembolüdür. *Kalsedon taşını, kötülüklerden koruyan uğur taşı olarak kabul eden Romalıların ceplerinde taşıdıkları bilinir. Hatta Romalı avukatların kalsedon taşını taşıdıklarında girdikleri davaları kaybetmedikleri yazılır. Modern çağın insanları taşlara yoğun olan ilgiyi fark edip laboratuarlarda yapay süs taşları üretirler. Diğerleri kadar parlak olmasına rağmen doğal olmaması fiyatının düşük olmasına neden olmuştur. Ametist, diğer adıyla mor yakutun çeşitli inançlara göre zehirlere karşı koruyucu özelliği olduğu söylenir. Kuvars ailesinden mor ya da mavi-mor renkli bir taştır. Asya ve Mısır’da mühür olarak değer kazanmış ayıklık verme özelliği olduğundan daha çok kadeh, çanak, kap gibi objeler ametistten yapılmıştır. Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Göğü köyünde bulunan ametist yatağından çıkarılmaktadır. Taşlarla burçlar arasında bir bağlantı olduğu, bazı taşların bazı burçlara uğur getirdiğine inanılır. İnsan vücudunun sadece etten ve kemikten olmadığı enerjisinin de olduğu, tüm canlıların pozitif ve negatif yönde etkilendiği bir gerçektir. YAPILIŞI Takı tasarımında; estetiğin, yaratıcılığın ön planda olması için iyi bir gözlem ve teknik bilgi gerekir. Sonuçta tasarım da çizginin ve resmin ön plana çıktığı bir uygulamadır. Resimde ana temel, çizgidir. Çizgiler doğru ve eğri çizgiler sağlamlığı ve devamlılığı anlatır. Yatay çizgiler hareketsizlik duygusunu ifade eder. Doğada her varlığın bir şekli mevcuttur. Örneğin, kutu dikdörtgen, top yuvarlak, yumurta ovaldir. Resmi yapılacak modele karşıdan bakınca kare, dikdörtgen, daire, oval gibi geometrik yüzeyleri vardır. Resmi yapılacak obje geometrik form içine alınmalıdır. İkinci işlem ise modele doğru kol uzatılır, kurşun kalemle boy ve en arasındaki ilişki tespit edildikten sonra objenin sağlıklı çizimi yapılabilir. Doğadaki varlıklar yakınsa gerçek ölçüleri ve renkleri doğru tespit edilebilir. Uzaklaştığında görülen boyutu küçülür, renklerde niteliğini kaybedebilir. İşte bu görüş durumuna perspektif denir. Objeyi çizerken gölge – ışık tekniğiyle gereken form verilir. Gölge ile derinliğin belirginleşmesi gerekir. Çizimi yapılan modelin diğer aşaması ise renk hakkında karar vermektir. Renk; ışığın cisimlere çarptıktan sonra gözde bıraktığı etkidir. Güneşli günlerde renklerin daha parlak ve canlı kapalı havalarda ise renklerin gölgeli ve solgun olması renklerin tamamen ışık etkisiyle oluştuğunu kanıtlar. Işık olmadığı zaman renk yoktur. Renkleri 3 ana grupta toplanır; bunlar kırmızı, sarı ve mavidir. Bu ana renklere diğer renklerin karışmasıyla da tamamlayıcı veya yardımcı renkler oluşur. Kırmızı + Sarı = Turuncu Sarı + Mavi = Yeşil Mavi + Kırmızı = Mor Renkler insan üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılır. 1-Sıcak Renkler : Kırmızı, Turuncu, Sarı 2-Soğuk Renkler : Yeşil, Mavi, Mor Sıcak renklerden kırmızı ateşin sıcaklığını, turuncu güneşi, sarı ise ışık ve aydınlık hissi verir. Bu renklerin ruhsal etkisi canlılık, neşe ve harekettir. Soğuk renkler yeşil, mavi ve mordur. Ruhsal etkileri hüzün, rahatlık ve durgunluktur. Yeşil dinlendirici ve huzur vericidir. Mavi sessizlik ve rahatlık, mavinin açık tonları sonsuzluk ve sınırsızlık hissi verir. Mor hüzün, içe dönüklük hissi veren düşündürücü bir renktir. Açık tonu olan eflatun hassaslığı, inceliği, koyu mor ise yalnızlıktan hoşlanan topluma küskün insanların rengidir. Siyah ise, ciddiyet ve ağırbaşlılığı simgeler, kader, matem ve kaanlığın rengidir. Beyaz saflık, temizlik, doğruluk ve güven gibi anlamlar taşır. Gri, olgunluğun, temkinin ve rahatlığın ifadesidir. Genel olarak takı tasarımında çizim ve renk seçimi ilk ve standart olan aşamadır. Bundan sonraki yapım aşamaları ise tekniklerine göre farklılıklar gösterir. Her tekniğin kendine has bir yapılışı vardır. | |
|
| | #694 (mesaj-linki) |
Cvp: Kadınların Vazgeçilmezi Takılar TÜRLERİ Milletlerin varlığını koruyabilmeleri ve uzun yıllar yaşamalarının en önemli sebeplerinden birisi kültürleridir. Çok zengin ve renkli bir kültüre sahip olan Türk milleti de bu anlamda çok şanslıdır. Değişen çağa hızla gelişen teknolojiye rağmen somut kültür ürünü de hala Anadolu’da da yaşamaktadır. Türk kültürünün de bir çok alanda yaşamaya ve yaşatılmaya çalışan ürünlerinden biriside geleneksel takılarıdır. Bunlardan kemerler, mahfaza, gıdıklık, alınlık, halhal, enselik, küpe, hızma, bileklik, yüzük gibi takılar mevcuttur. Kemerler : Kemerler atalarımızın bize M.Ö. 2. asırlardan kalma hediyesidir. Türkler kemerleri ihtiyaç ve süs vasıtası olarak kullanmışlar, yapılan kazılarda elde edilen bir çok eserin yanında çok sayıda teknik ve üsluplarda yapılmış altın, gümüş ve diğer madenlerden yapılmış kemer tokaları dikkate değerdir. Anadolu’da gelinlere kemer bağlamak bir gelenek olmuştur. Karadeniz’de altın ve gümüşten hasır örgü kemerler, doğu Anadolu’da sevadlı gümüş kemerler ve orta Anadolu’da telkari kemerler bağlamak, düğün ve eğlencelerde adet haline gelmişti. Özellikle İstanbul kemerleri kıymetli kumaşlardan yapılmış olup tokalar üzerinde mıhlama tekniğiyle yeşim ve mercanlardan döşenirdi. İstanbul’da saraylar için yapılan kemerlerin padişaha ait olanlarının bir başka görevi vardı. Ordu mensupları kılıçlarını bellerindeki kemerden sarkan zincirlere asarlardı. Anadolu’nun her yanında tokaları kakma tekniği ile yapılmış sade ve tombaklı kemerlere de rastlamaktayız. Tokası madenden yapılanlar; gümüş ve altından yapılanlardır. Üzerlerine sevatlama tekniği, telkari tekniği, hasır örgü tekniği, kalem işi tekniği kullanılırdı. Kemer kumaştan, tokaları altın ve gümüşten yapılanlar ise kumaşları çok değerli olup tokalarında mıhlama, kakma, tombaklama (civa ile altın kaplama) teknikleri kullanılırdı. Kıymetli kumaşlar üzerine altın telle işleme yapılan kemerlerde rastlamaktayız. Değişik teknikler çalışılmış baklalı kemerler mevcuttur. Etrafı madenlerle çevrelenmiş yekpare taşlı kemerler ise genellikle akik taşından yapılmış olup tarikat mensuplarının kullandığı sade kemerlerdir. Tepelikler : Anadolu’nun birçok yörelerinde, evlenmeyle birlikte kadınlar tepelik kullanmaya başlarlar, bu tür geleneklerin yanında taşların kullanıldığı ve bu taşlarında kişiyi nazardan koruduğuna inanılır. Tepelik başlık olarak fesin üzerine yerleştirilerek kullanılan etrafından uçlarında paralrın olduğu zincirlerin sarktığı daire biçiminde takıdır. Tepeliklerde nazarlık olarak “muhr-i Süleyman” motifine sıkça rastlanmaktadır. Tepelikler ilk kez gelin başında kullanılarak gelinin değerini sembolize ederdi. Uçkor(Alınlık) : Fesin ön kısmından yanlara doğru takılan bir takı çeşididir. Çeşitli metal, boncuk, taşlarla süslü, bolca zincirli takılardı. Zülüflük ( yanak döven ) fesin yanlarından sarkıtılarak kullanılan dairesel, üçgen ve sembolik şekillerle penez ve boncuklarla süslü takılardır. Çenelik : Bazı yörelerde çene altından geçirilerek alının her yanında fese ve başörtüsüne tutturularak kullanılan takıdır. Enselik : Başın arkasına örtü üzerinden sağlı sollu olarak saç kor.. üzerine takılır enseden aşağı dopru sarkar. Sıra halinde saçaklı madeni bir takıdır. Küpe : Kadınların süslenmek için kulaklarına taktıkları çoğunlukla madenden yapılan zaman zamanda taşlarla süslü bir takıdır. Hızma : Burun kanadına takılan altın yada gümüşten yapılan takıdır. Gıdıklık (Gerdanlık) : Değerli taş ve madenlerden, boncuk yada altın paralardan yapılmış boyuna takılan takıdır. Gerdanlık ve gıdıklık fazla sarkmazlar. Boyunun omuzlarla birleştiği kısımda kullanılır. Kolye, gerdanlık aynı anlamı çağrıştırsa da gerdanlık daha uzun, boyundan göğse uzayan takıdır. Hamaylı : Üzerinde ayet yada duaların yazıldı kağıtları muhafaza eden madenden yapılmış takıdır. Döşlük :Göğüs üzerine gelecek şekilde kullanılan takılardır. (Bilgiler: http://ismek.ibb.gov.tr ) Kolye ![]() Yüzük ![]() hızma ![]() | |
|
| | #695 (mesaj-linki) |
Cvp: Kadınların Vazgeçilmezi Takılar Assortie Yüzük ![]() | |
|
![]() |
| En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| avize yapılışı boncuktan, boncuk oyaları, boncuk takı yapılışı, boncuklarla yapılan takılar, boncuklu oyalar, boncuklu takılar ve yapılışı, takı yapılışları, takı yapılışı, takıların yapılışı, takının yapılışı, taş boncuk oyaları, taş boncuklu oyalar, taşlı oyalar, yapilmis boncuk takilari, örgü kemerler, |
| Konu Araçları | |
Kadınların Vazgeçilmezi Takılar Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| İş Hayatı - İş İlanları, Kariyer Planlama, Mulakat Tiyoları, Özgeçmiş Hazırlama | Hi-LaL | Meslekler | 61 | 29-06-2008 18:38 |
| İslam ve Kadın Hakları | mechul | Müslümanlık/İslamiyet | 69 | 04-11-2007 15:38 |
| Şiddet ve Kadın Üzerine | kompetankedi | Sosyoloji | 4 | 30-08-2007 12:15 |
| Feminizm | NihLe | Felsefi Mevzular | 4 | 13-09-2006 15:02 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||