| | #1 (mesaj-linki) |
Ölüm Ne kadar uzak olduğunu düşünsek de, ne kadar kendimize konduramasak da, hayatımızın belki de en gerçek ve en ciddi anı ölüm.. Ölüm uzun zamandır benim kafamı kurcalayıp duruyordu, sadece kavram olarak değil; ölüm anı, ölümle ilgili çaprazlamalar, ve de özellikle ölüm sonrası.. Hayır ruhsal bir problemim yok, ya da sadece ölümü düşünerek yaşamıyorum.. Günlük hayatta aklıma bile çoğu zaman gelmiyo ama bunu inkar da edemiyorum.. Ölüm anı kafamı kurcalar, yani hangi birimiz "acaba ben ne şekilde ölücem" diye düşünmüştür ki!?!? Hayatta son kez gözlerimizi kaparken hissedeceiğimiz "acı" mı olucak, yoksa "rahatlama" mı!? Pişmanlık mı duyucaz, yoksa itaat mi edicez; kadere mi isyan edicez, yoksa kaderden çok kaderci mi olucaz!? Peki ya ölümü bir umut olarak görebilmek, yani kimisi için korku veren bir gerçek; lakin göreceli olarak da kimisi için bir çıkış noktası.. Yatağa mahkum ve ötenazi isteyen bir felçli için ölüm tam anlamıyla bir çıkış, tam anlamıyla bir umut değil mi!? Bknz: Alejandro Amenabar'ın çok beğendiğim filmi olan Mar Adentro (İçimdeki Deniz) Ya da fakir ve hayattan sadece acı alan, hayatta verebileceği en son canı kalmış bir hüzün sahibi için; ölüm bir umut mudur, yoksa bu acı dolu dünyadan sadece bir kaçış mı!? Ölümü belki de "hayatta kalmak" için bir zorunluluk olarak mı görür bu kişi!? Ölümü bir kavuşma olarak da nitelendirebilir mi insan!? 50 küsür seni evli kaldığı eşinin ölümü üzerine, zaten hayata bunca zamandır verdiği uğraşlar yüzünden yaşlanmış, ve de yıpranmış bir kalp sahibi, kendi ölümünü sevdiği kişiyle tekrardan "kavuşma" olarak görebilir mi!? Sırf bu hayal yüzünden ölümü gerçekten gönülden isteyebilir mi!? Ya ölüm süresi!? Bu kavramı nasıl açıklamalı insan.. "Ölüm" denilen süreç ne kadar uzun sürebilir ki; bikaç saniye, bikaç dakika, bikaç gün, bikaç yıl..... Hiç "ne kadar sürede ölücem" diye düşünen oldu mu, bence olmamıştır.. Bu da unutulmaması gereken bir konu bence, hayattan ölüme geçiş yaparkenki süremiz, o anki çekeceğimiz acıyla veya duyduğumuz hissiyatla doğru orantılıdır.. İnsan ne olup bittiğini anlamadan mı, yoksa herşeyin farkında olup da son kez derin derin düşünenek mi ölmek ister!? Yukardaki sorunsallarımdan sonra belki de en önemlisi "ölüm zamanı"mızdır... Ne zaman ölücez, ya da daha mantıklı bir soru olarak, ne kadar daha yaşayabileceğiz.. Hz Muhammed "Hiç ölmeyecekmişsin gibi çalış, yarın ölecekmişsin gibi ibadet et." demiştir.. Peki gerçekten biz ne zaman ölücez!?!? Bu düşünceler kafamda oldupu zaman sanki 5dk sonra ölecekmişim gibi davranmaya başlıyorum, bu da benim sorunsuzca kararlar vermemi ve bazen hata yapmamı sağlıyo, en iyi ölümü düşünmemek... İnsanoğlunun ağzındaki asıl yutulmayan lokma ise, "ölüm sonrası".. Hepimiz, ya da çoğumuz inanan insanlarız. Hangi dine inanmaktan çok, kudretli bir yaradan inancı ön plana çıkıyo.. "Cennet ve cehennem" çoğu insan tarafından kabullenilmiş bir olgu. Peki ya ölümden sonrası diye bişey yoksa!? Ya ne cennet ne de cehennem varsa?? Ne olduğunu, ne de olmadığını ispatlayabiliyoruz, sadece bize yakın gelen olguya inanıyoruz.. (amacım din konusuna girmek değil, sadece ölüm sonrası ile ilgili kafamdaki soru işaretlerini tartışmak) Sorguladığım bir diğer olgu da "ruh" kavramı.. Öldüğümüz an ruhumuz bedenimizi terk mi edicek, klasik bir bahis olan "kendini yukardan görmek" olayına mı erişicez öldüğümüz an... Gerçekten de bi ışık bizi içine mi çekecek, yoksa bu bazılarının da idaa ettiği gibi bir saçmalıktan mı ibaret!? Gerçekten de "21 gram" hafifleyecek miyim öldüğüm an, peki herkesin ruhu aynı ağırlakta mı!? Yani yeni doğan bir bebeğin ruhu ile 50 yaşında ve 150 kilo olan adamın ruhu da aynı mı çeker!? Bunlar ölümle ilgili kafamda olan sorular, bize düşen bu kavramı sonun kadar, belki de bir cevabını bulana kadar sorgulamak değil midir!?.... "Ölüm; yaşam denilen rüyadan uyanmaktır..." demişti Barış Manço bir zamanlar... Peki herşey bu kadar basit mi!?... Son Düzenleyen NoRanynn; 25-08-2006 @ 10:45. | |
|
| | #2 (mesaj-linki) |
ÖLÜM Sözünde durmadi mavi gökler; Gün karariyor gitgide ölüm. Aksam yeli nedameti söyler; Nedamet yer etti bende ölüm. Ne yapsam, gün dogmuyor gönlümce; Sudur akar kendi bildigince, Hangi pencereye kossam gece; Gitmiyor bu can bu tende ölüm. Ne vefasiz geçmisten hayir var, Ne gelecekler imdada kosar, Çoktandir tekneyi aldi sular; Çoktandir ümitler sende ölüm. Cahit Sıtkı Tarancı Son Düzenleyen Misafir; 22-10-2005 @ 18:30. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) |
Sessizlik ve Ölüm Biraz sessiz kalacaktım ölürken, Fırtına camları kırmayacaktı Son akşamın ışıklarıyla erguvan hüzünler örecektim saçlarımdan Geceye asarak gözlerimi gidecektim Karanlığın tasına dolduracaktım yaşamak denen sihri Biliyorum beceremedim zengin sofralar kurmayı gönüllerde Ömrümün zarını hep yoksulluğa attım Ağlarken nasıl gülüneceğini bilemedim.. | |
|
| | #4 (mesaj-linki) |
Ölüme Uyanıs Uyansam, uyandirilsam simdi, çok geç olmadan. Bu rüya kötüye gidiyor, uyandirin beni bu uykudan. Gördüklerim çok gerçekci, acaba yaniliyormuyum? Herkes yasiyorda, ben mi uyukluyorum! Yürüdügüm yollarin sonu çikmaz sokak. Hiç yabanci degil bu yol, ayaklarim önceden geçmis olacak. Bilmiyorum bu kaçinci geçisim bu yoldan, bir kisir dönence. Uyanmayi bekliyorum, ayni dönemeci tekrar görünce! Istiyorum kalkmayi, uyanmayi, herseyi silip bastan baslamayi. Gayretimi tazeleyip yola koyulmayi, O'nu aramayi. Bulmayi, beni uyandiracak olani, kapisina köle olmayi. O ki, beni yasatip, yapan imtihani, ögreten aklimi kullanmayi! Rüyamda bir dünya var, akarsulari soguk, denizleri derin. Bir de levhâ var, yaziyor: mânayi maddeden ayirt edin! Içimde bir fisilti; bir gün ayrilacagim ama bu kadar mi çabuk? Dünya hayati, bitirmem gereken yolculuk! Yollar eskisi gibi degil artik, sokaklar da degisik. Insanlar ayni, lâkin rüyalardan açilmis birer pencerecik. Bir uyanisa dogru ilerliyorum simdi, içimde haykiris... Rüyamin sonu belliymis meger, ölüme uyanis! Ahmet Arslan | |
|
| | #5 (mesaj-linki) |
Ölmek mi ? Gözlerim Yavaş yavaş Kapanacak Şimdi Veda Edeceğim Tüm Dostlarıma Körpecik Bedenim Kucaklarken Toprağı Ruhumsa Kavuşacak Allaha Gitmek İstemiyorum Ama Çaresizim Vakit Dolmuş Azrail Öyle Dedi Ya Hayallerim,Sevdiklerim,Eyvah Gençliğim Ölmek İstemiyorum Nolur Bir Şans Daha Verin Kalem Kırılmış , Defterim Kapanmış Bu Son Nefesler Elvada Şarkısıymış Banada 18 Yıllık Bir Hayat Yazılmış Demekki Kaderimde Şefaatci Olmak Varmış Son Kez Öpüp Kucaklayın Beni Doya Doya Kokumu Hep Hissedin Burnunuzda Sevgi Dolu Ellerinizle Yerleştirin Toprağa Ama Sakın , Sakın Unutmayın Beni Ha ! | |
|
![]() |
| En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| insan allahtan olumu isteyebilir mi, nasıl ölücem testi, nasıl ölücez testi, ne zaman ölücem, ne zaman ölücem test, ne zaman ölücem testi, ne zaman ölücez, ne zaman ölücez testi, ölüm sonrasi, ölüm sonrası, ölüm sonrası ruh, ölüm testi, ölüm testleri, ölüm ve sonrası, ölümle ilgili testler, |
| Konu Araçları | |
Ölüm Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Mezar Taşıma Yazın | kompetankedi | Forum Oyunları/Online Oyunlar | 1372 | 17 Saat Önce 15:17 |
| Ölüm Düşüncesinin Sanata Etkisi | ThinkerBeLL | Sanat | 0 | 06-07-2008 18:29 |
| Eski Türklerde Ölüm ve Ölüm Gelenekleri | ThinkerBeLL | Satırlarla Türkiye | 1 | 28-05-2008 16:50 |
| Şehitlik Mertebesi | NoRanynn | Satırlarla Türkiye | 42 | 21-10-2007 23:02 |
| Tanatoloji (Ölüm Bilimi) | ThinkerBeLL | Biyoloji | 1 | 22-07-2007 19:28 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||