| | #161 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Dinin Direği; NAMAZ Namaz Dinin Direği Bu beş arasında bedenle yapılacakların en mühimmi, nemâzdır ki, dînin direğidir. Nemâzın edeblerinden bir edebi kaçırmıyarak kılmağa gayret etmelidir. Nemâz temâm kılınabildi ise, islâmın esâs ve büyük temeli kurulmuş olur. Cehennemden kurtaran sağlam ip yakalanmış olur. Allahü teâlâ, hepimize doğru dürüst nemâz kılmak nasîb eylesin! Nemâza dururken, (Allahü ekber) demek, (Allahü teâlânın, hiçbir mahlûkun ibâdetine muhtâc olmadığını, her bakımdan hiçbirşeye ihtiyâcı olmadığını, insanların nemâzlarının, Ona fâidesi olmıyacağını) bildirmekdedir. Nemâz içindeki tekbîrler ise, (Allahü teâlâya karşı yakışır bir ibâdet yapmağa liyâkat ve gücümüz olmadığını) gösterir. Rükü'deki tesbîhlerde de, bu manâ bulunduğu için, rükü'den sonra, tekbîr emr olunmadı. Hâlbuki, secde tesbîhlerinden sonra emr olundu. Çünki, secde tevâdu ve aşağılığın en ziyâdesi ve zıllet ve küçüklüğün son derecesi olduğundan, bunu yapınca, hakkı ile, tâm ibâdet etmiş sanılır. Bu düşünceden korunmak için secdelerde yatıp kalkarken, tekbîr söylemek sünnet olduğu gibi, secde tesbîhlerinde a'lâ demek emr olundu. Nemâz, müminin mirâcı olduğu için, nemâzın sonunda, Peygamber efendimizin (a.s) mirâc gecesinde söylemekle şereflendiği kelimeleri okumak emr olundu. O hâlde, nemâz kılan bir kimse, nemâzı kendine mirâc yapmalı. Allahü teâlâya yakınlığının nihâyetini nemâzda aramalıdır. Peygamberimiz (a.s) buyurdu ki, (İnsanın, Rabbine en yakın olduğu zemân, nemâz kıldığı zemândır). Nemâz kılan bir kimse, Rabbi ile konuşmakda, Ona yalvarmakda ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka herşeyin hiç olduğunu görmekdedir. Bunun için, nemâzda korku, dehşet, ürkmek hâsıl olacağından, tesellî ve râhat bulması için, nemâzın sonunda, iki defa selâm vermesi emr buyuruldu. Peygamberimiz (a.s) bir hadîs-i şerîfde, (Farz nemâzdan sonra 33 tesbîh, 33 tahmîd, 33 tekbîr ve bir de tehlîl) emr etmişdir. Bunun sebebi, bu fakîrin anladığına göre, nemâzdaki kusûrlar (Tesbîh) ile örtülür. Lâyık olan, tâm ibâdet yapılamadığı bildirilir. (Tahmîd) ile, nemâz kılmakla şereflenmenin Onun yardımı ve erişdirmesi ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete şükr, hamd edilir. (Tekbîr) ederek de, Ondan başka ibâdete lâyık kimse olmadığı bildirilir. Nemâz,şartlarına ve edeblerine uygun olarak kılınır ve yapılan kusûrlar da böylece örtülüp, nemâzı nasîb etdiğine de şükr edip ve ibâdete, başka hiç kimsenin hakkı olmadığı, kalbinden temiz ve hâlis olarak, kelime-i tevhîd ile bildirilince, bu nemâz, kabûl olunabilir. Bu kimse, nemâz kılanlardan ve kurtuluculardan olur. Yâ Rabbî! Peygamberlerinin en üstünü hurmeti için (a.s) bizleri nemâz kılan ve kurtulan, mesûd kullarından eyle! Âmîn. Azıcık müslimânlığı et merak, Din büyüklerinin sözüne bir bak! Okusan, anlarsın sen de, o zemân, Ne diyor Muhammed aleyhisselâm? | |
|
| | #162 (mesaj-linki) | |
| Namaz Vaktini Beklerken Namaz Vaktini Beklerken Bekleyenler var... Amansız hastalığın pençesinde kıvranırken, hasta yatağında hayata tutunmak için bir umut bekleyenler, bir ses bekleyenler var... Gizli gizli Rabbine yakarıp, dualarının bu seste yankı bulmasını isteyenler... Bir yolcuyu bekleyenler vardır bazen, yada yola çıkmak için bekleyenler... Kabirde kıyameti bekleyenler var; ya cennet bahçesinde, ya da cehennem çukurunda… Bu ikincisinden Allah'a sığınırız. Kabre girmek için sıra bekleyenler… acele etmeyin nasıl olsa sıra size de gelecek, kime gelmemiş ki! Ölümü kendine yakıştıramazken insanoğlu, nasılda ansızın yakalanıveriyor hiç de beklemediği bir anda... Şu hayata dair beklentileri olanlar, farklı beklentiler içine girenler… Hayatın akışı içerisinde, beklentilerinin hangi doğrultuda olduğunu iyi idrak etme temennisinde olmalılar. O'nun, yani Yüce Yaratıcının rızasının hangi işlerde ve zamanlarda olduğunun bilinci içerisinde bir lütf-u ilahi olan şu mübarek "namaz" ve bu müstesna buluşmanın "vaktini" beklerken, bu mübarek anların bizlere kazandıracağı manevi boyutunu, bir arınma vesilesi yapanlara aşk olsun! Abdullah b. Ömer (ra) anlatıyor: "Rasûlullah (sav) ile beraber akşam namazını kıldık. Cemaatin bir kısmı gittiler, bir kısmı da ibadete devam ettiler. Bir ara Rasûlullah (sav) nefes nefese, eteklerini sıvamış, koşarak geldi ve şöyle buyurdu: "Müjdeler olsun size! Rabbiniz göğün bir kapısını açtı. Kullarıma bakın! Bir farz namazı kıldıktan sonra diğerine hazır bekliyorlar" buyurarak, sizinle meleklere övünüyor." (İbn Mace) İşte bu bekleyiş, bu kutlu zaman dilimi, hayatın gülistana döndüğü demlerdir. Rengarenk çiçeklerin, dağılıp savrulan yapraklarını bir araya topladığı anlar, çorak toprakların suyu beklediği gibi… sonra, yağmurun bardaktan boşanırcasına bir bahar akşamında toprağa yansıması gibi… "ey bana Yüceler Yücesi Rabbimden lütfedilen muhteşem namaz seni bekliyorum" demeyi ne çok isterdim. Bu özlemimizi her iki namaz vakti arasına sığdırmayı bahşetsin bize Yaratan.Namaz, Müminin hakiki hürriyete kanatlanışını ifade eder. Her türlü maddi kayıtlardan ve prangalardan kurtuluşunu, maddi sınırların ötesinde manevi âlemlere seyrini gerçekleştirir. Mümin, bir ‘hayy’, ‘lâyemut’ (ölmez) ve Samed olan Allah'ın huzuruna yükselirken, Namaz'la hakiki hürriyetin hazzını yaşar... Ya ezanlar... Şu mübarek ezanlar da birer hürriyet çağrısı değil midir?Kollarını semaya uzatmış muhteşem mabetlerden yankılanan, günde beş vakit "Allah-u Ekber!" nîdasının ardından, vaktin geldiğinin ve bu kutlu davete icabet etmenin heyecanını yaşarken… Her "hayyaale'l felâh” çağrısının özünde, "dünya zindanından, günah bataklarından kurtuluşa geliniz!" davetini duyarız an be an. Her namaz vaktinde yeni bir şevk ve neşve ile Hakka boyun eğmenin onurunu yaşar Müslümanlar…İnsani ve ahlaki duyguların ön plana çıktığı bir mağfiret, bir bağışlanma vesilesi ve kulluk gibi muhteşem bir payenin tezahürü bu bekleyişler… Günde beş vakit Yaratıcı ile muhatap anı, insana varlık idrakini tattıran, hayatın ötesine pencereler açabilmemizi sağlayan ve gafletten uyanmaya sevkeden bu müstesna kutlu dakikaları, her dem iştiyakla bekleyenlerden oluruz inşaallah. | |
|
| | #163 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Dinin Direği; NAMAZ İBADET BAHÇESİNİN GÜLÜ Namaz:dinin direği,iman ağacının en olgun meyvesidir.. Namaz:Hz. Adem'den son peygamber ve en sevgili Allah kulu olan Hz.Muhammed'e(s.a.v) kadar bütün peygambere ve onların vasıtası ile dünyanın ilk gününden kıyamete kadar var olagelmiş ve var olagidecek bütün insanlara bildirilmiş bir Allah emridir... Namaz:bütün acı ve kötülükleri ile dünyayı arkada bırakarak,esirgeyici Allah'ın huzuruna sığınmak teşebbüsüdür.. Namaz:Mü'min kulun evi önünde akan öyle coşkun sulu bir nehirdir ki;mü'min günde beş vakit içine girerek nehrin temiz sularında yıkanır,arınır,günahların kir ve paslarından sıyrılarak anasından dogduğu günün katıksız saflığına döner... Namaz:zengin-fakir,alim-cahil,genç-yaşlı bütün mü'min camaatini yanyana ve aynı hizada saflar halinde birarya getirdiği için,her sınıftan insanları birbirine kaynaştırıp bir birliğin kurulmasına hizmet ettiği gibi insanlara,sıfat ve rütbeleri ne olursa olsun,aynı Allah'ın birbirinden farklı ve üstünlüğü olmayan eşit kulları oldugunuda her gün beş kere göstermektir... Namaz:canlı-cansız bütün varlık çeşitlerinin kendi dilleri ile ortaksız Allah'a ibadet ettiklerini bilen insanoğlunun varlıklarının bütün ibadet çeşitlerini bir arada Allah'a sunmasıdır.Zekat,malın,,,,oruç mide ile şehvetin ibadetidir.Fakat namaz,maddi ve manevi bütün yönleri ile bütün vücut yekününün ibadetidir... Namaz:her artan rek'atı ile mü'mini,hayvanlık cephesinden ayırarak melekliğe doğru yükseltilmelidir.Namaz kılmadan önce mü'min,namazdan sonraki mü'mine benzememeli,namaz onun niyetlerinde,fikirlerinde,huylarında,arzularında,geleceğe ait düşüncelerinde iyilik,doğruluk ve samimi yönünde gözle görülür değişiklikler yapmalıdır... Namaz:kılarken,Allah'ın huzurunda olduğunu bilmesi gereken mü'min Allah'ın ululuk ve hoşnutluğundan gayri hiç bir endişe ve fikir taşımamalı,kafasını ve gönlünü dünyalık hiçbir mevzunun işgal edip coşkunluğunu bozmasına meydan vermemelidir.. Namaz:Allahu Teala'nın kıyamet gününde ilk önce soracağı hesaptır... Buluğa ermiş her müslüman,namaza gereken önemi verip hakkıyla ifa etmelidir.Aile reisi olan erkek,ailesinden sorunlu olduğunu bilip aile efradına ibadetlerini yapmaları hususunda eğitim ve öğretimi vermelidir.... GAFİL OLMA KIL NAMAZI Peygambere arz olundu Üstümüze farz olundu Gafil olma kıl namazı Allah sevmez beynamazı.. Namazı emreden Hak'tır Kılana sevabı çoktur Hiç namaza özür yoktur Gafil olma kıl namazı... Namaz kılanlar şad olur Gider günahı az olur Cehennemde aza olur Gafil olma kıl namazı... Namaz dinin direğidir Hem ahiret ferahıdır Karanlığın çerağıdır Gafil olma kıl namazı... Sen namazı öğren hemen Doğru olup Hak'ka dayan Cehennemliktir kılmayan Gafil olma kıl namazı Allah sevmez beynamazı... | |
|
| | #164 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Dinin Direği; NAMAZ Siz de 5 Vakit Namaz Kılmak İster misiniz? Namaz dinin direğidir . ( Hadisi Şerif ) Hayatımızı kelimelere dökecek olsak onu şu şekilde tanımlaya biliriz . Hayat , vesileler toplamıdır . Dikkatle bakacak olursak hayatımızın vesilelerle örülü olduğunu görmek hiç de zor olmayacaktır .Bir vesileyle doğduk , doğumumuzun vesilesi anne - babamızdı . Bir vesileyle öğrendik , bu vesile öğretmenlerimiz / hocalarımızdı . Bir vesileyle işe girdik , bu vesile bir ahbabımızdı . Bir vesileyle en yakın arkadaşımızı tanıdık . Görüyorsunuz ya hayat hep bir vesile . Bu yazı da niçin sizin namaza başlamanıza vesile olmasın ki . Vesileler bazen fırsattır ve bu fırsatlar iyi değerlendirilmelidir ki sonunda kocaman bir KEŞKE olmasın . İşte bu yazı sizin namaza başlamanıza vesile olması için yazıldı . Bu yazıyı sakin bir kafayla ve sakin bir mekanda okumanız yazıdan alacağınız verimi artıracaktır . Şimdi sizi hayatınızın kararıyla baş başa bırakıyorum . Ve kararınızın bizi sevindirmesini ümit ediyorum . "Namaz kılmayı çok istiyorum ama bir türlü kılamıyorum . Bir ara çok güzel namaza başlamıştım ama şimdi kılmıyorum" diyorsanız lütfen bu yazıyı çok dikkatli okuyunuz . Merak etmeyin size çok kötü şeylerden bahsetmeyeceğim bilakis size sevineceğiniz ama çok sevineceğiniz bir haber vereceğim . Neyi mi haber vereceğim ? Yazıyı sonuna kadar okuyun anlayacaksınız haberin ne olduğunu . Duydunuz mu ? NLP diye bir bilim var . NLP yani başarının bilimi . İnsanlar nasıl başarılı oluyorlar ? Başarıya ulaşmanın yolu nedir gibi konuları içermekte bu bilim . Yalnız bu bilim daha çok dünyevi ( zengin olma , kariyer sahibi olma gibi ) amaçlar için kullanılmaktadır . Biz de bu bilimin temel prensiplerini kullanarak namaz kılmayan / kılmak isteyip de bir türlü namaza başlayamayan Müslümanlara , bu temel prensiplerle namaz kılmanın hiç de zor olmadığını göstermek istedik . Eğer bir kimse bu prensipleri uygularsa KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE NAMAZ KILANLARDAN OLACAKTIR ! Şimdi bu bilimin temel prensiplerini belirtelim . 1 Bir şeyi bir insan yapabiliyorsa siz de yapabilirsiniz . Evet namaz kılan milyonlarca insan var . Bu insanlar namaz kılabildiklerine göre bunu siz de başarabilirsiniz . Söyler misiniz sizin namaz kılan insanlardan neyiniz eksik ? Bakınız o kadar insan namaz kılıyor siz niçin kılmayasınız ki ? 2 Bir şeyi başarabilmek için onu gerçekten istemelisiniz . Unutmamak gerekir ki hayatımız isteklerimizden ibarettir . Size istemediğiniz bir şeyi hiç bir baskı kullanmadan kim yaptırabilir veya istemiş olduğunuz bir şeyi kim engelleyebilir ? Şimdi kendi kendinize bir sorun bakalım gerçekten namaz kılmayı istiyor musunuz ? % kaç istiyorsunuz ? % 10 mu , % 20 mi , % 40 mı , % 70 mi yoksa % 100 mü ? Şunu unutmayınız ki bir şeyi başarabilmek için onu % 100 istemek gerekir . Yolda giderken bir mağazada çok güzel bir kazak gördüğünüzü ve onu çok beğendiğinizi düşünelim . O kazağın sizin olması için ne yapmanız gerekir ? O kazağı beğenmek yetmez % 100 istemeniz gerekir ki o kazağı alasınız . Yoksa sadece beğenmek yetmez değil mi ? Beğenip de almadığımız o kadar çok şey var ki . 3 Başarabilmek için o yolda her türlü engeli aşmanız gerekir . Her şeyi isteyebilirsiniz ama bazı engellerden dolayı bu isteklerinizi gerçekleştiremezsiniz . Ama istiyorsanız , çok istiyorsanız o engeli aşar ve o isteğinizi yerine getirirsiniz . Başarı yolunda VAZGEÇMEYENLER BAŞARIR . Mağaza örneğine dönersek , çok istiyorsunuz ama kazak pahalı bu sizi engeller mi ? Çok istiyorsanız HAYIR . Veya yanınızda o kadar para yok , ne yaparsınız ? Vaz mı geçeceksiniz ? Hani çok istiyordunuz ? Çok istediğiniz için o kazağı ya mağazaya borçlanıp alacaksınız ya borç bulup alacaksınız ya da paranızı denkleştirdikten sonra alacaksınız ama hiç bir zaman VAZGEÇMEYECEKSİNİZ eğer gerçekten istiyorsanız . Namaz kılmak istiyorsunuz ama şu abdest olmasa . Abdest almak gerçekten istediğiniz halde namaz kılmanıza engel olabilir mi? Veya namaz kılmayı çok istiyorsunuz ama namaz surelerini bilmiyorsunuz . Namaz kılmak için Fatiha suresi ile Kevser suresi yeterlidir ve bu ikisini ezberlemek sizin az bir zamanınızı alacaktır . Namaz kılmak için az bir zamanınızı veremeyecek misiniz ? 4 Başarı yolunda meydana gelen bazı aksaklıklar sebebiyle başarı hedefinizden ASLA VAZGEÇMEYİNİZ . Namaz kılmaya başladınız ama bir vakit namazınızı kılmadınız / kılamadınız . Bu durumda yapılması gereken hiç bir şey olmamış gibi namaz kılmaya devam etmenizdir . Arkanıza hiç bakmayın siz hedefinize yönelin . Araba arka cama bakılarak değil ön cama bakılarak sürülür . 5 Hedefinizi ASLA ERTELEMEYİN ! Namaz kılmaya başlayacaktınız ama ertelediniz , ertelediniz ne oldu ? Bir türlü namaza başlayamadınız . Ertelemek isteği öldürür ve başarının en büyük düşmanıdır . Namaza başlamak istiyorsanız HEMEN ŞİMDİ başlamalısınız . Eğer ben yarın başlayacağım , akşama başlayacağım , Cuma günü başlayacağım diyorsanız , ben size söyleyeyim KESİNLİKLE BAŞLAYAMACAKSINIZ ! Hz . Peygamber ( s .a .v ) şöyle buyurdu : ERTELEYENLER HELAK OLMUŞTUR . 6 Başarıya ulaşmak için hedefinizi her zaman canlı tutunuz . Namaza başladınız , sizin hedefiniz bu değildi . Siz 5 vakit namaz kılmak istiyordunuz . İşte bunu gerçekleştirebilmek için hedefiniz her zaman canlı olmalı . Bu tıpkı cep telefonuna benziyor . Cep telefonunuz şarzı bulunduğu müddetçe işe yarar . Şarz bitti mi onu şarzetmek lazım ki işe yarasın öyle değil mi ? Namaz da öyle , şarzı bitirmemek lazım , şarz bittiğinde kendimizi namaz konusunda şarzetmemiz gerekir ki bunu yapmazsak işte o zaman namazı bırakırız . Kendimizi bu konuda şarzetmek için sohbetlere gitmeli , namaz kılanlarla birlikte olmalıyız . Sohbetlere gitmek ve namaz kılanlarla birlikte olmak bize her zaman namaz kılma hedefimizi canlı tutacaktır . Hedefinizin canlı kalması için elinizden geleni yapınız çünkü o canlılığını kaybederse hedefiniz can verecektir . 7 Hedefinize ulaşmak için çevrenizdekilere karşı sağır olunuz . Siz şimdi namaza başladınız arkadaşlarınız , aileniz sizinle dalga geçebilir . Ooo Hoca mı oldun? Sen asla 5 vakit namaz kılamazsın . Tamam şimdi kılarsın ama gör bak 3 gün sürmez .gibi bir sürü laf işitebilirsiniz çevrenizden işte bütün bunlara karşı sağır olun hatta cevap bile vermeyin . Siz hedefinize yoğunlaşın boş verin böyle şeyleri . Siz hedefinizden ASLA AMA ASLA VAZGEÇMEYİN . Evet işte o tarihi an geldi . Şimdi kendi kendimize söz vereceğiz ve böylelikle namaza başlamış olacağız bundan sonra söylediğimiz gibi.. Namaz kılma idealiniz için , ÜŞENMEYİN , ERYELEMEYİN ve ASLA VAZGEÇMEYİN . Şimdi kendi kendime söz veriyorum . Namaz kılacağım ve hiç bir zaman namazı bırakmayacağım . Hiçbir zaman namaz kılma hedefimden vazgeçmeyeceğim . Söz mü ? SÖZ . Ben inanıyorum ki SEN sözünü yerine getireceksin . Çünkü SEN istedin mi YAPARSIN. | |
|
| | #165 (mesaj-linki) | |
| Teravih Namazı - Teravih Namazının Kılınışı Teravih namazı yirmi rek'attır. Erkekler ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Ramazan ayında kılınır. Hastalık veya yolculuk sebebiyle oruç tutamayan kimselerin de teravih namazını kılmaları sünnettir. Teravih namazının câmide cemaatle kılınması sünnettir ve sevabı çoktur. Evde de tek başına veya cemaatle kılınabilir. Ancak câmide kılmak daha faziletlidir. Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: "Faziletine inanarak ve mükâfatını umarak Allah rızası için Ramazan gecelerini ibadetle geçiren (teravih namazını kılan) kimsenin geçmiş günahları bağışlanır." (47) Teravih Namazının Kılınışı: Teravih namazı yatsı namazından sonra kılınır. Yatsıdan önce kılınması caiz değildir. Vitir namazı Ramazan ayında teravihten sonra kılınır. Teravihden önce de kılınabilir. Yirmi rek'at olan teravih namazı her iki rek'atın sonunda selâm verilerek kılındığı gibi, dört rek'atta bir selâm verilerek de kılınır. Her iki durumda da namaza devam edilir ve yirmi rek'at tamamlanır. İki Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı: Yatsı namazının farzı ve son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır. Namaz kıldıracak imam: "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum" diye niyet ederek iftitah tekbirini alıp ellerini bağlar. İmam'ın arkasında kılan cemaat da "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama" diyerek niyet eder ve imamın tekbirinden sonra "Allahü Ekber" diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar. Bundan sonra imam ve cemaat gizlice "Sübhâneke"yi okur. Sübhaneke'nin okunması bitince, (Cemaat ayakta başka bir şey okumaz) imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okur. Cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaptıktan sonra ikinci rek'ata kalkılır. Burada yine imam gizlice Besmele, açıktan da fatiha ve bir sûre okuyup cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaparak oturulur. Bu oturuşta imam ve cemaat "Ettehiyyatü, Allâhümme salli, Allâhümme bârik ile Rabbenâ âtina..." duasını okuyarak selâm verirler. Böylece iki rek'at kılınmış olur. Ayağa kalkılarak tarif ettiğimiz şekilde ikişer rek'at kılınmaya devam edilerek yirmi rek'at tamamlanır. Bundan sonra üç rek'atlı vitir namazı da cemaatle kılınır. İki Rek'atte Bir Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı: "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diyerek niyet edilir ve aynen sabah namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır. Yirmi rek'at tamamlanıncaya kadar ikişer rek'at kılmaya devam edilir, teravih bitince de vitir namazı kılınır. Dört Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı: Namazı kıldıracak imam ve cemaat yukarıda tarif ettiğimiz gibi niyet ederek iftitah tekbirini alır ve ellerini bağlar. İmam ve cemaat gizlice Sübhaneke'yi okuduktan sonra (Cemaat başka birşey okumaz) imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yaparak ikinci rek'ata kalkılır. Burada imam gizlice Besmele'yi, açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yapar ve otururlar. İkinci rek'atın sonundaki bu ilk oturuşta imam ve cemaat "Ettehiyyatü, Allâhümme salli ve Allâhümme barik" okur ve üçüncü rek'ata kalkarlar. Üçüncü rek'atın başında hem imam, hem de cemaat gizilce Sübhaneke'yi okur. Sonra imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sure okur. Sonra rükû ve secdeleri yaparak dördüncü rek'ata kalkarlar. İmam gizlice Besmele'yi, açıktan da fatiha ve bir sure okuyarak yine rükû ve secdeler yapılıp oturulur. Bu oturuşta da imam ve cemaat "Ettehiyyatü, Allâhüme salli, Allâhümme barik, Rabbenâ âtina...." okuduktan sonra selâm verirler. Böylece teravih namazının ilk dört rek'atı kılınmış olur. Bundan sonra ayağa kalkılarak tıpkı tarif ettiğimiz gibi dörder rek'at kılınmaya devam edilerek yirmi rek'at tamamlanır. Sonra da cemaatle vitir namazı kılınır. Dört Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı: "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diye niyet edilir ve aynen ikindi namazının sünneti gibi kılınır. Aradaki fark sadece niyetin değişik olmasıdır. Böylece dörder rek'at kılınarak yirmi rek'at tamamlanır. Bunun peşinden de vitir namazı kılınır. Kaynak :http://www.diyanet.gov.tr | |
|
| | #166 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Dinin Direği; NAMAZ
Namazı kaçırmamak önemli değildir ihlasla kılınmalıdır. İhlas demek gösterişsiz sadece Allah(c.c) için namaz kılmaktır böyle bir namazdan alınan feyiz ve huzur çok olur gösterişli kılınnan bir namazdan bize yarar gelmez aksine zarar gelir.Unutmayın!!!Namaz nefsimiz için ağırdır ama tam bir teslimiyetle Allah' (c.c)ya dönerseniz artık size zor gelmiyecektir.Namaz kılmamanın bahanesi yoktur ama kılmasının bahanesi aksine çoktur Mesela örnek veriyorum su kalmadı ne olacak cevap teyemmüm almak olacaktır siz bu cevabı çok basit görsenizde nefsiniz bu laflarla sizi kandırır... Namaza Peygamber efendimiz (s.a.v) çok önem gösterirdi şu sözü bizi çok etkiler: Evladınız 10 yaşına geldimi namaz kıldırtın kılmazsa dövünüz diye buyurmuştur oysaki bu hadisin dışında hiç bir yerde dayak atın die bir söz gememiştir vede peygamber efendimiiz çocukların şiddet görmesine karşıydı demektir ki çok önem gerekir namaza Son Düzenleyen asla_asla_deme; 25-10-2008 @ 20:09. | |
|
| | #167 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Dinin Direği; NAMAZResimlerle Namazın Kılınışı Örnek olarak sabah namazının iki rek'at farzının kılınışı resimlerle anlatilmiş, erkek ve kadinlarin farkli hareketleri belirtilmiştir. İki rek'atlı bir namazdaki hareketler ile diğer namazlardaki hareketler arasında fark olmadığından onların resimlerle anlatılmasına gerek duyulmamıştır. Sabah Namazının Farzının Kılınışı: Birinci Rek'at: 1) Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür. 2) İkamet getirilir. (Erkekler için) 3) Niyet: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir. 4) İftitah tekbiri: "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır. Erkekler tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur.Başparmaklar, kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya kaldırılır. ![]() Kadınlar tekbir alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmaklar normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırır. 5) Kıyam: Tekbirden sonra eller bağlanır. Ayakta iken secde edilecek yere bakılır. 6) Ayakta sırasıyla: a) Sübhaneke, b) Eûzü-besmele, c) Fatiha sûresi, d) Kur'andan başka bir sûre veya Ayet (Zammı Sûre) daha okunur. ![]() Erkekler, sağ elin avucu, sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmakları sol elin bileğini kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar. ![]() 7) Rükû: "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve burada üç defa "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir. Rükû'da iken ayakların üzerine bakılır. Erkekler,rükûda, parmakları açık olarak elleri ile dizlerini tutup sırtını dümdüz yaparlar. Dizlerini ve dirseklerini dik tutarlar. ![]() Kadınlar, rükûda, sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini (parmaklarını açmayayaak) dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar. 8) Rükûdan kalkış: "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. Erkeklerin,rükûdan kalkış doğrulması. ![]() Kadınların, rükûdan kalkış doğrulması 9) Secde: "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır. Secdeye inerken önce dizler, sonra eller, daha sonra da alın ve burun yere konur. Secdede baş iki elin arasında ve hizasında bulunur. Secdede iken ayaklar kaldırılmaz. Secdede burun kenarlarına bakılır. Burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir. ![]() Erkekler, secdede dirseklerini yanlarından uzak, kollarını yerden kalkık bulundururlar.Ayaklar, parmaklar üzerinde dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur. ![]() Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik halde bulundururlar. Ayaklar, parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur. 10) İki secde arası oturuş: "Allahü Ekber" diyerek başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur. Otururken, parmaklar dizlerin hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır. Burada "Sübhânellah" diyecek kadar kısa bir an oturulur. ![]() Erkekler, sol ayağını yere yayaak onun üzerine oturur, sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur. ![]() Kadınlar, ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar. 11 "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir. 12) "Allahü Ekber" diyerek secdeden ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.(Resim: 3-4) (Resim: 3) (Resim: 4) ![]() Secdeden kalkarken: Önce baş, sonra eller, daha sonra eller dizler üzerine konularak, dizler yerden kaldırılır. İftitah tekbirinden itibaren buraya kadar yapılanlara "bir rek'at" denir. İkinci Rek'at: 1) Ayakta sırasıyla; a) Besmele, b) Fatiha sûresi, c) Kur'andan başka bir sûre veya Ayet (Zammı Söure) daha okunur. 2) Birinci rek'atte olduüu gibi "Allahü Ekber" diyerek rükûa varilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.(Resim : 5-6) (Resim: 5) ![]() (Resim: 6) ![]() 3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.(Resim : 7-8) (Resim: 7) (Resim:8) ![]() 4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır. Burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.(Resim: 9-10) (Resim: 9) ![]() (Resim: 10) ![]() 5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp dizler üzerine oturulur. Burada "Sübhânellah" diyecek kadar kısa bir an oturulur.(Resim: 11-12) (Resim: 11) ![]() (Resim: 12) ![]() 6) Sonra "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir. ![]() ![]() Ka'de-i ahire (Namazın sonunda oturuş): 7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Otururken, el parmakları dizlerin hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır. 8) Oturuşta sırasıyla; a) Ettehiyyatü, b) Allahümme salli, c) Allahümme bârik, d) Rabbenâ âtina... duaları okunur. Erkekler, sol ayağını yere yayaak onun üzerine oturur, sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur. ![]() Kadınlar, ayaklarını yatık olarak sağ tarafa çıkarır ve öylece otururlar. 9) Sağ tarafa selâm verilişi: Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetûllâh" denir. Selâm verirken omuzlara bakılır. Erkeklerin, sağ tarafa selâm verişi. ![]() Kadınların, sağ tarafa selâm verişi. 10) Sol tarafa selâm verilişi: Sonra başını sola çevirerek, "Esselâmü aleyküm ve rahmetûllâh" denilir. Böylece iki rek'at namaz tamamlanmış olur. Erkeklerin, sol tarafa selâm verişi. Kadınların, sol tarafa selâm verişi. DUA Dua ederken, eller göğüs hizasına kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru biraz meyilli tutulur. Dua eden bir erkek çocuğu. Dua eden bir kız çocuğu. | |
|
| | #168 (mesaj-linki) | |
| Cvp: İslami Bilgiler - Soru ve Cevap KUTUPLARDA NAMAZ ![]() Vakit, namazın şartı olduğu gibi, vücubunun da sebebidir. Bu bakımdan, bir yerde namaz vakitlerinden biri veya ikisi bulunmasa, o vakitlere ait olan namazlar, o yer halkına farz olmaz. Bazı bölgelerde yılın bir mevsiminde daha şafak kaybolmadan fecir doğarak sabah vakti girmektedir. Bu gibi yerlerde yatsı namazı düşmüş olur; çünkü yatsının vakti bulunmamıştır. Abdest organlarından birini veya ikisini kaybeden kimse için bu organlarını yıkamak zorunluğunun kalkması da bunun gibidir. Bu şekilde fetva verilmiştir. Bununla beraber bazı fıkıh alimlerine göre, bu gibi yerlerde bulunan müslümanlar da, beş vakit namaz kılmakla yükümlüdürler. Bulundukları yerde bu namazlardan herhangi birinin vakti meydana gelmemiş olsa, o namazı kaza şeklinde kılarlar veya beş vaktin bulunduğu kendilerine en yakın bir bölgenin vakitlerine göre, o namaz için vakit belirleyerek namazı yerine getirmeye alışırlar. Gerçek şu ki, vakit namazın şartıdır, bir sebebi ve bir alâmetidir. Fakat namazın asıl sebebi, Allah’ın bir emri oluşudur ve İlâhî nizamın arka arkaya devam edip gitmesidir. Bu bakımdan bütün müslümanlar, bu beş vakti kılmakla yükümlüdürler. Onun için bunları kılmaları gerekir. İmam Şafiî’nin içtihadı da bu şekildedir. İhtiyata uygun olanı da budur. Uzun zaman güneşin batmadığı veya doğmadığı bölgelerde namaz vakitlerinin böyle takdir edilip edilemeyeceği fikrinde fıkıh alimlerinin ihtilâfı vardır. Bu gibi bölgelerde bulundukları kabul edilen müslümanların oruçları ve zekâtları hususunda yine böyle bir ölçü koymak uygun görülmektedir. Her gün beş vakit namaz kılmanın pek çok hikmetleri vardır. Biz burada yalnız şu kadarını arzedelim: İnsan sabahleyin sanki yeni bir hayata kavuşmuş, karanlıktan aydınlığa çıkmış olur. Yeni bir çalışma gayreti içine girmiş olur. İnsana bu hayat ve çalışma gücünü veren ve insana başarı sağlayacak olan ancak Yüce Allah’dır. Bundan dolayı insan, bu hayat nimetine şükretmek ve bunu bir hayırla sona erdirmek için mübarek sabah namazını kılmakla yükümlü tutulmuştur. İnsan sabahdan akşama kadar hayatın nimetlerinden yararlanıyor. Bu zaman içinde devamlı olarak maddî bir çalışma gayreti gösteriyor. Bu bir başarı eseridir. İşte bu başarıya şükretmek ve bu başarının ruhları duygusuzluk ve katılık içinde bırakmasına engel olmak için de öğle ile ikindi namazları farz kılınmışlardır. Akşamın yaklaşması ile, sona ermeye yüz tutan bir günlük yaşayışın ve çalışmanın, ruha zevk veren bir ibadetle sona ermesi, bir mutluluk ve şükür nişanı ve bir kulluk görevi olacağından akşam namazı kılınmaktadır. İnsan daha sonra uyku âlemine can atacaktır. Ölümün bir çeşidi olan bir bakımdan da huzur ve istirahat devresi sayılan bu âleme varmadan önce bir günlük hayata kutsal bir ibadetle son vermek, bir de, o ölüme benzer âleme İlâhî bir zevk ve uyanıklıkla geçmek, yaratıcımızın mağfiretine sığınmak iyi bir sonuç olacağından da yatsı namazı kılınmaktadır. Sonuç Gerek insanın ve gerek çevresindeki bütün varlıkların hayatlarında, doğmak, büyümek, duraklamak, yaşlanmak ve sonra da ölüp gitmek gibi değişik beş safha meydana gelmektedir. Artık büyük bir nimet olan bu safhalara bir karşılık olmak ve insanın maddî çalışmaları ile manevî çalışmaları arasında bir denge kurabilmek için, beş vakitte kılınan namazlardan daha yüksek ve daha faziletli bir çare bulunamaz. Bizleri bu kutsal ibadetle yükümlü olmak şerefıne ulaştıran ikramı çok bol mabudumuza ne kadar şükretsek yine azdır. BÜYÜK İSLÂM İLMİHALİ Namaz Vakitleri Ömer Nasuhi Bilmen | |
|
| | #169 (mesaj-linki) | |
| İSTİHARE NAMAZI VE DUASI
Yapılacak her işin iyi veya kötü olduğunu, yahut hemen yapmanın mı, yoksa ertelemenin mi daha uygun olduğunu anlamak için iki rek'at namaz kılınıp Allah'a duâ ederek işin sonunu kalbine ilham etmesini niyazda bulunmak sünnetir. İstihare Duâsı Şudur; "Allâhumme innî estehîruke bi-ilmike ve estakdiruke bikudratike ve es'eluke min fadlike'l-azîm. Feinneke takdiru velâ ekdiru ve ta'lemu vela â'lemu ve ente allâmu'l-ğuyûb. Allâhumme in kunte ta'lemu enne hâzâ'l, emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî âcili emrî ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî summe bârik lî fîh. Ve in kunte tâ'lemu enne hâza'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emri âcili emrî ve acilihî fasrifhu annî vasrifnî anhu va'kir liyelhayra haysu kâne sume ardinî bih. " "Allah'ım! Senin ilmine göre hayrını diliyorum, kudretinden güç istiyorum, senin büyük fazlını diliyorum. Zira sen kadirsin, ben kadir değilim, sen bilirsin ben bilmem, sen gizlileri bilirsin. Allah'ım eğer sen bu işin benim dinim, geçmişim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan bunu bana takdir eyle, kolaylaştır. Eğer bu işim benim dinim, geçimim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında şerli olduğunu biliyorsan bunu benden, beni de bundan çevir, hayır nerede ise bana onu nasip eyle, sonra beni onunla hoşnud eyle." Son Düzenleyen asla_asla_deme; 05-09-2008 @ 15:35. | |
|
| | #170 (mesaj-linki) | |
| Namazın Adabı Sünnetlerin dışında, namazın edeblerine de riâyet etmek gerekir. Zira âdâbını yerine getirmemek namazı bozmasa da, sevab ve fazîletini azaltır.Namazın belli başlı edebleri şunlardır: 1 - Namazda, bedenen ve rûhen huzur, sükûnet ve haşyet içinde bulunmak. Şuurlu bir Müslüman, namazın ne büyük bir ibâdet olduğunu bilir, namaz sâyesinde Hâlik-ı Zülcelâlinin mânevî huzurunda olduğunu anlar, O`nun her an kendisini görüp bildiğini düşünerek mütevâzi bir vaziyet alır. Kalbini mümkün mertebe bâtıl ve kötü düşüncelerden, mâsivâdan, dünyevî alâkalardan korumaya çalışır. Bunun içindir ki "Namazın kemâli, ancak kalb huzuruyladır" buyurulmuştur. Namazda böyle huşû` ve huzûr içinde bulunan bir mü`minin, ebedî saadete ve kurtuluşa ereceği, Kur`ân-ı Kerîm`de şu şekilde müjdelenmiştir: "Mü`minler felâh bulmuştur, ki onlar, namazlarında haşyet içinde bulunurlar." (el-Mü`minûn, 1,2). Zeyne`l-âbidîn Hazretlerinin ev iyanıyordu. Bağırışanların çığlıkları ise mahalleyi altüst ediyordu. Fakat Zeyne`l-âbidîn`de hareket yoktu. Yangını söndürdükten sonra içeriye girenler onu namazda buldular. Selâm verip de namazı bitirince hayretle sordular: - Evin bir köşesi tutuştu, yanıyordun, feryadlarımızı duymadın mı? O da şöyle cevab verdi: - Duydum duymasına da, öteki tarafın ateşi, bu ateşin heyecanını bastırdı. Onun için mühimsemedim... Ashab-ı Kirâm`dan Said bin Hayseme`nin atını çalıyorlardı. Görenler atın çalındığını bağırarak duyurdular. Ama Said bin Hayseme`de bir hareket yoktu. Ona: - Neden atının peşinden gitmedin, dediler. Şöyle karşılık verdi: - Namazdaki hazzım ve zevkım, bana atımdan çok daha değerli geldi de ondan... Evet mâneviyat büyüklerinin ve şuurlu dindarların namazları böyledir. Burada şu mühim hususa da temas edelim: İnsan "benim namazım nerede, şu mâneviyat büyüklerinin kıldıkları namaz nerede? Benim kıldığım namazlarda feyiz ve hayır yok," gibi bir hisse kapılmamalıdır. Zira, bizim gibi âmilerin namazının da -şuûrumuz taallûk etmese bile- büyük bir velinin ibâdeti gibi, namazın bu yüksek feyiz ve nuranî hakikatinden bir hissesi vardır. Ancak kişilerin ruhî tekâmül ve kalbî saffet derecelerine göre, o feyiz ve nûrun inkişâfı farklı olur. Bir çekirdekten ağaca kadar nasıl pek çok mertebe ve inkişaflar varsa, öyle de kılınan namazlarda da ondan daha fazla dereceler ve mertebeler bulunabilir. Fakat en alttan, en üst mertebeye kadar her mertebede namazdaki nuranî hakikatın ve yüksek kemâlâtın esası mevcuttur. Tıpkı çekirdekte ağacın esası mevcut olduğu gibi... Onun için üzüntüye ve ümidsizliğe kapılmaya hiç gerek yoktur. Bununla beraber, ruhen daha fazla inkişâf etmeye, kılınan namazlardan daha çok feyiz ve huzûr almaya çalışmak da lâzımdır. Namazda huşû ve huzûr içinde olmak kadar, şuurlu olmak da mühimdir. Bu yüzden uykulu vaziyette namaz kılmayı Peygamber Efendimiz hoş karşılamamıştır. Bu hususta şöyle buyurur: "Birinize namazda uyku gelirse uykusu geçene kadar uyusun. Zira uykulu uykulu namaz kılarsa, tevbe edeceği yerde bilmeden sövmüş olabilir." "Biriniz namazda uyuklarsa, okuduğunu iyice bilinceye kadar uyusun." Resûlüllah Efendimiz uykulu halde namaz kılmayı hoş karşılamadığı gibi, yorulmuş, usanmış halde namaz kılmayı da hoş görmemiştir. 2 - Üste giyilmiş elbiseyi önü açık bulundurmamak, varsa düğmelerini iliklemek. Normal olarak insanlar arasına çıkılamayacak elbiselerle namaza durmamalıdır. Namazda giyilen elbiselerin kirli olmamasına dikkat etmelidir. İşçi kimseler iş elbisesiyle namaz kılabilirler. Yeter ki elbise kirli paslı olmasın. 3 - Namaz kılarken kıyamda, secde yerine; rükû`da ayakların üzerine; secdede burnun ucuna; oturuşlarda kucağa ve selâmda da sağ ve sol omuz başlarına bakılmalıdır. 4 - Namazda iken öksürük ve geğirme gibi davranışları mümkün mertebe gidermeye çalışmalıdır. 5 - Namazda esnerken ağzını tutmak da âdâbdandır. Ağzını tutmak, dişleri dudakları arasında sıkmakla olur. Bu şekilde esnemeyi engellemek mümkün değilse kıyamda sağ elin tersini, sair rükünlerde de sol elini ağzına kor. Esnemeyi gizlemeğe çalışır. Hadîs-i şerîfte: "Cenâb-ı Hak aksırmayı sever, esnemeyi ise kerih görür. Esneyen kimse elinden geldiğince ona mâni olmaya çalışsın, hah hah diye ses çıkarmasın." Diğer bir rivayette de: "Elini ağzına koysun" buyurulmuştur. 6 - Rükû` ve secdede okunan tesbihleri, tek başına namaz kılan kimsenin 3`ten fazla söylemesi. 7 - Kâmet getirilirken hayye ale`l-felâh denilince imam ile birlikte ayağa kalkmak. İmam-ı Züfer`e göre, hayye ale`s-salâh`da ayağa kalkılır. 8 - İmamın, kad kâmeti`s-salâh denirken namaza başlaması. İmam bu hareketiyle müezzini tasdik etmiş olur. Bununla beraber kâmet bittikten sonra namaza durmakta da, bir beis yoktur. İmam Ebû Yûsuf ile diğer üç mezheb imamına göre, böylesi daha muvafıktır. 9 - Bir namazdan sonra öbürünü beklemek, kollamak. 10 - Namazdan sonra tesbihlere, cemaatle yapılan duaya devam etmek, bunları terketmemek. 11 - Her namazdan sonra Kur`ân-ı Kerîm okumak. 12 - Evde, işyerinde namazı kolayca edâ edecek tedbirleri önceden almak. * * * Kaynak:İslamiyet | |
|
![]() |
| Etiketler |
| dinin, direği, namaz |
Dinin Direği; NAMAZ Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Namaz :)) | virtuecat | Komik Flash'lar/Video'lar | 17 | 07-01-2009 11:40 |
| Resimli Namaz Hocası | PiSiK0PATR | Ücretsiz-Beta Yazılımlar | 5 | 31-12-2008 14:22 |
| Dinin Başlangıç Kuramları | Blue Blood | Din/İlahiyat | 4 | 11-09-2008 11:06 |
| Namaz Sure ve Duaları | kompetankedi | Müslümanlık/İslamiyet | 0 | 31-01-2007 17:08 |
| Dinin Tarihsel Fenomenolojisi | virtuecat | Din/İlahiyat | 0 | 05-12-2006 17:26 |