Dinin Direği; NAMAZ Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Türkiye´den :: > Müslümanlık/İslamiyet
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 23-09-2008   #171 (mesaj-linki)
peaceful - avatarı
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ






RESİMDEKİ MANA ÇOK ÖNEMLİ NAMAZ HERYERDE GEÇERLİ .BAK TEK BİR TAHTA BİLE KALSA...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 25-10-2008   #172 (mesaj-linki)
MeLL - avatarı
Namazın Önemi

Müslümanlar namaza çok dikkat etmelidir Zira kulun ilk defa sîgaya çekileceği husus namazdır Zina değil, içki değil, başka bir şey de değil! Namaz! Bundan, diğer hususların önemsiz şeyler olduğu anlaşılmamalı; aksine namazın ehemmiyeti anlaşılmalı Çünkü hakiki namaz zaten insanı kötülüklerden alıkoyar Bir insan namaz kılmıyorsa, hayatının en büyük kayıp kuşağında yaşıyor demektir Oruç, namaz kılmaktan daha kolay bir ibadettir Hac da öyle Hac ruha ibadet neşvesi aşılarken, nefse de seyahat hazzını tattırır Sahabe, namaz kılmayana münafık nazarıyla bakardı Hatta alimlerimiz, çok defa amelî açıdan münafık olmaya, namazın terk edilmesini misal verirler Ferdin şuurunun derinliğine göre günde beş defa Allah’a kulluğunu göstermesi onu çok yüceltir Namaz deyip geçmemeli; namazdan geçen, bir gün dinden de geçebilir(Allah muhafaza eylesin)
Namazda miraç vardır Ama, herkes bunu namazda kendine göre hisseder ve kabiliyeti nispetinde yükseldiğini duyar Herkesin hissettiği, kendi miracıdır.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 11-11-2008   #173 (mesaj-linki)
ik_ra - avatarı
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ

Hz. Halil (ra) iki imparatorluğu yerle bir etmişti.Bu mal-mülk olmamalı demek değildir.Gönlünü dünyaya kaptırmama mala, mülke, makama bağlanmama, bağlanması gerekene bağlanmaktır
Onlar, Allah ve resulünün anlatmaktan başka hiçbir şey düşünmüyorlardı.İstiyorlardı ki; herkes Allah’ı (cc) tanısın. İnsanlar Hz. Muhammed’le (sav) tanışsın.Gece gündüz bu kocaman dünyaya Müslümanlığı nasıl anlatırız? Diyorlardı.Bir gün dünyanın büyüklüğüne bakıyor, anlatılanları dinliyor ve ‘demek ki bu dünyaya Müslümanlığı anlatmak bir insanın ömrüne sığamayacak kadar zormuş.’ Diyorlardı.Sadece şu söze bile baksanız, maksat ve gayelerinin ne olduğunu, ve ne ile dertlendiklerini görürsünüz.
Allah resulü (sav): ‘Benim adım güneşin doğup battığı her yere ulaşacaktır.’ Buyurmuştur.Onlar, bunu bir vazife olarak anlamışlar ve hep bunu vazifeyi elde etme gayretiyle yaşamışlardı.
Cenab-ı Hak , içleri imânla dolu, Allah rızasından başka bir şey düşünmeyen, dolu dolu namazlar kılan bir nesli bize de lütfetsin.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 11-11-2008   #174 (mesaj-linki)
MeLL - avatarı
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ

ik_ra adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle
Hz. Halil (ra) iki imparatorluğu yerle bir etmişti.Bu mal-mülk olmamalı demek değildir.Gönlünü dünyaya kaptırmama mala, mülke, makama bağlanmama, bağlanması gerekene bağlanmaktır
Onlar, Allah ve resulünün anlatmaktan başka hiçbir şey düşünmüyorlardı.İstiyorlardı ki; herkes Allah’ı (cc) tanısın. İnsanlar Hz. Muhammed’le (sav) tanışsın.Gece gündüz bu kocaman dünyaya Müslümanlığı nasıl anlatırız? Diyorlardı.Bir gün dünyanın büyüklüğüne bakıyor, anlatılanları dinliyor ve ‘demek ki bu dünyaya Müslümanlığı anlatmak bir insanın ömrüne sığamayacak kadar zormuş.’ Diyorlardı.Sadece şu söze bile baksanız, maksat ve gayelerinin ne olduğunu, ve ne ile dertlendiklerini görürsünüz.
Allah resulü (sav): ‘Benim adım güneşin doğup battığı her yere ulaşacaktır.’ Buyurmuştur.Onlar, bunu bir vazife olarak anlamışlar ve hep bunu vazifeyi elde etme gayretiyle yaşamışlardı.
Cenab-ı Hak , içleri imânla dolu, Allah rızasından başka bir şey düşünmeyen, dolu dolu namazlar kılan bir nesli bize de lütfetsin.

Amin inşaAllah.Paylaşım için Allah razı olsun...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 31-12-2008   #175 (mesaj-linki)
MeLL - avatarı
Namazı Dosdoğru Kılmak

NAMAZI DOSDOĞRU KILMAK-MEHMED ALAGAŞ

İnsanları emr-i bil maruf nehyi anil münker(iyiliği emredip kötülükten alıkoyma)'den uzaklaştıran şeytan ve dostları, namaza da müdahale etmişler ve bu müdahaleye maruz kalan insanlar, namazın anlamından uzak bir konuma düşmüşlerdir.
Nitekim halkında müslüman olan ülkelerde yaşayan birçok insan namaz kılmakta, fakat ne var ki kıldıkları namazdan gafil bulunmaktadırlar.Kuran-ı Kerim ifadesiyle bu kimseler namazlarında yanılgıdadırlar, ne için nereye yöneldiklerinin, ne yaptıklarının bilincinde değildirler.

[ İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar. Onlar gösteriş yapmaktadırlar. (107-Maun Suresi 4...6.Ayet)]

Müslümanların en görkemli ve en anlamlı ibadeti olan namaz, günümüzde ne yazık ki önemini ve etkinliğini kaybeden bir eylem durumuna getirilmiştir.namaz kılmayı veya hacca gitmeyi ticari bir bonservis olarak kullananları bir kenara bıraksak bile, samimi müslümanlarda da namaza ilişkin yanılgılarla karşılaşabiliyoruz.

Ne yapmalı?- sorusuyla yanınıza gelen bir müslümana ;

"Öncelikle dosdoğru namaz kıl" dediğinizde, bir el havada sallanmakta ve ;
-Zaten namaz kılıyoruz
şeklinde basit bir cevap verilmektedir !

Oysa ki bu namaz,
Mekke dönemi müslümanlarının en büyük eylemlerindendi.Bu kutlu müslümanlar dosdoğru kıldıkları namaz ile cahili pisliklerden temizleniyorlar, dosdoğru kıldıkları namaz ile dosdoğru bir Rabbani kimliğe kavuşuyorlardı.

Cahili toplumlarda yaşayan müslümanlar, bu cahiliyeden kaçınılmaz olarak etkilenmektedirler.Bu müslümanlara sosyal yaşantıları esnasında cahiliyeden birçok izler, birtakım pislikler bulaşmaktadır.Böyle bir konumda bulunan müslümanların öyle namaz kılmaları gerekir ki, kılacakları bu namaz ile Rabbani iklimi teneffüs etsinler.
Allah’ın huzuruna durdukları zaman, neleri terk ettiklerini bilsinler.Yöneldikleri kıbleye, vücudlarıyla, akıllarıyla, fikirleriyle, kalbleriyle, her şeyleriyle yönelsinler .
Rabbim şahiddir, muhtacız böylesi namazlara!

Havaya, suya, ekmeğe muhtaç olmamızdan daha fazla, çok daha fazla muhtacız böylesi namazlara.çünkü böyle kılınan namazlarda temizlenebilecek ve böylesi namazlarda dirilebileceğiz ...

Evlerinizde namaza durmazdan önce düşünün!
Resulullah (s.a.v.) o sırada evinizin bir odasına teşrif etmiş olsa, Resulullah (s.a.v.)’in bulunduğu odaya, onun huzuruna nasıl girersiniz?

Bunu düşünün!..
Vücudunuzun heyecanla titremesini, kalbinizin saygıyla çarpışını dinleyin!.sonra seccadenize bakın!Kendi kendinize ;


-Şimdi Resulullah (s.a.v.)’in huzuruna değil, onun ve hepimizin Rabbi olan Allah (c.c.)’ın huzuruna çıkıyorum!
diyerek kendinizi uyarın, ikaz edin.Korkarak, titreyerek, severek, sevinerek girin O’nun huzuruna. -Allahuekber- diyerek O’nu tekbir ettiğiniz zaman, O’nun dışında kalan herşeyin küçüklüğünü, acizliğini bir kez daha idrak edin.

Namaz boyunca Rabbinizle konuşmanın, Rabbinize sığınmanın haşyetini teneffüs edin ve açın ellerinizi, isteyin Rabbinizden, O’ndan isteyin, Malik-ül Mülkten isteyin, Rahman ve Rahim olandan isteyin...

Kendinizi unutup, kardeşleriniz için isteyin, garipler, mustazaflar, muvahhidler için isteyin.. Sonra doğrulun seccadenizden ve dosdoğru kimliklerle, dosdoğru eylemlere doğru yürüyün.. İnsanları kurtarmaya ve gerçek kurtuluşa doğru yürüyün...
Mehmed ALAGAŞ(Yazar)


(Şimdiye kadar böyle bir namaz kılmak nasip olmadı;ama birgün,bir namazda,bir rekatının,bir saniyesinde bu hissi yaşayabilirsem ne mutlu bana.Belki o kadar huşu içinde kılmıyorum inşallah o güzel anı yaşayana,namazı dosdoğru kılana kadar Allah bana bu yolda olmayı nasip eder ve beni bu hak yoldan hiç ayırmaz.Kardeşlerimin de böylesi namazlarda dirilmesi duasıyla...Seyfullah ZÜLFİKAR)

Alıntıdır.

  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 06-01-2009   #176 (mesaj-linki)
ik_ra - avatarı
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ

Allah'a kulluğu unuttuğumuzdan.

Sence hangisi ?

Ama onların da yoktu !!!



Ya Bedir Savaşına ne demeli:

Savaş hiç durulmuyordu aksine gittikçe kızgınlaşıyordu, bu arada ikindi vakti çıkmak üzereydi, ama kılacak zamanda yoktu müslümanların karşısında en az on katı düşman vardı, kenara çekilipte namaza duramazdın, ya da namazı kılmıyacaksın değil mi bence en kolayı bu...!?



Ya onlar ne yaptı Peygamberimiz 300 kişilik ordusunu ikiye ayırdı yarısı geriye çekildi, diğer yarısı daha ileri atıldı ve daha bir kuvvetle savaştı, ve geriye çekilenler Peygamberimizin imamlığında namazlarını kıldılar; bitince de diğerleri ile yer değiştirip onlar savaşmaya başladı diğerleri geri çekilip namazı eda ettiler.

Sence onların zamanı var mıydı ?


Ya da bunların zamanı var mı ?





Yok değil mi ?


Yeriniz mi yok.....?????

Sence onların yeri var mı?




Bu da tutmadı başka yok mu bahanen ?

Ya da yolculuk yapıyorsundur değil mi, kılacak yer yok ki olsa kılardın...!!!

Peki onların var mı?


Ya da insanlar ne der diye aklına mı geldi ?

Peki ya buna ne derlerdi.....!??


Utanılacak bir şey değilmi.....!!!???

Çok aşırı yogunsun değil mi evde toptan kılarsın hepsini nede olsa kazaya bırakırız öyle kolaylık var...!!!


Bir vakit namazı terkedene 80 sene azâb olunacaktır, şeklinde hüküm yer almıştır buna dayanabilecekmisin ???

Peki ya hiç kılmayan !!???



Allah (cc) buyuruyor ki:
'Kitablarını sağlarından alanlar cennettedirler. Mücrimler hakkında sorarlar: 'Sizi cehennem çukuruna ne sürükledi?' Mücrimler diyecekler ki: 'Biz (dünyada) namaz kılanlardan değildik. Yoksullara yedirmiyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalıyorduk. Kıyamet gününü de yalanlardık. Ta ki ölüm bize gelene kadar (bu hal üzerindeydik) '

(Müddessir Suresi: 40-47)


Cabir ibn Abdullah (ra)'den rivayet edilmiştir. Nebi (sav) buyurmuştur ki:
'İman'la küfür arasındaki şey namazı terk etmektir.'
(Tirmizi: 2618, Kitabu's-Salat: 887 ve İbni Ebi Şeybe İman: 44 sahih olarak rivayet etmişlerdir.)


Bir düşün bakalım bu kadar vakti ne için harcıyorsun, dünyalık için değil mi?


İyi para kazanayım, rahat yaşayayım, param pulum olsun hepsi bunun için değil mi?

Bir daha düşün sen önce, kim götürmüş bir bez parcasından başka bir şey, orada rahat etmek için kim biriktirebilmiş veya götürebilmiş kazandıklarını?

Oraya gittiğinde ilk sorulacak soru ne biliyor musun?

Yaa o zaman ne cevap vereceksin, vaktim yok diyemezsin, yer bulamadım diyemezsin, işim vardı diyemezsin değil mi?

Belki şunu dersin: 'Bu kadar çabuk beklemiyordum ölümü yoksa kılacaktım ileride namazımı kaza namazıda kılacaktım'... ama senin yaşın genç daha yaşlanınca kılarsın değil mi hem o zaman bol bol vaktinde olacak, ya yaşlanamazsan...?



Ya sen namaz kılmadan, senin namazını kılarlarsa...!!???


Ya bu dar ve soğuk kabirde ne diyeceksin ben çok yogundum namaz kılamadım sana kul olamadım mı diyeceksin.................... ......???



Ya azab bu kadar çetin olursa ya Namazın yoksa..........?

Hesabını veremediğinde en istemediğin azab şekli sana yapılmayacak mı...?

Bakamıyormusun yoksa...?



Bunlar kadar genç misin sen, ama bak onlar kılıyor neden?


Namaza yetişmek için koşan bir çocuğa Hz.Ömer(RA) 'Sen daha çocuksun bu kadar telaş etmene gerek yok sen daha çocuksun namaz sana farz değil' demişti de çocuk cevap vermişti:

'Amca, amca! Bu işin büğüyü küçüğü olur mu? Daha dün mahallemizde bir çocuk öldü.
Üstelik benden de küçüktü. Ölüm denen gerçeğin büyük küçük ayırdığı yok.
En iyisi her yaşta buna hazır olmalı.




Hem bu yaşta namaza alışmazsam, büyüyünce zor gelebilir.

Sen hâla gencim de...?



Aaa olmadı hastasın değil mi onun için kılamıyorsun, özür dilerim...

Ama iyileşmen için namaz kılman gerektiğini biliyor musun?


Öyle dememiş mi Peygamberimiz 'namazda şifa var' kalk bi kıl bakalım namazını hastalığın kalıyor mu o zaman???

Bak oda hasta üstelik kaç yaşına gelmiş...!!!





Ama ayakta duramıyorsun değil mi?




Oturarak kıl, oturamıyorsunda (yatalaksın)

Kafanla kıl o zaman, yoksa tamamen felç mi geçirdin (şimdi yırttın galiba) zannetme ki yırttın!!!


O zaman da gözlerinle kıl bak bu kadar kolaylık var, eminim başka bahanelerinde vardır değil mi?

Yaa boş ver hem sen niye namaz kılacaksın önemli olan kalp değil mi? Senin kalbin temiz kılsan ne olacak ki?

O 'Güzeller Güzeli' Hz. Muhammed(SAV)'in kalbi kapkara mıydı, pislik içinde miydi de, ayaklarının altı şişinceye kadar namaz kılardı?

Eee gördün mü kalbin Efendimizin kalbinden de mi temiz acaba???

Değil, değil mi?



Bu da olmadı var mı başka bahanen kalmadı mı yoksa uyduracak bir şeyler?

Bahanelerini dinleme(me)k isterim veya dur bunlarıda ben tahmin edeğim...

Sabah namazına uyanamıyorsun, sabahın köründe kim kalkacak ki uykunu mahvedeceksin değil mi?

Ya aşık olduğun kız yada erkek
Seninle sabah 5'de buluşalım deseydi sen ne yapardın saatini kurar erkenden yatardın,

hatta uyanamam diye uyumazdın o gece, peki seni çağıran senin rabbin...!?
Yaa boşver değil mi????

Ya böyle bir ilan görsen ne yapardın acaba ?




Ama gitmezdin değil mi değmez onun için felan uykunu bozmana, sen mi gitmeyeceksin bari yalan söyleme ilk sen olmak için geceyi orda geçirirdin...!!!

Yemeğini yemeden öğleyi geçirmiyorsun belkide zevkini çıkara çıkara
1 saatte yersin yemeği değil mi, yemek daha önemli değil mi ???

Ya ikindi ne olacak ??

Dur şimdi zaten yoruldun bütün gün birde bu arada namaz olur mu ?

Ya akşam namazı ???

Ooo sende yaaa daha eve gidilecek, yemek yenilecek, zaten akşam vakti de kısa yetişemiyorsun degil mi?

Yatsı namazını hiç sorma değil mi ?

O saatte namaz mı kılınır yemek yedik güzelce tıka basa doldum kanepeye uzanıp dizi, film izleme vakti dimi aaa...!!!




Bunlara bulabiliyorsun değil mi vakit aman sende çok oldun dur bi dizi izleyecegiz 1 saat şurda ?

1 :ÖLÜ İSEN

2: DELi İSEN

3: BEBEK İSEN

4: HAYVAN İSEN

5: İNKARCI (KAFiR) İSEN


Ama yok, nasıl olur sen Ölü veya Deli değilsin, üstelik kocaman Adam'sın ve İnsan'sın, Allah korusun Kafir'de değilsin, demek ki NAMAZ'dan kurtulamazsın.....................

Hem bak doğada her şey 'O' na SECDE ediyor sen daha ne duruyorsun ???




Mihraba vuran ışık namaz kılan insan siluetini andırıyor !!!


Ya bu kayaya ne demeli kimbilir ne sırlar saklı...!!!


Ağaçlar bile secde ediyor, ibret almalı...!!!




Biliyorum sen onlar gibi namaz kılamazsın, onlar gibi olsan zaten bahane uydurmaz,

namaz kılmak için kendine yollar arardın bu zamanda... Nasıl mı namaz kılacaksın ?

Artık çoğu böyle kılmıyormu dikkatli bakın...???




Aah işte !!!

Böyle değil....................

Öyle bir namaz kılacaksin ki Mevlana'ca:


Namaza tekbirle girmek,'İlahi, biz senin huzurunda kurban olduk' demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi gibi, tekbirle namaza başlamak da, 'Allah'ım canımız sana feda olsun' anlamındadır.

Namazda kıyama durmak, Allah'ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği kulundan ve işlediği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükuya eğilir.

Başı rükuda iken 'Hak'kın suallerine cevap ver' diye ilahi ferman gelir. Kul, rükudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüzüstü secdeye kapanır.

Tekrar ona, 'Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver' diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da, tekrar yüz üstü kapanır.

Var mısın böyle namaz kılmaya ?


Veysel Karani gibi geceleri gündüzleri namazla geçirmeye var mısın?

Öyle güzel bir namaz kılarmış ki mübarek, bir geceyi sadece kıyamda, diğer bir geceyi sadece rükuda, diğer bir geceyi de sadece secdede geçirirmiş...

Hz. Ali(RA) gibi, savaşta yediği okun acısından cıkaramıyorlar, ancak Hz. Ali(RA) namaza durunca çıkarıyorlar hem de kılı bile kıpırdamıyor, soranlara da 'Biz namaz kılarken can kuşumuzu salıveririz' demiş mübarek insan, var mısın böyle namaz kılmaya ?

Hz.Rabia gibi, gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar namaz da ağlamaya var mısın?

Ve O GÜZELLER GÜZELİ Peygamberimiz, namazı en güzel kılan O kimse onun gibi kılamazdı, var mısın onun ümmeti olarak namaz kılmaya?

Hadi ey kalbim durma artık tövbe et ve Yaradanına en güzel hamdini sun, temizle kalbini pislikten, dünyalıktan ve kula yakışır bir şekilde MEVLA'ya yaklaş...


Hadi be ruhum hadi be kalbim uymayın siz o nefsime o hep konuşur ve sizi kötüye götürür,

siz ondan güçlüsünüz, siz ona hükmedersiniz hadi kırın onun gücünü...

Biliyorum yapacaksın sen bunu hadi o zaman bak Bilal-i Habeşi(RA) ezanı okumaya başladı


Öyle bir namaz kılacaksin ki ezanı okuyan Bilal-i Habeşi olacak, namaz kıldığın yer Mescid-i Haram(KABE) olacak ve İmamın Hz. Muhammed Mustafa olacak ve Hz. Ebubekir, Hz. Ömer,
Hz. Osman, Hz. Ali ve Sahabe-i Kiram ile birlikte namaza duracaksın...

Öyle bir namaz kılacaksın ki, sırat köprüsünün üzerinde olacaksın aşağısı cehennem ve karşısında YÜCELER YÜCESİ ALLAHÜ TEALA ve Meleklerle saf tutarak...


Haydi şimdi namaz zamanı, haydi şimdi kurtuluş zamanı...

Önünde bunlar var... her isteğinin gerçekleşeceği sonsuz yaşam yurdu CENNET var....

KURTAR KENDİNİ...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 07-01-2009   #177 (mesaj-linki)
mustafagomu - avatarı
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ

guzel konular ilginc
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 07-01-2009   #178 (mesaj-linki)
mustafagomu - avatarı
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ

cok tesekkur ederim [ilk mesajim size degildi ozurdilerim ] namaz uzerine guzel arastirma yapmissiniz ALLAH in rahmeti uzerinize olsun
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 04-02-2009   #179 (mesaj-linki)
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ

Namaz İslam dininde bir ibadettir. İslam'ın beş şartından ikincisidir.
Bir takım şartları yerine getirmek suretiyle belli vakitlerde eda edilir. İftitah tekbiri "Allahu Ekber" ile başlanılan, Kıyam (ayakta durmak), içinde Kırâat'ın (Kur'an-ı Kerim'den Fatiha suresiSücud (secdeler, yere kapanma/tesbihat), sonrasında Ka'de (oturuş) şartları olan, içinde Tesbihat "Sübhane Rabbiye'l Azim, Sübhane Rabbiye'l A'la" olan ve selam "esselamü aleyküm ve rahmetullah" ile sona eren özel bir ibadettir. ile en az bir ayet olmak üzere zamm-ı sure okumak), Rüku (eğilmek/ tesbihattan sonra) " Semia'llâhu limen hamideh " "Rabbena lekel hamd" diyerek doğrulmak ve
Kelime Kökü

Namaz kılmak (Arapça: اقامةالصلاة; İkametü's-Salat), bir Kur'an kavramı olan ve Türkçe'ye pek çok dini kavramda olduğu gibi Selçuklular'ca Hintçe'den Farsça'ya geçmiş bir sözcük olarak İran'daki ateşetapanların "ateş önünde eğilmek" anlamına gelen Namazنماز kelimesi SalatNamaz kelimesi Farsça'da fiil olup eğilmek suretiyle saygı sunmaktır. Salat kendi başına genel anlamda "dua"dır.
kelimesi yerine kondu. Nitekim Hadislere göre namaz

Allah inancını tevhid çerçevesinde kabul etmiş her müslümanın öncelikle yerine getirmesi gereken bir ibadettir ve bu bakımdan dinde yeri çok önemlidir. Kur'an-ı Kerim'de ;
"Sana vahyolunan kitabı oku, namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar." [1] buyurulmaktadır.
Hadislere göre Namaz dinin direğidir.[2] hadisi bu ibadetin önemini göstermektedir.
Emevi sonrası Sünni fıkıhçılara ve hadisçilere göre, Kur'an-ı Kerim'den sonra, İslam dininin en önemli yazılı kaynağı olarak kabul edilmiş olan Sahih-i Buhari de geçen bir hadis şöyledir :
Nebi dedi:Sizden herhangi birinizin kapısı önünde bir nehir bulunsa, ve o kimse nehirde günde beş defa yıkansa kendisinde kirden bir şey kalır mı?
Dinleyenler:
"Hiç kir kalmaz Ya Rasûlallah!" diye cevap verdiler.
Peygamberimiz:
"İşte beş vakit namaz da buna benzer, Allah namazla günahları siler." buyurdu.[3]


Ergenlik çağına girmiş her aklı başında müslümanın, farz olan namazları kılması İslam inancının gereğidir.


Namazın Çeşitleri

Namaz ibadeti üç çeşittir.
  • Farz Namazlar
Sünni fıkıhçılara göre günlük kılınan beş vakit namaz her müslümana farzdır. Bunların dışında erkeklere farz olan cuma namazı ve farz-ı kifaye olan cenaze namazı vardır.
  • Vacib Namazlar
Günlük olarak yatsı namazından sonra kılınan vitir namazı ile bayram namazları vaciptir.
  • Nafile Namazlar
Herhangi bir yükümlülüğü olmadan, içten gelerek kılınan namazlardır. Beş vakit namaza bağlı olan sünnetler, ramazan geceleri kılınan teravih namazları, kuşluk namazları, gece namazları başlıca nafile namazlardır.

Namaz Vakitleri


Her namaz, kendi vakti girdikten sonra kılınır. Vakti girmeyen namaz kılınmaz. Her namazın kılınma vakti, kendi vakti girdikten sonra başlar, bir sonraki namazın giriş vaktine kadar devam eder.

Namazların her birinin belirli vakitleri vardır. Her namazın kendi vaktinde kılınması şarttır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

Namaz; mü'minler üzerine vakitlenmiş olarak (süreli-sınırlı zaman aralığında) yazılıdır." [4]

Namaz vakitleri şu şekildedir :

  1. Sabah Namazı : Fıkıhçılar bu namazın vakti için sabaha karşı tan yerinin ağarmaya başlamasından, Güneş'in doğmasına kadar olan zamandır. 49.5° enleminin kuzeyinde bu ölçüt yılın altı ayında geçersizdir, buralarda altı ay boyunca gündoğumu olmaz.
  2. Öğle Namazı Fıkıhçılar, Kur'an'ın bu açık tanımna rağmen iki farklı görüş belirtirler; Güneş'in en tepede olduğu andan her şeyin gölgesinin bir veya iki misli oluncaya kadar devam eden zamandır.
  3. İkindi Namazı "ikindi" "ikinti" sözcüğü Türkçe'de "ikinci" sözcüğünün başka söylenişidir. Bu namaz adını, bu namaz vakti için fıkıhçılarca öğlenin ikinci vakti sayılmasından kaynaklanır. Fıkıhçılara göre, öğle namazı vaktinin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.
  4. Akşam Namazı (Arapça: صلاة المغرب Salatü'l Mağrib): Fıkıhçılara göre, Güneş battıktan sonra başlayıp güneşin battığı yerde meydana gelen kızıllık kayboluncaya kadar olan zamandır.
  5. Yatsı Namazı : Fıkıhçılara ve hadisçilere göre, Akşam namazının vakti çıktıktan sonra başlayıp sabah namazının vakti girinceye kadar devam eden zamandır. Eski fıkıh kitapları Salatü'l Işayı ikiye ayırırlardı, ilkine Işa-ı Evvel, Akşam namazı; ikincisine de Işa-ı Ahir, Yatsı namazı derlerdi.
  • Vitir Namazı: Vitir namazının vakti de yatsı namazının vaktidir. Ancak vitir namazı, yatsı kılındıktan sonra kılınır.
  • Teheccüd Namazı:Gece kılınan bir namazdır.
  • Cuma Namazı: Öğle namazı vakti içinde vaktin başlama anından başlayarak, yerel yetkilinin belirlediği saatte topluca kılınır. Cuma Suresi, 1 ayetine göre "Ey o iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınızda/namaz için toplandığınızda, Allah'ın zikrine koşun." denmesi yüzünden, Cuma günü kılınan Öğle Namazı tam vaktinde kılınmalıdır. Kur'an'a göre; Cuma günü haftalık toplantı günü olduğundan, Cuma günü namazı mülki ya da siyasi otorite kıldırır, Cuma günü kılınan Öğle namazına Cuma namazı denir. Bu namaza sonradan, Cuma namazının belli mesafe içinde tek yerde, ayni zamanda kılınması gerekliliği yüzünden, eşzamanlı olamaz kaygısıyla, ayrıca yeniden standart öğle namazı eklenmiştir. Oysa şimdiki fıkıhçılar neredeyse herkesin kolunda bile saat olmasını delil göstererek, artık bu kaygının gereksizliğini söylemektedirler.
  • Teravih Namazı: Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınabilen sünnet bir namazdır.
  • Bayram Namazı: Bayram günleri sabahleyin güneşin doğuşundan yaklaşık 50 dakika geçtikten sonra başlayıp güneşin tepe noktasına gelmesine kadar devam eden zamandır.
  • Evvabin Namazı: Akşam namazı ile yatsı namazı arasında kılınır.(WİKİPEDİA)
Namaz Kılınması Sakıncalı Olan Vakitler
Sünni fıkıhçılar ve hadisçilere göre Güneş'e tapanların ibadet vakitlerinde namaz kılmak mekruhtur.
Bu vakitler :
  • Güneş doğarken saat sekizde
  • Güneş tam tepe noktasına gelirken.
  • Güneş açarken.
(Bkz : Kerahat vakti)
Rekat kavramı

Rekat namazın bir kıyam, bir rüku ile iki secdeden ibaret herbir bölümünün adıdır.
Namaz'ın kılınış ve tamamlanışı

  • Niyyet, euzü besmele ile namaz kılmaya niyyet edilir. Örnek "fecir salatını ikamet etmeye / sabah namazını kılmaya" diye.
  • Kıbleye yönelme, Bakara 2/142-150 ile Yunus 10/87 ayetleri gereği namaz kılarken Kabe'ye yönelinir.
  • Kıyam, ayakta durulur. Namazdaki, zikirdeki, duadaki "Kıyam" ile ilgili ayetler Alu İmran 3/39,191; Nisa 4/103; Yunus 10/12; Zümer 39/9; Hac 22/26; Furkan 25/64. Mezhepsiz bazı kişilere göre -bu ayetlere rağmen- yalnızca farz namazlar için gereklidir, nafile, sünnet, mendup, müstehab ... namazlar için "kıyam" gerekli değildir.
  • İftitah (Başlama) Tekbiri
Kıyam sırasında İftitah tekbiri alınır, çok eski İslamlık'tan önceki bir gelenekten olarak, şart olmaksızın eller iki yana kaldırılır, Tekbir alınır/ "Allahü ekber" denir.
  • Kıraat (Okuma)
Gene Kıyam sırasında İfittah tekbiri'nden sonra Kıraat edilir, Müzzemmil Suresi 20. ayet gereği, Kur'an'dan kolaya gelen/bilinen bir kısım okunur. (Resulullah Muhammed SS, Siyer aktarımına göre "fatihasız namaz olmaz", "fatiha yedi ayettir" demiştir.
  • Rüku (Eğilme)
Kıraat'tan sonra, tekbir ile Rüku edilir. Rüku, dik durma/dikilme durumunun bozulması demektir, hafifçe kamburlaşmak demektir. Bu sırada Tesbih edilir/ "Sübhanallah ya da Sübhane Rabbiye'l Azim" denir. Rüku'dan sonra yeniden doğrulurken gene Tekbir getirilir/ "Allahü ekber" denir. Sonra da tekbir ile secdeye gidilir. "Rüku" ile ilgili ayetler Bakara 2/43,125; Alu İmran 3/43; Maide 5/55; Tevbe 9/112; Hac 22/26,77; Sad 38/24; Fetih 48/29; Mürselat 77/48.
  • Secdeteyn (Fıkıhçılara göre Sücud), iki kez alnını yere değdirmek demektir. Bu sırada Tesbih edilir / "Sübhanallah ya da Sübhane Rabbiye'l a'lâ" denir. "Secde" ile ilgili ayetler Bakara 2/125; Alu İmran 3/43, 113; Nisa 4/102; Hac 22/26,77; Şuara 26/219; Zümer 39/9; Tevbe 9/112; "secdeteyn"de tesbihat ile ilgili ayet Araf 7/206; Hıcr 15/98; İnsan 76/26; Kaf 50/40
  • Ka'de (Oturuş)
Secdeteyn sırasında iki secde arasında mecburi Ka'de / oturuş vardır. İki secde arsında gene secdeden kalkarken ve giderken tekbir alınır. "Ka'de" ile ilgili ayetler Alu İmran 3/191; Nisa 4/103; Yunus 10/12 "Secdeteyn" den sonra gene Tekbir ile İkinci Kıyam'a kalkılır / ayağa kalkılır. İkinci Kıyam'da gene istenirse Kur'an'dan kolaya gelen bir kısım Kıraat edilir. Sonra [Tekbir]] ile [Rüku]] edilir, [Tesbihat]] edilir. Tekbir ile Kıyam edilip, Tekbir ile Secdeteyn'e gidilir, Tesbihat edilir. İkinci secde bitince istenirse Kıraat edilir. Vahiy Başyazmanı Zeyd bin Sabit, Resulullah'ın bu sırada Kur'an'dan sure okuduğunu nakletmektedir. Bu Kıraat yapılsın ya da yapılmasın, çevredekilerin namazın bittiğini anlaması için, önünden kimsenin geçmemesi engelinin kalktığını gösterilmesi için sağ ve sola Selam verilir / bu yalnızca "selam" sözcüğünden ibarettir. (EsSelamü aleyküm ve rahmetullah.)

Namazın Şartları

  • Manevi Temizlik (Hadesten Taharet): Namazdan önce abdest, gerekli hallerde ise gusül abdesti almak.
  • Maddi Temizlik (Necasetten Taharet): Namaz kılacak kişinin, bedeninde, üzerindeki elbisede ve namaz kılacağı yerde pislik varsa bunları temizlemek.
  • Örtünmek (Setr-i Avret): Namaz kılacak kişinin vücudunda örtünmesi gereken yerleri örtmesi. (Erkeklerin göbek ile diz kapağı arasını (dizkapağı dahil), Kadınların yüz, el ve ayaklardan başka vücudunun her tarafını örtmeleri gerekir)
  • Kıbleye Dönmek (İstikbal-i Kıble): Namazı kıbleye dönerek kılmak. (Bkz : Kıble)
  • Vakit: Namazları kendi vakitleri içinde kılmak gerekir. Vakti gelmeden bir namazı kılmak caiz değildir.
  • Niyet Etmek: Hangi namazı kıldığını bilmek ve kalbinde hatırlamaktır. Niyetin dil ile söylenmesi sünnettir.
vikipedi
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 11-06-2009   #180 (mesaj-linki)
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Dinin Direği; NAMAZ

Namazın Tarihçesi Ve Fonksiyonları

'Yeryüzünde ve göklerde ne kadar varlık varsa her şeyin, güneşin, ayın ve yıldızların, dağların, ağaçların ve aynı şekilde insanların Allah'ın önünde nasıl secde ettiklerini görme­din mi? (Ama) öyleleri var ki bunlar (Allah'ın) azap ve cezasına lâyıktır.' (Hac 22/18) * Secde âyeti*
Meleklermekani.com - Namazın Tarihçesi Ve Fonksiyonları
'Yeryüzünde ve göklerde ne kadar varlık varsa bunların Allah'ı teşbih edip yücelttiklerini ve kuşların da saf saf diziler halinde (teşbihini) görme­din mi?' Her varlık gerçekten nama­zını (duasını) ve teşbihini öğrenmiş bulunuyor. Allah onların yaptıkları her şeyi bilendir.' (Nur 24/41)

Kâinat secdeye kapanmış,

Allah'ı teşbih ediyor.

Sen durur musun ey insanoğlu.'[1]

Tarih Boyunca Namaz

A-Önceki Ümmetlerde Namaz:

Bazı temel ibadetler tarihin ilk dönemlerinden itibaren Allah tarafından insanlara öğretilmiş ve emredilmiştir. İman yanında namaz, oruç, zekât-sadaka, hac, cihad gibi emirler ve hırsızlık, zina, katletme, gıybet gibi yasaklar da bunların en bariz örnekleridir.

Kur'ân'da ilk ümmetlerdeki namaz emri ile ilgili bazı âyetler:

-Hz. İbrahim'in namazı (Enam 6/162)

-Hz. Âdem, Nuh ve İbrahim'den sonra namazı terk eden ümmetin kınanması (Meryem 19/59)

-Hz. İbrahim, Lût, İshak ve Yakub'un namazı (Enbiya 21/73)

-Hz. İsmail ailesinin namazı (Meryem, 19/55)

-Hz. Şuayb'ın namazı (Hûd, 11/87)

-Hz. Musa'nın namazı (Tâhâ 20/14)

-Hz. İsa'nın namazı (Meryem 19/31)[2]

B-Cahiliye Devrinde Namaz:

Hz.Peygamber'in risaletinden önce Arabistanda hakim olan putpe­restlik yanında Hanif, Yahudi ve Hristiyanhk dininde olan Ehl-i kitap'tan kişiler de yaşıyordu.[3] Kur'ân o dönem putperestlerin namazının tahrif edil­miş şeklini bize hatırlatır ve bunu tenkit eder:

'Onların kutsal mâbed (Kabe'deki) namazları ancak ıslık çatmak ve el çırpmak şeklindedir. (O hâlde) inkâr etmeniz sebebiyle tadın bakalım azabı!'1 (Enfal 8/35)

Hadislerde Rasûlullah'ın risalet öncesi hayatı hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Ancak Recep ayında[4] Haniflerin ibadete yoğunluk vermeleri ve mağaralarda uzlete çekilmeleri Rasûlullah'ın hoşuna gidiyordu. Kırk yaşma gelmeden önce onları taklit etmeye başladı, onlar gibi dağlardaki mağaralara çekiliyor ve ibadet etmeye çalışıyordu. Peygamberlik gelmeden altı ay Önce gördüğü rüyaların ertesi günü çıkması ile de risalete hazırla­nıyordu.[5]

Cahiliye döneminde Araplar dışındaki toplumlarda da belirli vakitler­de dua ve ibadet edilirdi:

• Hindular güneşin doğuş ve batışında ibadet ederlerdi.

• Zerdüştler güneşin doğuşu sırasında dua ederlerdi.

• Katolik Romalılar sabah güneş doğmadan, akşam da güneş battıktan sonra yatsı vakti ibadet ederlerdi.

• Yahudiler üç vakitte ibadet ederlerdi...[6]

C- Rasûlullah'ın Peygamberliği Döneminde Namazın Gelişimi:

Rasûlullah'ın hayatında risalet görevi başlar başlamaz namaz da emredildi. Çünkü namaz bir Müslümanın başarılı olmasını sağlayan en önemli ibadetlerdendi.

Müşrikler Müslümanların namaz kılmalarına karşı tepkiliydiler:

• Namaz kılmalarım engellemeye çalıştılar,

• Üstlerine pislik attılar,

• Alay ederek kahkaha ile güldüler,

• Namaz kılanlara saldırdılar,

• Kavga çıkarttılar. (Müşriklerle Müslümanlar arasın­daki ilk kavga namaz sebebiyle çıkmıştı ve burada İslâm için ilk kan yeryüzüne dökülmüştü.)[7]

§ Allah'in yeryüzündeki en büyük sembolleri dört tanedir:

1- Kur'ân (Allah'ın yeryüzüne gönderdiği kitap/mektup),

2- Rasûlullah (Allah'ın yeryüzüne gönderdiği elçisi),

3- Kâbe (Yeryüzünde Allah'a ibadet edilen ilk mabed),

4- Namaz (İnsanın mükemmel ibadeti).[8]

§Rasûlullah döneminde namazın vakitlerinde ve sayısında değişik­liklerle ilgili üç ana dönem bulunmaktadır:

1- Önce sabah ve akşam ikişer rekat namaz emredildi. (Mü'min 40/55)

2- Sonra hicrete yakın bir zamanda, miraçta beş vakit namaz emredildi, ancak akşam hariç yine ikişer rekattı.[9]

3- Hicretten sonra da namazlar sabah ve akşam hariç dört rekata çıkartıldı, yolculukta ise miraçtaki şekil geçerli oldu.[10]

Kur'ân'da Namaz

Kur'ân'da namaz manasında olan (auü) kelimesi bütün türevleriyle birlikte 99 yerde geçmektedir. Bunlar genel olarak on ana başlıkta toplanabilir:

1- Beş vakit namaz (Bakara 2/238)

2- İkindi namazı (Mâide 5/106)

3- Cum'a namazı (Cum'a 62/9-10)

4- Cenaze namazı (Tevbe 9/84)

5- Kıraat (İsra 17/110)

6- Mabed (Hac 22/40)

7- Dua (Tevbe 9/103)

8- Övgü ve mağfiret (Bakara 2/157); Allah'tan övgü ve rahmet (Ahzab 33/56)

9- Din ve sorumluluk (Hud 11/87)

10- MelekIerden istiğfar (Ahzab 33/56).[11]

Namazların Hükmü

Allah ve Rasûlü tarafından beyan edilen namazlar teklif (sorumluluk) açısından üç kısma ayrılır: Farz, vacip ve nafile ;

1- Farz Namazlar:

a- Günlük beş vakit namaz

b- Farz namazların kazası

c- Cuma namazı

d- Cenaze namazı

2- Vacip Namazlar: (İhtilaf konuları yerinde açıklanacaktır)

a- Vitir namazı

b- Bayram namazları

c- Adak namazı

d- Bozulan nafile namazın kazası

e- Tavaf namazı

3- Nafile Namazlar:

Nafile namazlar iki kısımda incelenmektedir: Revatib sünnetler ve diğer nafile namazlar

a- Revatib Sünnetler: Belli bir düzen ve tertipte kılınan nafile namazlar:

l) Beş vakit namazla birlikte kılınan sünnetler:

-Müekked sünnetler (Sabah, öğle, akşam ve cuma namazının sünnetleri ile yatsının son sünneti)

-Müekked olmayan sünnetler (İkindi namazının sünneti ve yatsının ilk sünneti[12])

2- Teravih namazı

b- Diğer nafile namazlar: Teheccüt, kuşluk, evâbîn, tahiyyatü'l-mescid, hacet, sefer, abdest ve gusül, tövbe, istihare, teşbih, yağmur, kusûf ve husuf, mübarek gecelerde ve çeşitli zamanlarda kılınması serbest bırakılan namazlar.[13]


Namazda Yaşadıklarımız

Namazdaki güzelliği her mü'min yaşamaktadır.Bu noktada huşûya ulaşabilmek büyük şanstır.

Namazın coşkusunu Şah Veliyyullah Dehlevi (v. 1176/1762) Namazın Sırları Babı'nda. şöyle izah eder:

"Şunu bil ki insan bazen göz açıp kapayıncaya kadar kısa bir an içinde Allah'ın huzuruna götürülür ve mümkün olan en yakın mesafe ile yüce Allah'ın (arşının eşiğine) kendini yakın bulur, İşte tam bu sırada o kişinin bütün ruhunu kaplayan birtakım ilâhi tecelliler meydana getir. O burada öyle şeyler görür/ hisseder ki insanın konuştuğu dil bunu ifade etmekten âciz kalır. (Bir şimşek hızıyla cereyan edip giden) bu hâl geçip gittikten sonra insan, daha önceki durum ve şartlarına döner. Ancak bu cezbe ve vecd halinin kaybolup gitmesi sebebiyle kendini üzüntü ve ızdırap içinde bulur. Böylece elinden kaçırdığı bu şeyi tekrar bulabilmek için büyük gayret gösterir. Allah'a karşı elde ettiği bu bilgi ve marifet sayesinde bu dünyada sahip olduğu şartlar dahilinde O'nunla beraber olma durumuna ulaşmaya/yükselmeye çalışır. Bu durum, emredilen fiil ve sözler ile hürmet, saygı ve yöneliş/bağlanma ifadesidir..."[15]

Namazın sırlarını ise Muhammed Hamidullah (v.2002) şöyle anlatır:

"Bir Müslümanın namaz kılış tarzı, bütün varlıkların muhtelif şekiller altında gerçekleştirdiği çeşitli namaz kılışlarının (dua edişlerinin) bir araya toplanmış şeklinden İbarettir:

1- Akarsular devamlı yıkama ve temizleme halindedirler (Müslümanlar da namazdan önce bazı uzuvlarını yıkamak zorundadırlar).

2- Yıldıziar gökyüzündeki hareketlerini hiç değişmeksizin sürekli tekrar ederler (Müslümanlar da namaz kılarken sürekli aynı hareketleri yaparlar).

3- Dağlar ayakta dikili dururlar (Müslümanların namazı kıyamda/ayakta başlar).

4- Hayvanlar devamlı eğilerek dolaşırlar ve dururlar (Namazda kıyamdan sonra rukûya gidilir).

5- Bitkilerin ağızları kökleridir ve yaşamaları için gerekli olan besinleri kökleri vasıtasıyla çekerler. (Namazda da rukûdan sonra secdeye gidilir)...''[16]

Muhammed Esed'in (v.1992) namazla ilgili bir hatırası:

"Günde birkaç kez namaz için toplanıyorlar ve eğer hava yağmurlu değilse namazlarını açıkta kılıyorlardı. Uzun tek bir safta toplanıyorlar, hareketlerindeki düzen ve uyumla askerlere benziyorlardı; hep birlikte Mekke yönüne döner, birlikte eğilir, sonra kalkar ve birlikte diz çökerek alınları üzerine yere kapanırlardı. İki secde arasında seccadesi üzerinde, yalın ayak, elleri önünde bağlı, dudakları sessizce kıpırdayan ve kapalı gözleriyle derin bir huşu içinde dalıp giden imamın, bütün kalbiyle dua ettiğini görürdünüz; ötekiler, imamlarının işitilmeyen sözlerini izliyor olmalıydılar.

Böylesine içten bir duanın bir takım mekanik bedeni hareketlerle birleştirilmesi beni nedense biraz tedirgin ediyordu. Bir gün, biraz İngilizce bilen Hacı'ya bu konuyu sordum:

"Allah'ın sizden O'na duyduğunuz saygıyı eğilerek, diz üstü oturarak ve yere kapanarak göstermenizi istediğine gerçekten inanıyor musunuz? İnsanın sadece kendi içine bakarak, yüreğin sükûneti içinde dua etmesi daha uygun olmaz mı? Bütün bu bedeni hareketlerin hikmeti ne?"

Daha bunları söyler söylemez, pişmanlık duymaya başladım; yaşlı adamın dinî duygularını incitmek istememiştim. Fakat Hacı hiç de gücenmiş görünmüyordu. Dişsiz ağzıyla gülümsedi ve şöyle dedi:

"Başka nasıl ibadet edebiliriz ki Allah'a? O, bedeni de, ruhu da birlikte yaratmadı mı? Böyle olunca da insanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmez mi? Bakın, biz Müslümanlar duamızı niçin böyle yaparız anlatayım size. Yüzümüzü Kabe'ye, Allah'ın Mekke'deki Beyt-i Haram'ına çeviririz ve biliriz ki, o anda dünyanın neresinde olursa olsun, namaz kılan bütün Müslümanlar, hepsi yüzlerini Kabe'ye çevirmişlerdir; bîr tek vücut gibiyizdir ve düşüncelerimizin merkezi de O' dur. Önce ayakta durarak Kur'anı Kerimden bölümler okuruz, bunu yaparken, okuduğumuz kelâmın, insana hayatta dimdik ayakta kalması, sebat etmesi için verilen Allah Kelâmı olduğu bilinci içindeyizdir. sonra 'Allahu Ekber' (Allah en büyük!) deriz; Bununla Allah'tan başka kulluk etmeye değer başka hiç kimsenin, hiçbir şeyin olmadığını dile getirir ve bunun apaçık bir gerçek olduğunu bir daha duyar ve bu gerçeğe bir daha tanıklık ederiz. Sonra o her şeyden yüce olan Allah'a duyduğumuz saygıyı, bu yüceliğin önünde eğilerek gösterir, O'nun gücünü, celâl ve azametini övgüyle anarız. Ve O'nun önünde bir toz zerresinden, yokluktan, hiçlikten başka bir şey olmadığımızı, O'nunsa bizim yüceler yücesi yaratıcımız, ve Rabbimiz olduğunu duyarak alınlarımızın üzerine coşkuyla yerlere kapanırız, sonra alınlarımızı yerden kaldırır ve oturup, günahlarımızı bağışlaması, bizi rahmetiyle yarlığaması, doğru yola yöneltmesi, bizi sağlık ve rızkla nimetlendirmesi için dua ederiz, O'nun haberini bize ulaştıran Hz. Muhammed'e, ondan Önceki peygamberlere, bize, kendimize ve doğru yolu izleyen herkese Allah'ın selâm ve rahmetini dileriz. Bize bu dünyada da, öteki dünyada da iyilik ve güzellik ihsan etmesini niyaz ederiz Allah'tan. Sonunda da, başımızı sağa ve sola çevirerek, nerede olursa olsun, doğru yolda olan herkese selâm vererek namazdan çıkarız. Peygamberimiz böyle namaz kıldı, böyle dua etti ve kendisini İzleyenlere de böyle yapmalarını öğretti, bu onların kendilerini isteyerek ve ta yürekten Allah'a teslim edebilmelerini -ki İslâm'ın anlamı da budur- ve Onunla da, kendi kaderleriyle de barış içinde yaşayabilmelerini sağlamak içindir/

Şüphesiz yaşlı adam anlatırken aynı sözcükleri kullanmadı, ama hatırlayabildiğim kadarıyla söylediklerinden çıkarılabilecek anlam buna yakındı. Yıllar sonra anladım ki bu yalın açıklamalarıyla, benim İslâm'ı bir din olarak seçmek yolunda herhangi bir eğilim duymadığım o günlerde bile, bir camide ya da işlek caddenin kenarında ne zaman çıplak ayaklarıyla halı ya da hasır bir seccade üzerinde ya da toprakta, ayakta dikilip, elleri birbirine kenetli, başı öne eğik bir adam görsem, alışılmadık bir alçakgönüllülük, tuhaf bir boyun eğme duygusu kıpırdanırdı içimde. "[17]

Rıfat ORAL

[1] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 3/254.

[2] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 3/254.

[3] Geniş bilgi için bk. Hamİdullah, Muhammed, İslâm Peygamberi, 1/73-84.

[4] İslâm'ın ilk döneminde Mekke'de Müslümanlar Recep ayında oruç tutuyor ve kurban kesiyorlardı. Bk.Ebû Davûd, Edâhi, 20; Nesâi, Fere', 7-8.

[5] İbn îshak, es-Siret, 100-101 No: 140; fön Teymiyye, Fetâvâ, XVIII/10.

[6] Nedvî, Süleyman, Asr-ı Saadet, (trc. Ali Genceli), III/1083-1084.

İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 3/255.

[7] Bk. Aiâk 96/9-10; İbn tshak, Siret, 128-129; İbn Kesir, Tefsir, IV/531.

[8] Dehlevî, Şah Veliyyullah b. Abdurrahim, Huccetullah el~Bâliğa, 1/208-209.

[9] Buhari, Salât, 1.

[10] Bk.Müsned Trc. Ho 4/874 ; 88/958; Talıirul Mevlevî, Müslümanlıkla İbadet Tarihi 30-33

Rasûlullah farzlardaki bu artırımı izzet ve celâl sahibi Allah'ın emri ile yapmıştı. Bk. Bennâ, Bulûğu 'l-emânî, 11/197

Namaz, vakitleri ile ilgili vakitler: Bakara 2/238; Nisa 4/103; Hud U/114; İsra 17/78; Taha 20/130.

İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 3/255-256.

[11] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 3/256-257.

[12] Hanefî mezhebine göre yaisı namazının farzından önce dört rekat kılmak sünnet-i gayrı müekkededir. Ancak Peygamberimizin yatsıdan Önce böyle bir namaz kıldığına dair rivayete ulaşamadık, sadece "İki ezan (yani ezan ile kamet) arasında namaz kılınır" hadisi bulun­maktadır. (Bk. Ahmedb. Hanbel, IV/86, V/54,56,57; Buharı, Ezan, 14,16; Müslim, Müsatlrûn, 304; Ebü Dâvûd, Tetavvu', 11; Timizi, Salat, 22; Nesâi, Ezan, 39; İbn Mâce, İkame, 110; Darimt, Sulat, 145)

Ayrıca sahabe yatsının farzından önce Peygamberimiz gelinceye kadar bol bol namaz kılar ve Kur'ân okurlardı. Bu nedenle yatsıdan önce namaz kılmak tavsiye edilir.

[13] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 3/257.

[15] Dehlevî, age., 1/214.

[16] Hamidullah, age., II/791.

[17] Esed, Muhammed, Mekke'ye Giden Yol (Tr. Cahit Koydak) 103-104.

İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 3/259-260.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
dinin, direği, namaz
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Dinin Direği; NAMAZ Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Namaz :)) virtuecat Komik Flash'lar/Video'lar 17 07-01-2009 11:40
Resimli Namaz Hocası PiSiK0PATR Ücretsiz-Beta Yazılımlar 5 31-12-2008 14:22
Dinin Başlangıç Kuramları Blue Blood Din/İlahiyat 4 11-09-2008 11:06
Namaz Sure ve Duaları kompetankedi Müslümanlık/İslamiyet 0 31-01-2007 17:08
Dinin Tarihsel Fenomenolojisi virtuecat Din/İlahiyat 0 05-12-2006 17:26