Geri Dön   MsXLabs MK > :: Türkiye´den :: > Müslümanlık/İslamiyet
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 12-10-2005   #1 (mesaj-linki)
NihLe
Avatarı Yok (No Avatar)
Dinin Direği; NAMAZ



Dinimizde namazın önemi çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) [Taberânî]

(Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibâdet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberânî]

(Namazı doğru kılanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.) [İ.Ahmed]

(Allah buyuruyor ki, "söz veriyorum ki, namazlarını vaktinde, doğru olarak kılana, azab etmem, onu sorgu-suâle çekmeden Cennete koyarım") [Hakim]

(İmandan sonra en büyük vazife namaz kılmaktır.)

(Her peygamberin ümmetine son nefeste vasıyeti namazdır.)

Namaz kılmak böyle büyük bir ibâdet olduğu için terkedilmesi de çok büyük günahtır. Hanbelide namazı terkeden küfre düştüğü için, Şafiî ve Malikide büyük günah işlediği için ceza olarak katli gerektiği fıkıh kitaplarında yazılıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Namaz dinin direğidir, terkeden dinini yıkmış olur.) [Beyhekî]

(Namaz kılan, Kıyamette kurtulacak, kılmıyan perişan olur.) [Taberânî]

(Namaz kılmıyan, Kıyamette, Allahü teâlâyı kızgın olarak bulur.) [Bezzar]

(Namazı kasten bırakanın ibâdetleri kabul olmaz ve namaza başlayana kadar Allahü teâlânın himayesinden uzak kalır.) [Ebu Nuaym]

Namaz, çok önemli bir ibâdet olduğu için, namaz kılmıyanın imanla ölmesi çok zayıf bir ihtimaldir. Namaz kılmıyanın kalbi kararır, diğer günahları işlemekten çekinmez.

İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:

(Namaz kılmak ve diğer ibâdetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur'an-ı kerimde, (İman ve ibâdet etmek, müşriklere güç gelir) ve (Namaz kılmak müminlere kolay gelir) buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emilerine severek kolaylıkla uymaktır.) [C.1.m.191, 289]

Namaz kılmamanın ne kadar büyük günah olduğunu bilen, ayakta duramıyacak kadar hasta olsa bile, mutlaka namaz kılar. Ateşin yaktığını bilen kimse, kendini nasıl ateşe atar? Cehennemden kaçan, Cenneti istiyen namaz kılmaz mı? Hadis-i şerifte, (Cenneti isteyip de, Allahın yasakladıklarından kaçınmıyan, isteğinde yalancıdır) ve (Cenneti istiyen, hayırlı işlere koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar) buyuruluyor. (Beyhekî)

Tadil-i erkana riayet etmek vaciptir. Namazın vaciplerinden biri bilerek terkedilirse, o namazı tekrar kılmak vacip olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Hırsızların en büyüğü, namazından çalandır. Yani namazın erkanına riayet etmez, rükû ve secdelerini hakkıyle yerine getirmez.)

(Herkesin namazında, kalbin hazır olduğu kısımlar yazılır. Kalbin hazır olmadığı namaza, Allahü teâlâ nazar etmez.)

Cemaatle namaz kılmak erkeklere Sünnet-i hüdadır. Yani dinimizin şiarı, alameti olan sünnettir. Özürsüz terketmek asla caiz değildir. Bilhassa yatsı ve sabah namazını cemaatle kılmak çok önemlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Yatsı namazını cemaatle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılan, gecenin tamamını ibâdetle geçirmiş sayılır.) [Müslim]

(Münafıklara en ağır gelen namaz, yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmaktır. Bunlardaki ecri bilen, sürünerek de olsa, cemaate gelir.) [Buharî]
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 12-10-2005   #2 (mesaj-linki)
NihLe
Avatarı Yok (No Avatar)


Hadîs-i şerîfte, “Bir namazı, özürsüz olarak vaktinden sonra kılan, seksen hukbe Cehennemde yanacaktır” buyuruldu. Bir hukbe seksen senedir. Her senesi üçyüzaltmış gündür. Her günü, seksen dünya senesidir.
Kazâya kalan namazı kılacak kadar vakitlerin herbiri geçtikçe, bu bir namazın günâhı kat kat artar. Ya birkaç namaz olursa, cezâsı çok çetin olur. Her ne pahasına olursa olsun, kılmadığımız veya kılamadığımız namazlarımızı bir ân önce, kazâ etmek ve affı için tevbe etmek, çok yalvarmak lâzımdır. Namaz kılmayanın, Allahü teâlânın büyüklüğü karşısında titremesi, erimesi lâzımdır.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Namazı özürsüz kılmayan kimseye, Allahü teâlâ onbeş sıkıntı verir. Bunlardan altısı dünyada, üçü ölüm zamanında, üçü kabirde, üçü kabirden kalkarkendir.

Dünyada olan altı azap:
1- Namaz kılmayanın ömründe bereket olmaz.
2- Allahü teâlânın sevdiği kimselerin güzelliği, sevimliliği kendine kalmaz.
3- Hiçbir iyiliğine sevap verilmez.
4- Duâları kabûl olmaz.
5- Onu kimse sevmez.
6- Müslümanların birbirlerine yaptıkları iyi duâlarının buna fâidesi olmaz.

Ölürken çekeceği azaplar:
1- Zelîl, kötü, çirkin can verir.
2- Aç olarak ölür.
3- Çok su içse de, susuzluk acısı ile ölür.

Mezarda çekeceği acılar:
1- Kabir onu sıkar. Kemikleri birbirine geçer.
2- Kabri Cehennem ateşi ile doldurulur. Gece, gündüz onu yakar. Cehennem ateşi dünya ateşine benzemez.
3- Allahü teâlâ, kabrine çok büyük yılan gönderir. Dünya yılanlarına benzemez. Hergün, her namaz vaktinde onu sokar. Bir an bırakmaz.
Kıyâmette çekeceği azaplar:
1- Cehenneme sürükleyen azap melekleri yanından ayrılmaz.
2- Allahü teâlâ, onu kızgın olarak karşılar.
3- Hesâbı çok çetin olup, Cehenneme atılır.)
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 12-10-2005   #3 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı

Namazın Önemi ve Fazileti

Bilindiği gibi Yüce Allah'ı tevhid (bir kabul etmek), Onun eşsiz varlığını bilip tasdik etmek, farz olan en büyük bir görevdir. Bundan sonra farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır. Namaz, imanın alametidir, kalbin nurudur, ruhun kuvvetidir, mü'minin miracıdır. Mü'min bu namaz sayesinde Yüce Allah'ın manevî huzuruna yükselir. Yüce Allah'a yalvararak manevî yakınlığa erer. Mü'min için ne yüksek bir şeref!..
Bütün hak dinler, insanlara namaz kılmalarını emretmişlerdir. Bizim sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz de, peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren namaz kılmakla yükümlü olmuştur. Ancak o zaman, güneşin doğuşundan ve batışından sonra olmak üzere günde iki defa namaz kılınıyordu. Sonra Miraç gecesinde beş vakit namaz farz olmuştur. Hazreti Peygamber'in miracı ise, sahih kabul edilen rivayete göre, Medine'ye hicretlerinden on sekiz ay önce Receb ayının yirmiyedinci gecesinde olmuştur.
Kur'an-ı Kerîm'de ve hadîs-i şeriflerde namaza dair birçok emirler ve öğütler vardır. Bütün bunlar, İslam dininde namaza ne kadar büyük önem verildiğini gösterir.

Bir ayet-i kerîmenin anlamı şöyledir:
"Ey Resulüm! Sana vahy olunan Kur'an ayetlerini güzelce oku ve namazı gereği üzere kıl. Gerçekten namaz, edeb ve namusa uygun olmayan şeylerden, çirkin görülen işlerden alıkor. Her halde Yüce Allah'ı zikretmek, her ibadetten daha büyüktür. Yüce Allah bütün yaptıklarınızı bilir."

Namaz ibadeti ise, en büyük zikirdir. Diğer bir ayet-i kerîmenin anlamı şöyledir:
"Namazı gereği üzere yerine getiriniz, zekatı yeriniz. Nefisleriniz için hayır olarak önceden ne gönderirseniz, onu Yüce Allah yanında (sevab olarak) bulursunuz; asla kaybolmaz. Muhakkak ki, Allah yaptıklarınızı görür."

Bir hadîs-i şerîfde:
"Namaz dinin direğidir." buyurulmuştur.

Diğer bir hadîs-i şerîfin anlamı şöyle:
"Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu artırmaya çalışsın."

İşte bütün bu mübarek ayetlerle hadîs-i şerifler, namazın Yüce Allah yanında ne kadar büyük ve makbul bir ibadet olduğunu göstermeye yeterlidir.
Gerçek şu ki, namaz çok mukaddes bir ibadettir. Namazın faziletlerine nihayet yoktur. Namaz, aklı yerinde olan ve büluğ çağına ermiş bulunan her müslüman için belli vakitlerde yapılması gereken şerefi yüksek farz bir görevdir. Bu önemli farzı yerine getirenler, Yüce Allah'ın pek büyük ikram ve ihsanlarına kavuşacaklardır. Bunu kasden terk edenler de, azabı çok şiddetli olan Allah'ın acıklı cezasını çekeceklerdir.
Müslümanlar, henüz yedi yaşına girmiş çocuklarını namaza alıştırmakla görevlidirler. Bu çocuklara ana-babaları ve yetiştiricileri namaz kılmalarını öğretir ve yaptırırlar. On yaşına bastığı halde namaz kılmayan çocuğa velisi, üç tokattan ziyade olmamak üzere, hafifçe el ile vurur.
İnsan bir düşünmeli, her an Yüce Allah'ın sayısız nimet ve ihsanlarına kavuşmaktadır. Öyle ikramı bol, merhameti geniş olan yaratıcımızın tükenmeyen lütuflarına karşı teşekkürde bulunmak gerekmez mi?
İşte insan, namaz yolu ile şükür borcunu ödemeye, yaratıcısının lütuf ve nimetlerini tatlı bir dil ile anarak kulluk görevini yerine getirmeye çalışmış olur. Bu bakımdan: "Namaz, şükrün bütün çeşitlerini bir araya toplar." denilmiştir.
Bununla beraber namaz ruhu temizleyen, kalbi aydınlatan, imanı yüksek duygulardan haberdar eden, insanı kötülüklerden alıkoyan, insanı hayırlara, düşünceye, tevazu ve intizama götüren en güzel bir ibadettir.
İnsan namaz sayesinde nice günahlardan kurtulur ve Yüce Allah'ın nice ihsan ve ikramlarına kavuşur. Namaz, manevî hayattan başka maddî hayata da canlılık verir. İnsanın temizliğine, sağlığına ve intizamla hareket etmesine sebeb olur.
Namazın meşru kılınmasındaki hikmetler ve yararlar her türlü düşüncenin üstündedir. Fakat bir müslüman namazını yalnız Yüce Allah'ın rızası için kılar, yalnız yaratıcısına şükür ve saygı için kılar. Namazın insana yararı olmadığı düşünülse dahi, yine bunu bir kul görevi bilerek sadece Allah'ın emrine uymak için yerine getirmeye çalışır. Bu kutsal görevin yerini hiç bir şeyin tutamayacağını kesinlikle bilir. Namaza harcayacağı dakikaları, hayatının en mutlu ve neş'eli zamanı olarak kabul eder.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 12-10-2005   #4 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
NAMAZLA İLGİLİ AYET VE HADİSLER

NAMAZLA İLGİLİ AYETLER
İsra Suresi Ayet: 78
“ Güneşin öğle vakti zevalinden, gecenin karanlığına kadar(öğle, ikindi, akşam, yatsı vakitlerinde) namazı dosdoğru kıl. Kur’anıyla ayrılan sabah namazını da kıl. Çünkü sabah Kur’anı şahitlidir(sabah namazında gece ve gündüz melekleri hazır bulunurlar). ”
Taha Suresi Ayetler: 130 ve132
“ Güneş doğmadan ve batmadan önce Rabbine hamd ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki, ilahi rızaya nail olasın. ” “ Hem ailene namazı emret, kendin de ona devam et. Biz senden rızk istemiyoruz. Biz senin rızkını veririz(güzel) akıbet takva sahibi olanlarındır. ”
Rum Suresi Ayetler: 17 ve 18
“ O halde akşamladığınız ve sabahladığınız vakit, Allah’ı tesbih edin(akşam, yatsı ve sabah namazlarını kılın). ” “ Göklerde ve yerde Hamd O’nadır. İkindileyin ve öğle zamanında da tesbihinizi yapın! (öğle ve ikindi namazlarını kılın). ”
Bakara Suresi Ayet: 238
“ Namazlara bilhassa orta namaza(ikindi) dikkat edin. Ve kalkın Allah’a saygı için (O’nun huzuruna) durun. ”
Ankebut Suresi Ayetl: 45
“ Habibim, sana vahy olunan kitabı oku ve namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan men eder. Allah’ı zikr ise en büyük kulluk vazifesidir. Ne yaparsanız Allah onu bilir. ”
Bakara Suresi Ayet: 110
“ Namazı dosdoğru kılın. Zekatı verin. Kendiniz için hayır namına önden ne gönderdiyseniz Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür. ”
Nisa Suresi Ayet: 113
“ Namazı kılıp bitirdikten sonra, gerek ayakta gerek otururken ve yanlarınız üzerinde Allah’ı zikredin. Korkudan emin ve sükunet buldunuzmu namazı dosdoğru tam kılın. Çünkü namaz müminler üzerine muayyen, vakitleri belli, yazılı bir farzdır. ”
Bakara Suresi Ayet: 46
“ Sabır ve namazla Allah’dan yardım isteyiniz. ”
Hacc Suresi Ayet: 77
“ Ey iman edenler; Allah’a rüku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayırlı işler yapın ki felah ve huzur bulasınız. ”
Münafikun Suresi Ayet:9
“ Ey iman edenler; mallarınız, mülkleriniz, çoluk ve çocuklarınız Allah’ı anmaktan sizi men etmesin. Kim böyle yaparsa onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. ”
Meryem Suresi Ayet:59
“ Peygamberlerden sonra kötü halefler gelecek. Onlar namazı terk edecek. Nefis ve şehvetlerine tabi olacaklar. İşte onlar cehennemde Gayya çukuruna atılacaklardır. ”
Maun Suresi Ayet: 4
“ Namazı vaktinde kılmayanların vay haline. ”


NAMAZLA İLGİLİ HADİSLER
“ Allah tevhidden sonra mahlukatı üzerine namazdan daha sevimli ve güzel bir ibadet farz kılmamıştır. Eğer namazdan daha efdal ve sevimli bir şey farz kılsaydı, melekler onunla Allah’a ibadet ederlerdi. ”
“ Altı şeyi yapacağınıza söz verin, ben de sizin cennete girmenize kefil olayım: Asab (R.A.): Nedir o altı şey ya Resulullah? dediler. Buyurdu ki: “ Namazı kılın, zekatı verin, emanete riayet edin, avret mahalinizi zinadan, karnınızı haramdan, lisanınızı yalan ve her türlü yasaktan koruyun. Bu altı şeyi yerine getiren, cennet ehlindendir. ” ”
“ Kişi, kıyamet günü ilk olarak namazdan sorguya çekilecektir. Eğer dürüst hesap verirse, diğer işleri de düzelir. Yok eğer aksi zuhur ederse, diğer amellerdeki hesabı da zora girer. ”
“ Ey Fatima; sakın ben Peygamberin kızıyım diye ibadet ve itaatte kusur etme. Beni hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, beş vakit namazını vakitlerinde eda etmedikçe cennete giremezsin. ”
“Namaz dinin direğidir, terkeden dinini yıkmış olur.”
“Namaz kılan, Kıyamette kurtulacak, kılmayan perişan olacaktır.”
“Namaz kılmayan, Kıyamette, Allahü teâlâyı kızgın olarak bulur.”
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: “Namaz kılmak ve diğer ibâdetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur’an-ı Kerimde, “İman ve ibâdet etmek, müşriklere güç gelir” ve “Namaz kılmak müminlere kolay gelir” buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emirlerine severek kolaylıkla uymaktır.”
Kur’an-ı Kerimi Peygamber efendimiz açıklamıştır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “5 vakit namazla emrolundum.”
“Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile cuma namazı, öteki cumaya kadar aralarda işlenen günahlara keffarettir.”
Yine Peygamber Efendimiz, “Beş vakit namazı kılan, Ramazan orucunu tutan, zekatı veren ve büyük günahlardan sakınan herkese, kıyamette, cennetin 8 kapısı açılır” buyurup,
“Birinin evi önünde, bir nehir olsa, günde beş defa bu nehirde yıkansa, üzerinde kir kalır mı?” sorusuna, Eshab-ı kiram, “Hayır ya Resulallah!” dediler. Onlara buyurdu ki: “İşte beş vakit namazı kılanların da günahları böyle kalmaz.”
İmam-ı Gazali’nin bir sözü ile konumu bitiriyorum;
“ Ey kurtuluştan bahseden, fakat Allah’ın emirlerine sırt çeviren insan, hem kurtulmak istersin, hem O’nun yoluna girmezsin. İyi bilki gemi karada yürümez. Geminin yüzebilmesi için nasıl su lazım ise, insanında kurtuluşu için iyi ameller lazımdır. ”
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 14-10-2005   #5 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
namazın farzları

Namazın farzları 12’dir. Bunların altısı içinde, altısı dışındadır. Dışındaki farzlara şart denir.Namazın içindeki farzlara rükün denir.

A- Namazın dışındaki farzlar:
1-Hadesten taharet:
Abdestsiz olanın abdest alması, cünüp veya hayzlı ve nifaslı olanın gusletmesidir.

2-Necasetten taharet:
Namaz kılanın, vücudunu, elbisesini ve namaz kılacağı yeri, necasetten yani dinimizde pis sayılan şeylerden temizlemesidir.

3-Setr-i avret:
Avret yerini örtmek demektir. Namaz kılarken açması veya her zaman başkasına göstermesi ve başkasının da bakması haram olan yerlerine (Avret mahalli) denir. Erkeğin avret yeri, göbeğinden dizi altına kadardır. Kadınların ise, yüz ve ellerinden başka her yeri avrettir.

4-İstikbal-i kıble:
Namaz kılarken kıbleye dönmektir.

5-Vakit:
Namazı, vaktinde kılmaktır.

6-Niyet:
Namaza dururken kalb ile niyet etmektir. Yalnız ağız ile söylemeye niyet denmez. Namaza niyet etmek demek, ismini, vaktini, kıbleyi, cemaatle kılınıyorsa imama uymayı, kalbten geçirmek demektir. Niyet, başlama tekbiri söylenirken yapılır.

B- Namazın içindeki farzlar:

1-İftitah tekbiri:
Namaza başlarken “Allahü ekber” demektir. Başka kelime söylemekle, tekbir alınmış olmaz.

2-Kıyam:
Namazda ayakta durmaktır. Ayakta duramayan hasta, oturur. Oturarak kılamayan yatarak ima ile kılar.

3-Kıraat:
Namazda, Kur'an-ı kerimden sure veya âyet okumaktır.

4-Rüku:
Ayakta okuma bittikten sonra, eğilip elleri dize koymaktır.

5-Secde:
Rükudan sonra yere kapanmaktır.

6-Kâde-i âhıre [son oturuş]:
Son rekatta Ettehiyyatüyü okuyacak kadar oturmaktır.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 14-10-2005   #6 (mesaj-linki)
NihLe
Avatarı Yok (No Avatar)

Bu beş arasında bedenle yapılacakların en mühimmi, nemâzdır ki, dînin direğidir. Nemâzın edeblerinden bir edebi kaçırmıyarak kılmağa gayret etmelidir. Nemâz temâm kılınabildi ise, islâmın esâs ve büyük temeli kurulmuş olur. Cehennemden kurtaran sağlam ip yakalanmış olur. Allahü teâlâ, hepimize doğru dürüst nemâz kılmak nasîb eylesin!

Nemâza dururken, (Allahü ekber) demek, (Allahü teâlânın, hiçbir mahlûkun ibâdetine muhtâc olmadığını, her bakımdan hiçbirşeye ihtiyâcı olmadığını, insanların nemâzlarının, Ona fâidesi olmıyacağını) bildirmekdedir. Nemâz içindeki tekbîrler ise, (Allahü teâlâya karşı yakışır bir ibâdet yapmağa liyâkat ve gücümüz olmadığını) gösterir. Rükü'deki tesbîhlerde de, bu manâ bulunduğu için, rükü'den sonra, tekbîr emr olunmadı. Hâlbuki, secde tesbîhlerinden sonra emr olundu. Çünki, secde tevâdu ve aşağılığın en ziyâdesi ve zıllet ve küçüklüğün son derecesi olduğundan, bunu yapınca, hakkı ile, tâm ibâdet etmiş sanılır. Bu düşünceden korunmak için secdelerde yatıp kalkarken, tekbîr söylemek sünnet olduğu gibi, secde tesbîhlerinde a'lâ demek emr olundu. Nemâz, müminin mirâcı olduğu için, nemâzın sonunda, Peygamber efendimizin (a.s) mirâc gecesinde söylemekle şereflendiği kelimeleri okumak emr olundu. O hâlde, nemâz kılan bir kimse, nemâzı kendine mirâc yapmalı. Allahü teâlâya yakınlığının nihâyetini nemâzda aramalıdır.
Peygamberimiz (a.s) buyurdu ki, (İnsanın, Rabbine en yakın olduğu zemân, nemâz kıldığı zemândır). Nemâz kılan bir kimse, Rabbi ile konuşmakda, Ona yalvarmakda ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka herşeyin hiç olduğunu görmekdedir. Bunun için, nemâzda korku, dehşet, ürkmek hâsıl olacağından, tesellî ve râhat bulması için, nemâzın sonunda, iki defa selâm vermesi emr buyuruldu. Peygamberimiz (a.s) bir hadîs-i şerîfde, (Farz nemâzdan sonra 33 tesbîh, 33 tahmîd, 33 tekbîr ve bir de tehlîl) emr etmişdir. Bunun sebebi, bu fakîrin anladığına göre, nemâzdaki kusûrlar (Tesbîh) ile örtülür. Lâyık olan, tâm ibâdet yapılamadığı bildirilir. (Tahmîd) ile, nemâz kılmakla şereflenmenin Onun yardımı ve erişdirmesi ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete şükr, hamd edilir. (Tekbîr) ederek de, Ondan başka ibâdete lâyık kimse olmadığı bildirilir.
Nemâz,şartlarına ve edeblerine uygun olarak kılınır ve yapılan kusûrlar da böylece örtülüp, nemâzı nasîb etdiğine de şükr edip ve ibâdete, başka hiç kimsenin hakkı olmadığı, kalbinden temiz ve hâlis olarak, kelime-i tevhîd ile bildirilince, bu nemâz, kabûl olunabilir. Bu kimse, nemâz kılanlardan ve kurtuluculardan olur. Yâ Rabbî! Peygamberlerinin en üstünü hurmeti için (a.s) bizleri nemâz kılan ve kurtulan, mesûd kullarından eyle! Âmîn.

Azıcık müslimânlığı et merak,
Din büyüklerinin sözüne bir bak!
Okusan, anlarsın sen de, o zemân,
Ne diyor Muhammed aleyhisselâm?

(alıntı)

Son Düzenleyen NihLe; 25-01-2007 @ 15:44.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 15-10-2005   #7 (mesaj-linki)
ahmetseydi - avatarı
24 Altun ve Namaz

Bediüzzaman Said Nursi nin eserinden faydalanarak şu notları çıkardım:

Namazın manası, Cenab-ı Hakk'ı tesbih ve ta'zim ve şükürdür. Yani, celaline karşı kavlen ve fiilen "Sübhanallah" deyip takdis etmek. Hem kemaline karşı, lafzan ve amelen "Allahü Ekber" deyip ta'zim etmek. Hem cemaline karşı, kalben ve lisanen ve bedenen "Elhamdülillah" deyip şükretmektir. Demek tesbih ve tekbir ve hamd, namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında bu üç şey, her tarafında bulunuyorlar. Hem ondandır ki, namazdan sonra, namazın manasını te'kid ve takviye için şu kelimat-ı mübareke, otuzüç defa tekrar edilir.


Namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divane ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
.........



Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bazı şeyleri mübayaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir."
İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki; sermayesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altununu sarfeder. Kumara-mumara verip zayi' eder, birtek altunu kalır. Arkadaşı ona der: "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru afveder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." Acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahete sarfetse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı?

İşte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır. O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. Diğeri gafil, namazsız insanlardır. O yirmidört altun ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennet'tir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takva kuvvetine göre, o uzun yolu hızlı
derecede kat'ederler. Bir kısım ehl-i takva, (Takva sahibi insanlar) bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesafeyi bir günde kat'eder. Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. O bilet ise, namazdır. Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmiüç saatini şu kısacık dünya hayatına sarfeden ve o uzun ebedi hayatda birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar akılsızca hareket eder. Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı muhakkak bir hazine-i ebediyeye vermemenin akılsızlık olduğunu kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?

Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder.

Son Düzenleyen ahmetseydi; 15-10-2005 @ 13:16. Sebep: İsim değiştirildi
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 17-10-2005   #8 (mesaj-linki)
Çakabey - avatarı

Namazla ilgili önemli bir konu da namazı huşuyla kılmaktır.

Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur;

"Namazlarında huşu' duyan müminler iflah olmuşlardır. Onlar eğlence türü boş şeylerden yüz çevirirler. Zekat verme vazifesini yerine getirirler. Onlar cinsiyet organlarını haramlara karşı korurlar. Onlar emanetlere ve verdikleri sözlere riayet ederler. Onlar namazlarına devam ederler. Bunlar Firdevs Cennetine varis olurlar ve orada ebediyyen yaşarlar" Müminun Suresi 1-11

Namazda huşu' duyma bazı alimlere göre, namaz kılarken korku ve haşyet duymak gibi kalbe ait hallerdir. Bazı alimlere göre ise baş ve bakışlarıyla Kıbleden başka yere dönmemek gibi vücuda yönelik hallerdir. Ancak huşu'un aslı bunlardan hangisi olursa olsun diğeri de onunla beraberdir. Onun için Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam, bir adamın namaz içinde sakalıyla oynadığını görünce şöyle buyurmuştur:

" Bu adamın kalbi huşu' duysaydı, eli de huşu' duyardı."


Aişe Radıyallahu anha şunu söylemiştir:

"Allah Resulü Aleyhissalatu vesselam, normal zamanlarda bizimle konuşur, biz de onunla konuşurduk. Fakat namaz vakti girince değişirdi ve o zaman öyle davranırdı ki, sanki ne biz onu tanımışız, ne de o bizi tanımıştır." (İbadette ciddiyette bunu gerektirir)


Ömer Radıyallahu anh şöyle demiştir:

"Bazı insanlar vardır ki, ömürleri ibadetle geçer, fakat Allah için doğru dürüst tek bir namaz kılmayı başaramazlar. Çünkü her seferinde bir şeyi eksik yaparlar. Zahiri düzeltseler huşu' u ihmal ederler. Huşu'u tuttursalar zahirde boşluk bırakırlar."

Son Düzenleyen Blue Blood; 07-12-2005 @ 18:19.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 17-10-2005   #9 (mesaj-linki)
FENİX
Avatarı Yok (No Avatar)

ALLAH DAIM KILSIN MASALLAH SEVINDIM BU KADAR GUZEL YAZIYILARI BIR ARADA GORMEKDEN ZEVK ALDIM VE ZEVKLE OKUDUM DEVAMINI BEKLERIZ SELAM SEVGI VE DUA ILE KALINIZ..
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Eski 17-10-2005   #10 (mesaj-linki)
Çakabey - avatarı
Namazda Huşu'

Allah Resulu Aleyhissalatu vesselam, ashabına:

-Size en kötü hırsızın kim olduğunu söyleyeyim mi? Dedi Onlar:
-O kimdir ya Resulallah dediler. Allah Resulu aleyhissalatu vesselam:
-O namazdan çalandır. Dedi. Onlar:
-Bu nasıl olur? Dediler. Allah Resulu Aleyhissalatu vesselam:
-Namaz kılarken ruku ve secdesini tam yapmaz, dedi.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
dinimizde namaz, dinin direği, dinin direği namaz, namaz dinin direği, namaz dinin direğidir, namaz dinin direğidir anlamı, namaz ile ilgili ayet ve hadisler, namaz ile ilgili hadis, namaz ile ilgili hadisler, namazla ilgili hadisler,
Dinin Direği; NAMAZ Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Namaz :)) virtuecat Komik Flash'lar/Video'lar 17 07-01-2009 09:40
Resimli Namaz Hocası PiSiK0PATR Ücretsiz-Beta Yazılımlar 5 31-12-2008 12:22
Dinin Başlangıç Kuramları Blue Blood Din/İlahiyat 4 11-09-2008 09:06
Namaz Sure ve Duaları kompetankedi Müslümanlık/İslamiyet 0 31-01-2007 15:08
Dinin Tarihsel Fenomenolojisi virtuecat Din/İlahiyat 0 05-12-2006 15:26