Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Nefesli Çalgılar - Ney

Bu konu Müzik Aletleri forumunda asla_asla_deme tarafından 7 Kasım 2008 (16:10) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
35394 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 28 Temmuz 2012 (12:04) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.33  |  Oy Veren: 6      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 7 Kasım 2008, 16:10

Nefesli Çalgılar - Ney

#1 (link)
Never Say Never Agaın
asla_asla_deme - avatarı

neyod8

Kamış çalgılar sınıfındandır. Türkiye dışında İran ve Arap ülkelerinde de yaygın olarak kullanılan üflemeli bir çalgıdır. Ney çalan sanatçıya "neyzen" denir.
Ney yapımında kullanılan kamışın boğum­lu, özellikle de dokuz boğumlu olması gere­kir. Yarım açılan en üstteki boğum dışında, öbür yedi boğum yeri tümüyle açılır. Altısı önyüzde, biri arka yüzde olan perde delikleri­ni açmak için neyin toplam boyunun 26'da biri ölçü olarak alınır. Arkadaki delik tam ortadadır. Ön delikler üçerli iki grup halin­dedir. İki grup arasında iki birim uzaklık bulunur. Her iki grubun delikleri arasında da birer birim uzaklık vardır. Şah, dâvut, man-sur, kızneyi, sipürde, müstahsen, yıldız, bolahenk gibi, her biri değişik adla anılan çeşitli boylarda birçok ney türü vardır. Neyin boyu ne olursa olsun, delikler arasında aynı orantı bulunur.
Çalgının üflenen ucuna boynuz, fildişi gibi maddelerden yapılan ve "başpare" denen, koni biçiminde bir ağızlık takılır. Çatlamasını önlemek amacıyla kamışın iki ucuna da, "parazvane" denen ve çoğu kez gümüşten yapılan birer bilezik geçirilir.
Gerçekte, her birinin temel sesi gamın yedi sesinden biri olan yedi ana ney türü bulunur. Temel sesi fa diyez, do diyez, la diyez gibi bir ara ses olan neyler de vardır. Bunlar genel olarak "mabeyn neyler" olarak adlandı­rılmışlardır.. Her mabeyn ney, temel sesi kendisininkinden yaklaşık yarım ton daha pes olan ana neyin adıyla birlikte anılır (şah mabeyni, mansur mabeyni gibi).
Neyin perde delikleri, her iki elin ilk üç parmağıyla (başparmak dışında) kapatılır, serçeparmaklar hiç kullanılmaz. Arka delik ise, sağ elin başparmağıyla kapatılır. Sol el, sol dize hafifçe dayanır; böylece ney yaklaşık 45 derecelik bir açıyla ağza yanaşmış olur. Bu durumu rahatça sağlamak için ney genel olarak oturarak çalınır. Dudaklar başpareye yandan bastırılır. Doğu müziğine özgü ara sesler, bazı deliklerin yarım ya da çeyrek açılmasıyla elde edilir. Ana sesler ise belli deliklerin tam açık ya da tam kapalı olmasıyla çıkar.
Mevleviler'ce kutsal sayılan ve bu tarikatın ayinlerinde en önemli çalgı olarak yer alan ney, hemen hemen her dönemde, dindışı klasik Türk müziğinin de başlıca üflemeli çalgısı olmuştur.
Ana neylerden ve mabeyn neylerden baş­ka, bir de "nısfiye" denen neyler vardır. Bunların boyu asıl neylerinkinin yarısı kadar­dır ve nısfiyeler neylerden bir oktav daha tiz ses verirler.
Ney gibi boğumlu kamıştan yapılan, ama deliklerinin düzeni değişik olduğundan, çal­ma yöntemi de farklı olan bir üflemeli çalgı daha vardır. "Girift" denen bu çalgı, cepte taşınabilecek ölçüde küçük boyutluydu. Girift 20. yüzyılın başlarında, unutulan çalgılar ara­sına girmiştir. Girift çalana "giriftzen" de­nirdi.

MsxLabs & TemelBritannica
Benzer Konular: Etiketler:
  • nefesli calgilar nedir
  • ney calgisi
  • ney calgisi hakkinda bilgi
  • ney calgisi nedir
  • uflemeli calgilar ney
Rapor Et
Reklam
Eski 7 Kasım 2008, 20:47

Nefesli Çalgılar - Ney

#2 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Ney
Vikipedi & MsXLabs.Org



200px-Hasht-Behesht_Palace_ney
Ney


Ney, Sümerlerden beri bütün Türk topluluklarında sürekli görülmüş olan üflemeli çalgıdır. Benzer örneği Aztek Kültür'ünde de bulunmaktadır.Kaşgarlı Mahmut, Divân-ı Lügati't-Türk adlı Türk Kültür ve Dil'ini anlatan eserinde, Sagu denilen, "Erler" için düzenlenen, ölüm, erdem ve acıları anlatan tören'lerde kullanıldığını aktarmıştır.



Ney_mansur_turc
Ney


"Ney", yakın zamanlarda Farsça’ya geçmiş olup veya nay (kamış) adını almıştır. Arap toplumunda'da üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan mizmâr sözcüğü ise, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe’de ise hemen her zaman ney olarak anılmıştır. Kavimler Göçünden çok eski zamanlardan kalan, Runik Harfler'in aslının henüz anlaşıldığı; Proto Türk Yazıtları zamanından kaldığı düşünülen Kültür'izleri gibi miras kalmış olan, çok az kültürel öğelerin devamı olarak ise, bugünkü Romanya’da nayu olarak Ad'landırılır..

Sümer toplumunda MÖ 5000 yıllarından itibaren kullanıldığı sanılan bu çalgıya ait elimizdeki en eski bulgu, MÖ 3000-2800 yıllarından kalan bugün Amerika’da Philadelphia Üniversitesi Müzesi'nde sergilenen neydir. Çalgının o dönemlerde de dinsel törenlerde kullanıldığı sanılmaktadır.

Günümüzde ney, Türk sazı olarak anılmaktadır ve tasavvuf müziğinin bir sembolü haline gelmiştir. Bir müzik aleti için kullanılan çalmak yerine, Ney için üflemek tabiri kullanılır. Burada üflemenin mecazi bir anlamı vardır. Kaynağını İslam'da Allah'ın insanı yaratırken ruhu üflemiş olmasından alır.


Kargı denilen bir çeşit budaklı kamıştan yapılır. Akordlarına göre çeşitli boylarda olan ney, dokuz kısa boğumdan meydana gelmiştir. Üzerinde 7 perde mevcuttur. Bu perdeler, açkı ile delinerek elde edilir. Son yüzyıllarda eklenmiş üflemeyi kolaylaştırıcı önemli bir bölümü de başparesidir. Boynuzdan veya fil dişinden yapılır. Bir neyin düzgün akord'lu olabilmesi için 9 adet boğumdan oluşması ve bu boğumların her birinin birbirlerine eşit olması şarttır ki böyle bi kamışın sazlıkta bulunması çok enderdir.Ney fiyatlarının yüksek olmasının sebebi de budur.

Başlıca yedi çeşit ney vardır. Bazı neyzenler ve ney ustalar her ney için diyapazona göre hangi perde açılacak akordun karşılığıdır: Mansur'da dügah, şah ney'de buselik, davut ney'de çargah, bolahenk'te neva, süpürde'de hüseyni, müstahsen'de acem, kız ney'de gerdaniye.

Yeni başlayanlar için genelde kız ney tavsiye edilir. Neylerin bir oktav ince sesini veren çeşitlerine de nısfiye adı verilir. Her ney’in nısfiyesi vardır. Bunlar hem ince hem kısadır. Alındıktan sonra ilk üç ay içinde haftada bir, ikinci üç ay içinde iki haftada bir, daha sonra ayda bir yağlanmak suretiyle bakımı yapılır. Yağ fındık yağı, badem yağı vb. olabilir. En iyi yağlama yöntemi neyi bir tekne içerisinde yağa yatırmak suretiyle yapılanıdır. Daha farklı yağlama metodları da kullanılabilir. Neyi çok dikkatli kullanmak gerekir. Ney düz bir zemin üzerine yatay olarak bırakılmalıdır. Eğer uzun süre bu kurala uymadan bırakılırsa eğilmesi muhtemeldir.

Mesnevi'de Ney

Mesnevi ilk 18 beytinde neyden bahseder sonraki 6 cildinde de bunu açıklar. Burada ney sembolü altından bir dünya görüşü ve bir medeniyet anlatılır. Neyzen olmakla bu dünya görüşünü öğrenmeye de talip olmak da ilişkilendirilmektedir.
Dinle neyden kim hikayet etmede
ayrılıklardan şikayet etmede - Hazreti Mevlana

Ney Çeşitleri
(Uzunluk - Karar Sesi)

Davud Ney
910-936(fa#)

Şah Ney
858-884G (Sol)45454

Mansur Şah Mabeyni Ney
832-845G# (sol#)

Mansur Ney
780-806A (La)

Kız Mansur Mabeyni Ney
728-754B# (Sib)

Kız Ney
689-702B (Si)

Yıldız Ney
650-663C (Do)

Müstahsen Ney
598-624F (do#)

Süpürde Ney
572-585D (Re)

Bolahenk Süpürde Mabeyni Ney
546-559(Re#)

Bolahenk Nısfiye Ney
520-533E (Mi)
  1. Neylerin uzunlukları yaklaşık ölçülerdir. Kamış çapına ve hacmine bağlı olarak bu oranlar artı ya da eksi değişkenlik gösterirler
Rapor Et
Eski 7 Nisan 2010, 00:59

Nefesli Çalgılar - Ney

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
NEY`LERİMİZ BURSA' DA OSMAN KENARDA TARAFINDAN TİTİZLİK VE İYİ BİR İŞÇİLİK İLE İTİNAYLA AÇILMAKTADIR...
KAMIŞLAR 1.SINIF KALİTEDE , AKORDLARI TAM VE VOLUMELERİ ÇOK YÜKSEKTİR...

KAMIŞLARIN ÇAPLARI :
27-28-29 MM ÇAPINDADIR...

BAŞPARELERİMİZ BÜYÜK ÜSTADLARIN TARİFLERİNE UYGUNDUR...

SİYAH DERLYN - (manda boynuzuna en yakın ses veren madde...)

İsteğe göre manda boynuzu başpare de fiyat farkı alınarak yapılır...



parazvaneler pirinç madeninden yapılmaktadır...İsteğe göre fiyat farkı alınarak gümüş işçilikli parazvane de yapılır...

İSTER ŞAH,İSTER MANSUR, İSTER KIZ,İSTER MÜSTAHZEN,İSTER YILDIZ,İSTER SÜPÜRDE,İSTER BOLAHENK NEY HEPSİ AYNI FİYAT!!!

KİŞİYE ÖZEL NEY DE AÇILMAKTADIR....

akordları ve eğrilme konusunda garantimiz altındadır...

NOT: NEYLERİMİZ FABRİKASYON DEĞİL, EL YAPIMI OLDUĞUNDAN VE SERİ ÜRETİM YAPIP KALİTEYİ DÜŞÜRMEK İSTEMEDİĞİMİZDEN, BAZEN 1 KAÇ GÜN GEÇ YOLLAYABİLİYORUZ...ANLAYIŞINIZI BEKLİYORUZ...


Profesyonel ney`im yok diyenler size iyi bir fırsat!!!

İLETİŞİM : 0532 231 19 59 - 0506 290 37 17
Rapor Et
Eski 28 Temmuz 2012, 12:04

Nefesli Çalgılar - Ney

#4 (link)
SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
nötrino - avatarı
Ney'in Sembolik Anlamı

ney1

Doğu müziğinde nefesli bir saz olan neyin, doğu felsefesindeki sembolik anlamı bir müzik aleti olmanın ötesindedir.

Ney, en basit yapılı sazdır. Prensip olarak içi boş bir boruya delikler açılmak suretiyle oluşturulan perdelerden ibarettir. Üflenerek çalınır. İçi boş boru olarak tahta, kemik, pişmiş toprak, maden gibi değişik malzemeler kullanılmış olmakla beraber herhalde en çok doğada hazır bulunan kamış çağlar boyunca kullanılmıştır.

Antropolojik araştırmalar sonucu 35.000 yıl önce yapılmış, hayvan kemiğine açılmış deliklerden oluşan bir müzik aleti bulunmuştur. Üflemeli çalgılar Mezopotamya kaynaklarında sıkça geçer. Yazılı kaynaklarda üflemeli çalgılara genel olarak Sümerce GI, Akkadça QANÜ adı verilmektedir. Bu isimler, kargı ve ney sözcüklerinin öncülü olabilir. Bu aletlerin özelliği tek bir kamıştan oluşur ve hava doğrudan kamışın içine üflenir. Eski Babil devrine ait kabartmalar arasında nefesli saz çalan müzisyenler bulunmaktadır. Mezopotamya’nın diğer bir üflemeli aleti bir çift kamış veya borudan oluşan çalgıdır. Bu kamışlar farklı uzunluk ve kalınlıktadır, muhtemelen daha zengin ve farklı akortlarda bir seslendirme elde etmek için kullanılan bir yöntemdir.

Hitit metinlerinde de Mezopotamya kaynaklarından bilinen uzun kamışın üflemeli çalgı olarak adı geçer. Mısır’da eski krallık dönemine ait tasvirlerde neye benzeyen yaklaşık bir metre boyunda, doğrudan doğruya ağızdan üflenerek çalınan bir çalgı görünür. Bu alet daha sonraki dönemlere de değişmeden ulaştı.

Ney, en yüksek sembolik ifadesini tasavvuf düşüncesinde bulmuştur. Tasavvuf fikrinde ney doğrudan insanı sembolize eder. Öyle ki neyin yedi deliği insan vücudundaki deliklere benzetilmiş, dokuz boğumu insanın ana rahminde geçirdiği dokuz ayla ilişkilendirilmiştir. Ney ve arif insan arasında şu benzerlikler vardır:


*Neyden âşıkane sesler çıkar, arif olan insan da âşıkane sözler söyler. Neyin sesi ve ariflerin sözleri dinleyenlerin aşkını arttırır.
*Neyin hüneri görünen cisminde değil içindedir. Ariflerin de üstün özellikleri içindedir. Neyin boyu doğru ve düzgündür, ariflerin de huyu.
*Neyin içi boş, yalnız aşkın nefesiyle doludur, arifler de kin ve nefretten uzaktır, kalbi Allah aşkı ile doludur.
*Ney kendiliğinden ses çıkarmaz, bir üfleyicinin nefesine muhtaçtır, arif de bir silsile içinde bağlı bulunduğu mürşit ile aynı sesi çıkaran saz gibidir.

Tasavvuf düşüncesinde neyin öyle derin bir sembolik anlamı vardır ki her türlü abartıdan uzaktır. Ney doğrudan insanı, insanın yaşam çilesini sembolize eder. İslam inanışına göre Bezm-i Elest denilen mecliste Allah(c.c) ruhları yarattıktan sonra “Ben sizin Rabbiniz değil miyim? ” diye sorar. Ruhlar “ Evet, Rabbimizsin! ” diye cevap verir. Bu, sonsuz coşku dolu, ruhun hazların ve mutlulukların da üzerinde olduğu; Allah ile beraber olduğu zamandır. Daha sonra ruh, varlık alemine gönderilir. Ruhun varlık alemine gönderilmesi, aslında kopuş, ayrılıştır. Tıpkı ana rahmindeki bebeğin ağlayarak doğması gibi. Ruh dünyada bilerek veya bilmeyerek sürekli aslını arar. Kendini hapsolduğu bedensel zevklere zaman zaman kaptırsa da ızdırabı yaşadığı sürece bitmez. Nihayet takdir edilen sürenin sonu, ölüm; aslına dönüş, vuslattır. Mevlana ölümü kavuşma olarak bilir. Ardından gelenler onun öldüğü geceyi “şeb-i arus”, yani kavuşma gecesi diye asırlardır anmaktadırlar.

İnsanın bu yaşam macerası ile neyin kamışlıktan koparılması arasında derin bir benzerlik vardır. Kamış, sazlığındayken yeşerir, boylanır, sonsuz bir neşe içindedir. Kamışlıktan koparılınca kurur, sararır. Delikleri açılır ve o zamandan sonra feryat ederek aslını arar. Neyzenin elinde dinleyenlere hasretini söyler.



Kaynak : Yeni Yüksektepe Dergisi / Sayı:38
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.243 saniyede (76.11% PHP - 23.89% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 09:49
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi