Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Bireyler Arası İletişimi Engelleyen ve Olumsuz Etkileyen Faktörler

Bu konu Psikoloji ve Psikiyatri forumunda Dark_Blue1990 tarafından 5 Ekim 2011 (14:22) tarihinde açılmıştır.
23537 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 8 Aralık 2012 (14:02) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 5 Ekim 2011, 14:22

Bireyler Arası İletişimi Engelleyen ve Olumsuz Etkileyen Faktörler

#1 (link)
Dark_Blue1990
Ziyaretçi
Dark_Blue1990 - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar
İnsanın toplum içinde geçimli geçimsiz, iyi kötü, başarılı başarısız, aktif pasif, zengin fakir, mutlu mutsuz olduğunun belirlenmesinde yakın ve uzak çevresiyle kurmuş olduğu ilişkilerin önemli bir payı vardır. Buradan anlaşılacağı üzere iletişimin hem maddi hem de manevi hayatımızın düzenlenmesinde etkin bir rolü olduğu görülmektedir. İnsan hayatında bu denli önemli ve etkili olan bir olgunun neden iyi kullanılmadığını bilmek bir o kadar önemlidir. Bir şeyin nelerden etkilendiğini bilmek onun olumlu bir biçimde hayata aktarılması yönündeki ilk adımdır Bundan dolayıdır ki düzgün bir iletişim kurma yolunda öncelikle bizi etkileyen nedenleri tanımakta fayda vardır.
Bu nedenleri söyle sıralayabiliriz.

1- YANLIŞ İLETİŞİM

2- ÖNYARGILAR VE YANLIŞ İNANÇLAR

3- BİREYSEL YAPI VE YAŞANILAN SİSTEM ARASINDAKİ İLİŞKİ

4- BİREYSEL İRADE İLE TOPLUMSAL YAPI ARASINDAKİ İLİŞKİ

5- DİRENÇ
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 23 Aralık 2011, 21:57

İletişimi Engelleyen Faktörler

#2 (link)
☪ ɴє мυтŁυ тürĸüм đἶყєɴє
HANDSOME - avatarı
İLETİŞİMİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER


Acaba hangimizin gören bir bakışa, duyan bir kulağa gereksinimi yok ki???
D. Pire'nin "insanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurarlar" sözü, günümüzün yoğun temposuna kendini kaptıran insanların (yani bizlerin), arka plana ittiği çok önemli bir gereksinimi vurguluyor; yakınlaşma ve ilişki gereksinimi!

Çevremizi düşünelim...kendimizi...Bir sorunumuz olduğunda aklımıza ilk kim geliyor? Kiminle konuşmaya, dertleşmeye istek duyuyoruz? Neden o, başkası değil? Bu kişiyi iyi bir dinleyici yapan hangi özellikleri? Ya da tam tersini düşünelim...Sorunumuz olduğunda kesinlikle anlatmayı aklımızdan bile geçirmediğimiz kişileri...Neden anlamazlar? Bizi anlamadıklarını nasıl anlıyoruz?
Çevremizdeki bazı insanlarla konuşmak kolay ve zevk vericiyken, bazılarıyla kurduğumuz iletişim çok yüzeysel olabiliyor. Benzer kişilik özellikleri, ortak ilgi ve hobiler, birbirine yakın değer ve dünya görüşü, yakın ahlak anlayışı ve eğitim düzeyi gibi pek çok faktör, insanlar arası ilişkilerde temel öneme sahiptir. Tüm bunlara, hem karşı cinsle hem de hemcinslerimizle kurduğumuz yüz yüze iletişimde, fiziksel çekicilik de katkıda bulunabilir. Ama kişiler arası ilişkilerde, kalitenin asıl belirleyicisi dinleme becerileridir. Ortak bir çok noktamız olsa bile bazı insanlarla yakın ilişkiye girmekten kaçınırız. Bu noktada, yaşamınızda böyle biri varsa, onun sizi dinlerken nasıl davrandığını bir düşünmenizi öneririm!

Dinleme becerilerine ve iletişimdeki kaliteyi arttıran tutum ve davranışlara geçmeden önce, karşılıklı konuşmaları yüzeysel kılan ve gerçek dinlemeyi engelleyen tavırlara bir göz atalım;

1. ÖĞÜT VERMEK, ÇÖZÜM GETİRMEK, YÖNLENDİRMEK:

Gerek çocuğumuzla, gerekse arkadaşlarımızla konuşurken iletişimi kesen bazı mesajlar vardır;

*"Şöyle yap, böyle yapma..."
*"Bu şekilde hareket etmemelisin..."
*"Buna üzüleceğine, oturup dersini çalışsan daha iyi olur..."
*"Yoruluyorum diye yakınacağına geceleri erken yat..."
*"Kavga edeceğinize güzel güzel oynayın, arkadaşlar kavga etmez..."
*"Paylaşmayı bilmezsen, yalnız kalırsın tabi..."
*"Bu kadar düzensiz çalışırsan, işlerini tabi yetiştiremezsin..."

gibi cümleler, konuşan kişide direnç, isyan yaratabilir, konuşan kişiyi savunmaya itebilir. Genellikle öğüt, ahlak dersi vermek, direk önerilerde bulunmak, size sorununu açan kişide baskı veya suçluluk duyguları uyandırarak, iletişimin kesilmesine veya yön değiştirmesine neden olabilir.

2. YARGILAMAK, ELEŞTİRMEK, AD TAKMAK:

*"Sen zaten hep kolaya kaçarsın..."
*"Bebek gibi davranıyorsun..."
*"Geri zekalı ne olacak..."
*"Şikayetten başka bir şey bilmezsin zaten..."
*"Sulugöz...bir arkadaşınla oynamasını bile bilmiyorsun..."
*"Hiçbir fedakarlığa katlanmak istemiyorsun..."

Genellikle yargılama ve eleştirme tepkileri ile karşılaşan kişiler, kendilerini anlaşılmamış, itilmiş, haksızlığa uğramış, daha çaresiz hissederler. Bunun sonucunda iletişimi keser ya da öfkeyle karşılık verebilirler. Özellikle çocuğunuzla iletişiminizde bu yöntemi sık kullanıyorsanız, "o" sizin yargı ve eleştirilerinizi ve sık kullandığınız isimlendirmeleri (yaşına göre) gerçek olarak algılayabilir. Bu, kendilik algısı üzerinde olumsuz etkiler bırakır, kendine güveni sarsıldığı gibi, başarısı üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir.

3. SORU SORMAK, ARAŞTIRMAK, İNCELEMEK:

*"Neden?...Sen ona ne yaptın?...O sana ne dedi?..."
*"Çocuk neden hastalandı?...İyi giydirmedin mi?..."
*"Neden uyuyamadın?...Ağır mı yedin?...Kahve de içtin mi?..."
*"Neden doğru düzgün oynamayı beceremiyorsun?..."

Genellikle soru, inceleme, nedenini arama gibi yaklaşımların içinde önyargı, eleştiri veya zorunlu çözüm bulunur, ayrıca konuşma sorulara cevap vermeye takılarak, yön değiştirip asıl konudan uzaklaşabilir. Sorularla yürüyen iletişimde, genellikle soru soranın nereye varmak istediği konuşan kişi tarafından anlaşılamadığından, konuşan endişeye kapılabilir veya savunmaya geçebilir.

4. TEŞHİS, TANI KOYMAK, TAHLİL ETMEK:

*"Aslında sen öyle demek istemiyorsun..."
*"Ben senin aslında neden öyle yaptığını biliyorum..."
*"Aslında senin derdin başka..."
*"Anlaşılan bir süre sana yardımcı olmamı isteyeceksin..."
*"Bunları beni üzmek için anlatıyorsun anlaşılan..."

Bu tür yaklaşımlarda, dinleyen kişi sanki konuşanın niyetini, söylemek istediklerini çok iyi biliyormuş, onun kafasının içindekileri okuyormuş gibi bir tavır içine girdiğinden, konuşanı savunmaya ittiği gibi, sinirlenmesine, sabırsızlanmasına veya öfkeli cevaplar vermesine neden olabilir. Konuşan kişi kendini kıstırılmış, yanlış anlaşılmış, yanlış yorumlanmış gibi hissedebileceği için büyük olasılıkla iletişimi keser. Psikoloji hobiniz olabilir ama terapatik yöntemler arasında kullanılabilen bu tür iletişimin kurallarını tam bilmeden, günlük ilişkilerinize aktarmaya kalkmanız, sizinle konuşmayı güçleştirebilir. Aklınızda bulunsun...

5. TESELLİ ETMEK, KONUYU DEĞİŞTİRMEK

*"Aldırma, boşver..."
*"Düzelir canım, bunu dert etme..."
*"Üzülme..."
*"Başka şeyden konuşalım..."
*"Olur böyle şeyler, geçer..."
*"Bir kahve iç düzelirsin..."
*"Boşver canım arkadaşlar arasında olur böyle şeyler..."
*"Aman sen de herşeyi ciddiye alıyorsun, yak bir sigara..."

Aslında teselli etmek çok güzel ve yararlıdır, ancak önemli olan teselliyi kişiyi duyduğumuzu belirttikten sonra verebilmektir. Söyledikleri duyulmadan, teselli ediliyormuş hissini yaşayan kişi, kendini anlaşılmamış, dinlenilmemiş, söyledikleri saçma sapan gibi algılanmış hissedebilir. Önemsenmemiş veya tam olarak dinlenilmemiş olmaktan dolayı kızgınlık duyabilir. Genellikle, dinlemeden verilen teselli mesajları, konuşan kişide sorununun küçümsendiği duygusunu yaratabilir.
Bunların ardından, gelin kendimizi gözden geçirelim...Çocuğumuz, arkadaşımız veya eşimizle yaptığımız günlük konuşmalarda tarzımız ve yaklaşımımız genelde nasıl?...İletişimimiz yukarda sözü edilen dinleme engellerine takılıyor mu?...Tam yanıtı bulamıyorsanız, kendinizi 1-2 gün izlemenizi öneririm. Çünkü iyi bir dinleyici olmanın, yani karşıdakini dinleme ve anlamanın bence birinci şartı; kişinin öncelikle kendini dinlemeyi ve anlamayı başarabilmesidir....




Önerilen kaynaklar:
Atabek, E. (1995). Çocuklar, Büyükler ve Tavşanlar. Altın Kitaplar: İstanbul.
Aydoğmuş, K. ve arkadaşları (1992). Ana-Baba Okulu. Remzi Kitabevi: İstanbul.
Clarke, J. I. (1996). Çocuk Bakımı ve Eğitimi ? I. Papirüs Yayın Dağıtım: İstanbul.
Gordon, Thomas (1996). E.A.E. Etkili Anababa Eğitimi: Aile İletişim Dili. Sistem Yayıncılık.
Gordon, Thomas (1996). E.A.E. Etkili Anababa Eğitiminde Uygulamalar. Sistem Yayıncılık.
Navaro, Leyla. Beni Duyuyor Musun? Ya-Pa yayınları: İstanbul.
Yavuzer, Haluk (1996). Çocuk Eğitimi El Kitabı. Remzi Kitabevi: İstanbul.
Rapor Et
Eski 23 Aralık 2011, 22:14

Bireyler Arası İletişimi Engelleyen ve Olumsuz Etkileyen Faktörler

#3 (link)
taklım
Ziyaretçi
taklım - avatarı
Alıntı:
HANDSOME adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

İLETİŞİMİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER



Acaba hangimizin gören bir bakışa, duyan bir kulağa gereksinimi yok ki???
D. Pire'nin "insanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurarlar" sözü, günümüzün yoğun temposuna kendini kaptıran insanların (yani bizlerin), arka plana ittiği çok önemli bir gereksinimi vurguluyor; yakınlaşma ve ilişki gereksinimi!.............................
Şunu da eklemek isterim;
Herkes tarafından kelime anlamı yanlış bilinen ''tartışma'' aslında çok gereklidir.Her toplumun gelişmesi tartışmaların kalitesine bağlıdır bence.Çünkü tartışma iki tarafın birbirinden farklı düşüncelerini birbirine kanıtlamasıdır,ve ancak bir toplum bilinçliyse ve donanımlıysa o toplumda kaliteli tartışmalar olur.Bunu şunun için söyledim böyle bu kelimenin anlamını bilmeyen biriyle tartışmaya girerseniz tam bir iletişim bozukluğu ortaya çıkmış olur. {bence tabii}
Rapor Et
Eski 8 Aralık 2012, 14:02

İLETİŞİMİ OLUMSUZ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
*İletişimi, olumlu, olumsuz etkileyen tutum ve davranışları fark ederek kendi tutum ve davranışlarıyla karşılaştırır.

*İnsanlar arasında kurulan olumlu ilişkilerde iletişimin önemini fark eder

Verilen bilgiler

İletişimuygu,düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılmasıdır.

Her canlı değişik yöntemlerle iletişim kurar,Örneğin hayvanlar kimi zaman birbirlerini koklayarak kimi zaman da çeşitli sesler çıkartarak iletişim kurarlar.

Diğer canlılardan farklı olarak insanlar konuşma ve dinleme yeteneğine sahip olduğundan iletişimi geliştirme şansına sahiptir.

Başlıca İletişim Yolları:

1-Sözlü İletişim: Karşılıklı konuşmaya dayalı iletişimdir.

2-Yazılı İletişim: Yazı yoluyla sağlanan iletişimdir. Not, mektup, gazete, dergi ve kitaplardaki yazılar veya yazılı işaretler aracılığı ile yapılan iletişimdir.

3-Hareketlerle İletişim: Jest, mimik ve çeşitli hareketlerle sağlanan iletişimdir. Sözsüz veya Beden dili ile iletişim de denilebilir. Hareketlerle iletişim sağlarken insanlarla aynı kültürden olmamız gerekir.Aksi takdirde yapacağımız hareketlerin yanlış anlaşılması kaçınılmazdır.Bu tür iletişim yolunu genellikle işitme engelli insanlarımız kullandığı gibi işitme problemi olmayan insanlarımız da kullanabilmektedir.Selam veren bir insana başımızı sallamamız gibi .

Etkili bir iletişimde dikkat edilmesi gerekenler

1-Bireyin Kendini Tanıması: Kendisini tanıyan ve sahip olduğu özelliklerin farkında olan bir kişi çevresindeki insanları daha kolay algılar ve tanır, onlarla daha kolay ve uyumlu bir iletişim sağlar.

2-Etkili Anlatım: Karşımızdaki insanlarla konuşurken;

- Konuşurken doğal olmalıyız, yapmacık konuşma ve hareketlerden kaçınmalıyız,

- Dinleyici ile göz teması kurarak onun zihnine ve gönlüne girmeye çalışmalıyız, ona pozitif enerji vermeye çalışmalıyız,

- Ses tonumuzu sürekli olarak konuşmamızın içeriğine göre ayarlamalıyız, tek düze bir konuşma insanın dikkatini çekmez.

- Kullandığımız kelime ve cümlelerin karşımızdaki insanların anlayabileceği düzeyde olmasına dikkat etmeliyiz,

- Jest ve mimiklerimizi, bedenimizi konuşmamızın içeriğine uygun olarak kullanmalıyız,

- Konuşma süresini uzun tutarak dinleyenleri sıkmamalıyız.

3-Etkili Dinleme: Etkili bir dinleme yapabilme için;

- Konuşmacı ile göz teması sağlamalıyız,

- Kendimizi rahat ve hafif tutmalıyız,

- Karşımızdaki insan konuşurken “evet”,”demek öyle”,”gerçekten mi?”gibi tepkiler vererek onu

dinleme isteğimizin olduğunu ona hissettirmeliyiz,

- Konuşmacıyı dinlerken empati kurmalı, kendimizi onun yerine koymalıyız,

- Asla konuşmacının sözlerini kesmemeliyiz, sorularımızı ve eleştirilerimizi sona saklamalıyız,

- Dikkat dağıtacak davranışlardan kaçınmalıyız, dikkat dağıtacak unsurları da ortadan kaldırmalıyız.

4-Empati Kurmaış dünyayı karşımızdaki insanın penceresinden,yani onun penceresinden görmeye çalışmak demektir.Bir başka deyişle kendimizi onun yerine koymak demektir.Empati kurmak başka insanlarla iletişimimizin gücünü artırır.

İletişimi Zorlaştıran Davranışlar:

1- Karşımızdaki insanı yönlendirmeye çalışmak.

2- Karşımızdaki insanı eleştirmek, suçlayıcı davranmak ve yargılamak.

3- Çok veya alakasız sorular sormak.

4- Teselli etmek, konuyu değiştirmeye çalışmak.

5- Teşhis, tanı koymak.

6- Konuştuğumuz kişinin adını öğrenmeye çalışmamak veya adını hiç kullanmamak.

7- Karşımızdaki insanlara takma isimleriyle hitap etmek,

8- Argo(Düşük seviyeli sokak ağzı) ve hakaret içerikli konuşmalar yapmak.

9- Kendi düşünce ve fikirlerimizi tek doğru olarak kabul etmek, başkalarının duygu ve düşüncelerini önemsememek ve saygı göstermemek.

10- Ön yargılı davranmak. İnsanları oldukları gibi kabul etmemek.

11- Sözünden dönmek, alay etmek, oyalayıcı davranmak.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.218 saniyede (77.92% PHP - 22.08% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 22:47
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi